Ticaret Bakanlığı soruşturmayı tamamladı: Yerli üretimi korumak amacıyla Çin’den yapılan ithalata CIF bedelinin yüzde 14,24’üne varan damping vergisi getirildi.
Ticaret Bakanlığı, yerli sanayiyi haksız rekabetten korumak adına önemli bir adım atarak Çin Halk Cumhuriyeti menşeli akrilik veya modakrilik elyaf ürünlerine yönelik damping soruşturmasını nihayete erdirdi. 25 Aralık 2024 tarihinde başlatılan incelemeler sonucunda, söz konusu ithalatın dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara yol açtığı kesinleşti.
Alınan karar doğrultusunda, ürünün Türkiye’ye ithalatında dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına hükmedildi. Belirlenen oranlar ise şu şekilde:
-
Jilin Jimont Acrylic Fiber Co., Ltd. ürünleri için CIF bedelin yüzde 6,72’si,
-
Jilin Qifeng Chemical Fiber Co., Ltd. ve diğer firmaların ürünleri için CIF bedelin yüzde 14,24’ü.
Gümrük idareleri tarafından tahsil edilecek bu önlemler, yürürlük tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerli olacak. Karar, yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi.
Türkiye’nin Tek Üreticisi AKSA Akrilik Avantajlı Konumda
Bu karar, Türkiye pazarında akrilik elyaf üreticisi konumunda olan tek şirket Aksa Akrilik (AKSA) için stratejik bir önem taşıyor. Soruşturmanın temelini oluşturan “yerli üretim dalında zarar” tespiti, şirketin ithal ürünlerin fiyat baskısı altında kaldığını doğruluyor. Getirilen vergilerle birlikte Aksa Akrilik’in iç pazardaki rekabet gücünün artması ve fiyatlama esnekliğinin güçlenmesi bekleniyor.
Finans Hattı Yorumu:
Ticaret Bakanlığı’nın bu kararı, Borsa İstanbul’da işlem gören Aksa Akrilik (AKSA) için doğrudan ve güçlü bir pozitif katalizör niteliğindedir. Türkiye’nin tek yerli üreticisi olması nedeniyle, “yerli üretim dalı” ifadesi fiilen Aksa Akrilik’i işaret etmektedir.
Çinli rakiplere getirilen %14,24’e varan ek maliyet, Aksa’nın pazar payını korumasını kolaylaştıracağı gibi, şirketin kâr marjlarını baskılayan agresif fiyat rekabetini de törpüleyecektir. İthal ürünün maliyetinin artması, Aksa’ya fiyatlama konusunda daha geniş bir hareket alanı tanıyabilir. Ayrıca, önlemin 5 yıl gibi uzun bir vadeyi kapsaması, şirketin orta ve uzun vadeli nakit akış projeksiyonlarını daha öngörülebilir ve güvenli hale getirmektedir. Bu gelişme, yatırımcılar nezdinde şirketin finansal görünümüne dair risk algısını azaltıcı bir etki yaratabilir.

