Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, uygulanan ekonomi politikalarının yansımalarını günlük olarak takip ettiklerini belirterek, mevcut adımların kafi gelmediği noktada ilave müdahalelerin yapılacağını vurguladı. Nisan ayında emeklilik sebebiyle görevinden ayrılması beklenen Akçay, faiz oranlarının ve makro ihtiyati tedbirlerin, döviz kurlarının seyriyle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Akçay, seçilen politika araçlarının ihtiyaç duyulması halinde revize edilebileceğine dikkat çekti.
Dış Şoklara Karşı Kararlı Duruş
Geçtiğimiz akşam Tarih Vakfı ile Robert Kolej Mezunları Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen Bizim Tepe Tarih Sohbetleri programında konuşan Akçay, dünyada ve Türkiye’de merkez bankacılığının tarihsel sürecini anlattı. Toplantıda uygulanan “Chatham House” kuralları uyarınca, sunum sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akçay, Orta Doğu’daki gerilimlerin piyasa etkilerini ve TCMB’nin stratejilerini değerlendirdi.
Akçay, “Proaktif adımlar çok yerindeydi. Ondan sonra attığımız adımların yeterli olup olmadığına günlük bazda bakıyoruz. Yeterli görmezsek eğer zaten gerekeni yapacağız. Yapmaya mecburuz zaten. Bu tür şoklar, TCMB’nin doğru reaksiyon verdiğini ve rüştünü ispatlama anlamında gerekeni yaptığını gösterdi” şeklinde konuştu.
Döviz Piyasası ve TL Short Pozisyonları
Geçmişteki siyasi krizlere ve 2024 seçimleri öncesindeki piyasa beklentilerine değinen Akçay, Türk lirasında açılan kısa pozisyonlara (shortlama) değinerek şu ifadeleri kullandı: “Geçen sene bir siyasi kriz vardı. 2024 seçimlerinden evvel Türklerin korkunç bir TL shortlaması vardı. Yani patlayacak, kur gidecek vesaire. Orada da çok iyi bir reaksiyon verdik. Yani dövize yanlış sebepten dolayı dönen herkesin eli çok ciddi şekilde yandı ve yakmak zorundasınız zaten. Geçen seneki siyasi krizi bence çok iyi bir tepkiyle atlattık. Burada henüz tepkiler bitti diye bakamazsınız. Çünkü ne kadar geçici, ne kadar kalıcı hiç kimse bilmiyor. Ama bu tür dışsal şoklara karşı her zaman silahımız var.”
Faiz Politikası ve Enflasyon Dinamikleri
Akçay, enflasyonla mücadelede hem başarıların hem de başarısızlıkların olduğunu, ancak her deneyimden ders çıkarıldığını ifade etti. Faiz artırım sürecindeki stratejik tercihlere değinen Başkan Yardımcısı, aktarım mekanizmasındaki hasarların giderilmesinin öncelikli olduğunu belirtti.
Aşağıdaki tabloda, Akçay’ın konuşmasında belirttiği bazı kritik veriler ve senaryolar yer almaktadır:
| Veri Başlığı | Belirtilen Oran / Durum |
|---|---|
| Başlangıç Faiz Seviyesi | %17,5 |
| İlk Büyük Faiz Artışı | %25 |
| Gerçekleşen Enflasyon Düşüşü | %48’den %31’e |
| Müdahale Edilmeseydi Enflasyon Riski | %200 |
Akçay, faiz politikasındaki temkinli ilerleyişi şu sözlerle açıkladı: “Faiz yüzde 17,5’ti. Yüzde 25’e çektik. Yüzde 45’e çekseydiniz, cesaret edemediniz, denildi. Aktarım mekanizması feci hasar almıştı. Kopan linklerin ihdas edilmesi lazımdı. Her puan artışın etkisinin maksimum olması için baştan çok artırmamak gerekiyor. Şirketler ucuz yerlerden kendilerini o kadar çok fonlamışlardı ki büyük bir finansal istikrarsızlık yaratabilirdi.”
“Şahin” Merkez Bankacı Tartışması
Kendisine yöneltilen “Şahin bir merkez bankacı mısınız?” sorusuna yanıt veren Akçay, işini bildiği şekilde yaptığını söyledi. “Yani o nasıl gördüğünüze bağlı. Ben bildiğim şekliyle merkez bankacılığı yapıyorum. Bu şahin midir? Ben şunu da söylemeyeyim. Biz faiz indirimlerine başladığımız zaman indirim nereden çıktı demedim mesela. Ama zamanla miktarı vesaire. Bunların hepsi zaten yarı akademik tartışmalar ve olması gereken tartışmalar” diyen Akçay, kurumun insan kaynağı açısından çok zengin olduğunu ve geleceğinin parlak olduğuna inandığını belirtti.
Akçay ayrıca, gıda fiyatlarındaki oynaklığa karşın gıda dışı mallarda bir trend kırılması yaşandığını, ancak kira ve eğitim kalemlerinin temel zorluklar olarak öne çıktığını ifade etti. Kendi görev süresindeki en tatmin edici icraatlarını ise “En çok sevdiğim imzam menkul kıymet tesisi ve KKM’nin sonlandırılması oldu” sözleriyle özetledi.
