Çin, Washington’ı savunma politikalarını kasıtlı olarak çarpıtmakla ve bölgedeki gerilimi tırmandırmakla suçladı. Bu sert açıklama, küresel arenada gerginliğin arttığı bir dönemde iki süper güç arasındaki ilişkilerin hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Pekin yönetimi, ABD’nin askeri stratejilerini ve “Çin tehdidi” anlatısını abartarak kendi çıkarlarına hizmet ettiğini iddia etti. Çin Savunma Bakanlığı, bu eylemlerin sadece ikili ilişkileri zedelemekle kalmayıp, bölgesel barış ve istikrara da ciddi darbeler vurduğunu belirtti.
Çin’den Washington’a Yönelik Suçlamalar
Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kıdemli Albay Wu Qian, aylık basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD’yi şu konularda itham etti:
- Çin’in ulusal savunma politikası ve askeri stratejisini kasıtlı olarak çarpıtmak.
- “Çin tehdidi” kavramını abartarak kamuoyunu yanlış yönlendirmek.
- Çin’in iç işlerine müdahale etmek.
Albay Wu Qian, Çin’in savunma politikasının temel doğasının savunmacı olduğunu ve askeri stratejisinin aktif savunma prensibine dayandığını vurguladı. Wu, Çin’in askeri gelişiminin tek amacının ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumak olduğunu belirtti. Ayrıca, Çin’in her zaman barışçıl kalkınmaya bağlı kaldığını ve insanlık için ortak bir gelecek topluluğu inşa etmeye kararlı olduğunu ekledi.
Gerginliği Tırmandıran ABD Eylemleri
Pekin, ABD’nin bir dizi eyleminin bölgesel gerginliği artırdığını ve Çin-ABD askeri ilişkilerini olumsuz etkilediğini savundu. Bu eylemler arasında özellikle şunlar öne çıkıyor:
- Tayvan’a Silah Satışları: Çin, Tayvan’ı kendi ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve ABD’nin Tayvan’a yaptığı silah satışlarını Çin’in iç işlerine doğrudan müdahale olarak değerlendirmektedir. Bu satışların, Tayvan Boğazı’ndaki barış ve istikrara zarar verdiğini ve “tek Çin” ilkesini ihlal ettiğini defalarca dile getirmiştir.
- Güney Çin Denizi’ndeki Askeri Faaliyetler: ABD donanmasının Güney Çin Denizi’nde sık sık “seyrüsefer özgürlüğü” operasyonları düzenlemesi, Çin tarafından provokasyon olarak algılanmaktadır. Pekin, bu faaliyetlerin bölgesel militarizasyonu artırdığını ve denizdeki anlaşmazlıkları tırmandırdığını belirtiyor.
Çin’in ABD’den Beklentileri
Albay Wu Qian, ABD’yi bu “hatalı söz ve eylemleri” derhal durdurmaya çağırdı. Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü, Washington’ın askeri ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı gelişimine uygun bir atmosfer yaratmak için somut adımlar atması gerektiğini belirtti. Bu çağrı, küresel piyasalar ve ticaret açısından da büyük önem taşıyor; zira iki ülkenin askeri ve siyasi gerginlikleri, dünya ekonomisi üzerinde domino etkisi yaratma potansiyeli taşıyor.
Gözlemciler, bu tür açıklamaların iki ülke arasındaki diplomatik kanallarda yaşanan derin güvensizliği yansıttığını ve önümüzdeki dönemde gerilimlerin tırmanabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Finans ve iş dünyası için bu gelişmeler, tedarik zincirleri, uluslararası yatırımlar ve piyasa istikrarı açısından yakından takip edilmesi gereken kritik bir süreci oluşturuyor.

