Bakırköy’de düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Geleneksel İftar Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik dengeler ve Türkiye’nin mevcut durumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünyada güç dağılımının yeniden şekillendiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin büyüme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde bir seyir izlediğini belirtti.
“Dünya Ekonomisinin İki Katı Büyüdük”
Küresel sistemde eski düzenin güç kaybettiğini ancak yeni bir düzenin de tam anlamıyla oturmadığını ifade eden Yılmaz, bu geçiş sürecinde ülkelerin iç yapısını sağlam tutmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin bu süreci dirayetle yönettiğini belirten Yılmaz, salgın ve jeopolitik krizlerin gölgesindeki dünya ekonomisi ile Türkiye ekonomisini şu sözlerle kıyasladı:
“Özellikle pandemi sonrası Avrupa başta olmak üzere ciddi bir ekonomik meydan okumayla karşı karşıyayız. Dünya ekonomisi bu dönemde yıllık ortalama aşağı yukarı yüzde 2,5 büyümüş. 100 iken 115 olmuş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Aşağı yukarı büyüme hızı bakımından dünyanın iki katı kadar büyümüşüz. Bu dönemde Türkiye’nin reel ekonomi tarafında oldukça başarılı olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.”
Reel ekonomideki bu başarıya rağmen, finansal piyasaların süreçten bir miktar olumsuz etkilendiğini ve enflasyonun yükseldiğini kabul eden Yılmaz, mevcut önceliklerinin enflasyonu düşürerek makro finansal istikrarı kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.
Büyüme Rakamları ve Gelecek Projeksiyonları
Yılmaz, geçen yılın ilk üç çeyreğinde kaydedilen yüzde 3,7‘lik büyümeye dikkat çekerek, tarımsal kuraklık ve don olaylarına rağmen bu oranın yakalandığını ifade etti. Yıl genelinde ise yüzde 3,5 civarında bir büyüme beklendiğini aktardı. İhracat ve ekonomik büyüklük hedeflerine dair verileri paylaşan Yılmaz, şu tabloyu çizdi:
- Mal İhracatı: Geçen yıl 273 milyar doları aşarak tarihi rekor kırdı.
- Hizmet İhracatı: Turizm öncülüğünde 120 milyar doların üzerine çıkıldı.
- Toplam İhracat: Mal ve hizmet ihracatı toplamda 396 milyar dolara ulaştı.
- Ekonomik Büyüklük (2002): 238 milyar dolar.
- Ekonomik Büyüklük (2025 Tahmini): İlk defa 1,5 trilyon doları aşmış oldu.
- Küresel Sıralama: Dünyanın en büyük 16. ekonomisi.
Finansal Göstergelerde İyileşme
Önümüzdeki dönemin finansal piyasalar ve vatandaşlar için daha olumlu geçeceğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, risklerin azaldığına işaret etti. Bütçe disiplini ve borçluluk oranları hakkında şu karşılaştırmalı bilgileri verdi:
| Gösterge | Mevcut Durum / Oran |
|---|---|
| Cari Açık | Yüzde 1,6 (Tarihi ortalamaların altı) |
| Bütçe Açığı | Yüzde 2,9 civarı (90 milyar dolar üzeri deprem harcamasına rağmen) |
| Kamu Borcu / Milli Gelir | Yüzde 24-25 civarı |
| Merkez Bankası Rezervleri | 200 milyar doları aşmış durumda |
| CDS Risk Primi | 200’e yakın seviyede |
Yılmaz, “Dünyada pandemi sonrası birçok ülke tabiri caizse boğazına kadar borçlanmış durumda. Biz bu noktada da çok çok daha olumlu bir seviyedeyiz. Cari açığımız düştüğü için dış dünyadan daha az borçlanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Hem Güçlü Hem Haklı Olacağız”
Konuşmasının son bölümünde siyasi mesajlar da veren Yılmaz, ana muhalefet partisinin vaatlerini eleştirerek, popülist söylemler yerine ayakları yere basan gerçekçi politikalar izlediklerini kaydetti. Sanayicilere ve farklı sektörlere verilen desteklerin süreceğini belirten Yılmaz, özellikle düşük teknolojili alanlardaki sıkıntıların farkında olduklarını ve buna yönelik hassasiyet gösterdiklerini ifade etti.
Dünyadaki “Güçlüysen her şeyi yapabilirsin” anlayışını reddettiklerini belirten Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü olalım hem de haklı olalım diyoruz. İkisini aynı anda yapabilirsek hem milletimize hizmet ederiz hem de mazlumlara destek olma imkanımız olur. Bunun da şartı ne? Bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız. İç yapımızı güçlü tutacağız.”

