İthalattaki zayıf seyir dikkat çekerken, ASEAN ve Batı pazarlarına yapılan satışlar ticaret dengesini Çin lehine çevirdi; teknoloji devleriyle olan açık ise sürüyor.
Çin’in Kasım ayı dış ticaret verileri, ülkenin “dünyanın fabrikası” konumunu koruduğunu ancak iç talebin hala istenilen seviyede olmadığını gözler önüne serdi. İhracatın güçlenmesine karşın ithalatın beklentileri karşılamaması, ticaret dengesinde belirgin farklılıklar yarattı.
Verilere göre Çin, en büyük pazarları olan Batı dünyası ve Güneydoğu Asya ile ticaretinde büyük fazlalar verdi. Avrupa Birliği’ne 47,1 milyar dolarlık ihracat yapan Çin, bu bölgeden sadece 22 milyar dolarlık ithalat yaparak 25,1 milyar dolar fazla sağladı. Benzer bir tablo ABD ile ilişkilerde de görüldü; ABD’ye ihracat 33,8 milyar dolar, ithalat ise 10,1 milyar dolar olarak kaydedildi ve 23,7 milyar dolarlık ticaret fazlası oluştu. Bölgesel ticaretin parlayan yıldızı ASEAN ülkelerine yönelik ihracat ise 58,1 milyar dolara ulaşarak 26 milyar dolarlık bir fazla yarattı.
Ancak teknoloji ve hammadde tedarikçileriyle olan ticarette tablo tersine döndü. Tayvan ile ticarette 12,8 milyar dolar, Güney Kore ile ticarette ise 4,7 milyar dolar açık verildi. Bu durum, Çin’in teknolojik ara mallarına olan bağımlılığını yansıtıyor. Hammadde devi Avustralya ile ticarette de 2,7 milyar dolarlık açık kaydedilirken, Japonya ile ticaret 14,7 milyar dolarla tam dengede (sıfır denge) gerçekleşti.
Finans Hattı Yorumu:
Çin’in Kasım ayı ticaret karnesi, küresel ekonomideki “dengesizlik” tartışmalarını alevlendirecek nitelikte. ABD ve AB ile verilen toplamda yaklaşık 50 milyar dolarlık ticaret fazlası, Çin’in iç talepteki durgunluğu “ihracat yoluyla büyüme” stratejisiyle aşmaya çalıştığını kanıtlıyor. Ancak bu durum, Batı başkentlerinde korumacı önlemlerin ve yeni gümrük tarifelerinin gündeme gelme riskini artırıyor.
İthalatın zayıf seyri, Çinli tüketicinin harcama iştahının düşük olduğunu ve Pekin’in teşvik paketlerinin henüz ithalatı canlandıracak seviyede tabana yayılmadığını gösteriyor. Öte yandan Tayvan ve Güney Kore’ye verilen açıklar stratejik bir gerçeği haykırıyor: Çin, nihai ürünleri Batı’ya satabilmek için hala Asyalı komşularının yarı iletkenlerine ve yüksek teknolojili bileşenlerine muhtaç. ASEAN’ın ihracatta en büyük blok haline gelmesi ise küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğinin ve Çin’in ticari rotasını çeşitlendirdiğinin en net göstergesi.

