Pekin, kritik telekom altyapısında “ulusal güvenlik denetimlerini” artırarak Avrupalı devlerin pazarını daraltıyor. Bu hamle, Şi Cinping’in “Batı’dan bağımsızlaşma” stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Çin, Devlet Başkanı Şi Cinping’in “Batı’dan teknolojik olarak bağımsızlaşma” stratejisi doğrultusunda, Avrupa’nın telekom ekipman devleri Nokia ve Ericsson‘un ülkedeki faaliyetlerini kısıtlayan yeni bir adım attı. Financial Times’ın haberine göre, devlet destekli telekom operatörleri, artık bu iki şirketin ürünlerini sıkı ulusal güvenlik denetimlerine tabi tutarak, alımları fiilen zorlaştırıyor.
Kısıtlamanın Künyesi
| Kategori | Detay |
| Hedefteki Şirketler | Nokia (Finlandiya) ve Ericsson (İsveç) |
| Uygulanan Yöntem | Alımlarda zorunlu ve uzun süren “ulusal güvenlik denetimleri” |
| Denetleyen Kurum | Çin Siber Uzay İdaresi (CAC) |
| Sonuç | Nokia ve Ericsson’un Çin mobil ağ pazarındaki toplam payı %12’den %4’e düştü. |
| Stratejik Amaç | Kritik teknoloji altyapısında yabancı bağımlılığı azaltmak (“Batı’dan bağımsızlaşma”) |
“Güvenlik Denetimi” Silahı
Konuya yakın kaynaklara göre, China Mobile ve China Telecom gibi devlet destekli telekom devleri, artık Nokia ve Ericsson’dan teklif aldıklarında, bu ürünleri Çin Siber Uzay İdaresi’nin (CAC) yürüttüğü ve üç aydan fazla sürebilen detaylı güvenlik denetimlerine göndermek zorunda.
Her ne kadar Avrupalı şirketler bu denetimlerden genellikle onay alsa da, bu uzun ve belirsiz süreçler onları, bu tür denetimlere tabi olmayan Huawei ve ZTE gibi yerli rakipleri karşısında ciddi şekilde dezavantajlı kılıyor ve ihale süreçlerini kaybetmelerine neden oluyor.
Bu durum, Nokia ve Ericsson’un Çin mobil ağ pazarındaki toplam payının 2020’deki %12 seviyesinden geçen yıl yaklaşık %4’e çakılmasına neden oldu. Her iki şirket de son dönemde Çin’deki gelirlerinde keskin düşüşler raporluyordu.
Avrupa ile Asimetrik Rekabet
Bu gelişme, Avrupa’daki durumla tam bir tezat oluşturuyor. Birçok Avrupa hükümetinin güvenlik uyarılarına ve ABD’nin baskısına rağmen, Çinli rakipler Huawei ve ZTE, Avrupa telekom ekipman pazarında hala %30-35 gibi yüksek bir pazar payını korumaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorumu:
Çin’in bu hamlesi, Pekin’in teknoloji savaşlarında ne kadar sofistike ve “kurallara uygun görünen” yöntemler kullanabildiğinin en son örneğidir. Bu, açık bir yasaklama veya ambargo değil; daha sinsi ve etkili bir “bürokratik savaş” taktiğidir.
-
“Ulusal Güvenlik” Joker Kartı: Tıpkı ABD’nin Huawei’ye ve TikTok’a karşı kullandığı gibi, Çin de şimdi “ulusal güvenlik” gerekçesini bir joker kart olarak kullanarak kendi pazarını korumaya alıyor ve yabancı rakiplerini oyun dışına itiyor. Bu, küresel ticarette artık kuralların değil, “güvenin” ve “ulusal çıkarların” belirleyici olduğu yeni bir döneme girildiğinin kanıtıdır.
-
“Misilleme” Değil, “Strateji”: Bu adım, sadece ABD’nin Huawei’ye yaptıklarına bir misilleme olarak görülemez. Bu, Şi Cinping’in daha büyük “Made in China 2025” ve “teknolojik kendi kendine yeterlilik” stratejisinin bir parçasıdır. Pekin, 5G altyapısı gibi kritik bir ulusal omurganın kontrolünü yabancı şirketlere bırakmak istemiyor.
-
Avrupa İçin İkilem: Bu durum, Avrupa Birliği’ni son derece zor bir ikilemin içinde bırakıyor. Bir yanda, kendi şirketleri (Nokia, Ericsson) Çin pazarından dışlanırken, diğer yanda kendi pazarlarını Çinli rakiplere (Huawei, ZTE) açık tutmaya devam ediyorlar. Bu asimetrik ilişki, sürdürülebilir değil. Bu gelişme, Brüksel üzerinde Huawei ve ZTE’ye karşı daha sert tedbirler alması yönündeki baskıyı artıracaktır. Bu da küresel ticaret gerilimini daha da tırmandırabilir.
Piyasalar İçin Anlamı:
Bu haber, Nokia (NOKIA) ve Ericsson (ERIC) için son derece negatiftir. Dünyanın en büyük telekom pazarından fiilen dışlanmak, bu şirketlerin gelir ve büyüme beklentilerini önemli ölçüde baltalayacaktır. Piyasalar, bu şirketlerin Çin pazarındaki kaybını nasıl telafi edeceklerini görmek isteyecektir. Bu durum, bu iki şirketin hisseleri üzerinde satış baskısı yaratmaya devam edebilir.

