İnşaat Odaklı Kütük Üretimi Artarken, Sanayi Odaklı Slab Üretimi Yıllık Bazda Kan Kaybetti
Türkiye’nin ekonomik büyümesi için lokomotif sektörlerden biri olan demir-çelik sanayisinden karışık sinyaller gelmeye devam ediyor. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından açıklanan verilere göre, ülkenin ham çelik üretimi Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına kıyasla %4,2’lik bir artışla 3,2 milyon tona ulaştı. Ancak bu aylık toparlanma, yılın ilk yedi ayındaki genel negatif seyri tersine çevirmeye yetmedi.
Ocak-Temmuz dönemini kapsayan 7 aylık periyotta, Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %0,9’luk bir düşüşle 21,5 milyon ton olarak gerçekleşti.
Kütük ve Slab Üretiminde Ayrışma
Verilerin detayları, çelik üretiminin alt kalemlerinde önemli bir ayrışma olduğunu ortaya koydu. Bu ayrışma, ekonominin farklı sektörlerindeki talep dinamiklerine de ışık tutuyor:
-
Kütük Üretimi (İnşaat Sektörü Odaklı): Temmuz ayında %2,1 artışla 2 milyon tona, 7 aylık dönemde ise %3,1 artışla pozitif bölgede kaldı. Bu durum, inşaat ve altyapı projelerinden gelen talebin nispeten canlı kaldığını gösteriyor.
-
Slab Üretimi (Sanayi Sektörü Odaklı): Temmuz ayında %7,8’lik güçlü bir artışla 1,2 milyon tona ulaşsa da, 7 aylık kümülatif dönemde %7’lik belirgin bir azalış kaydetti. Bu da, özellikle otomotiv, beyaz eşya ve makine imalat gibi ana sanayi kollarındaki talebin yılın genelinde daha zayıf seyrettiğine işaret ediyor.
Üretimin Bel Kemiği Elektrik Ark Ocakları
Yılın ilk yedi ayında Türkiye’nin ham çelik üretiminin %73,2’si Elektrik Ark Ocaklı (EAO) tesislerde, %26,8’i ise Entegre Tesislerde gerçekleştirildi. Bu oran, Türkiye’nin üretim modelinin büyük ölçüde hurda demire dayalı olduğunu ve bu nedenle küresel hurda fiyatlarındaki ve enerji maliyetlerindeki değişimlere karşı hassas olduğunu bir kez daha teyit etti.
Finans Hattı Yorum:
Temmuz ayı çelik üretim verileri, sektörün “dipten dönüş” sinyali verip vermediğine dair temkinli bir iyimserlik sunsa da, yılın genelindeki tablo daha karmaşık bir hikaye anlatıyor.
1. “Aylık” ve “Yıllık” Hikayelerin Ayrışması: Temmuz ayındaki %4,2’lik üretim artışı, özellikle iç pazardaki ekonomik aktivitede bir canlanma olduğuna dair olumlu bir işarettir. Ancak 7 aylık kümülatif verinin hala negatif bölgede olması, bu toparlanmanın henüz kalıcı bir trende dönüşmediğini gösteriyor. Sektörün yılın geri kalanında göstereceği performans, bu toparlanmanın sürdürülebilir olup olmadığını belirleyecek.
2. İnşaat ve Sanayi Talebinde Farklılaşma: Kütük ve slab üretimindeki ayrışma, Türkiye ekonomisinin iç dinamiklerine dair önemli bir ipucu veriyor. Kütük üretimindeki artış, özellikle kentsel dönüşüm projeleri, kamu altyapı yatırımları ve konut sektöründeki talebin canlı kaldığını gösteriyor. Diğer yanda, slab üretimindeki 7 aylık düşüş ise, sanayi sektörünün özellikle ihracat pazarlarındaki yavaşlamadan ve yüksek faiz ortamının iç pazardaki yatırım iştahını baskılamasından daha fazla etkilendiğini düşündürüyor.
3. Borsa İstanbul Şirketleri İçin Anlamı:
-
Erdemir (EREGL) ve İsdemir (ISDMR): Bu iki dev, hem kütük hem de slab üreten entegre tesislerdir. Slab üretimindeki yıllık zayıflık, bu şirketlerin özellikle sanayi odaklı ürünlerindeki talep koşullarının zorlu geçtiğini gösterirken, kütük tarafındaki canlılık bir denge unsuru oluşturuyor.
-
Elektrik Ark Ocaklı (EAO) Üreticiler (İÇDAŞ, HABAŞ, KARDEMİR vb.): Bu şirketler daha çok kütük ve inşaat demiri üretimine odaklıdır. Kütük üretimindeki pozitif seyir, bu şirketlerin operasyonel olarak daha iyi bir dönem geçirmiş olabileceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, Türk çelik sektörü, iç pazardaki inşaat talebinden güç alırken, küresel sanayi yavaşlamasının ve yüksek enerji maliyetlerinin baskısını hissetmeye devam ediyor. Yılın ikinci yarısında iç talebin seyrinin yanı sıra, en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’dan gelecek ekonomik veriler, sektörün yönünü belirlemede kritik rol oynayacaktır.

