Yıllardır ABD’nin baskı yaptığı konuda sürpriz bir hamle yapan Pekin, gelecekteki müzakerelerde özel ayrıcalık talep etmeyeceğini duyurdu. Bu karar, küresel ticaret sisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı.
Çin, küresel ticaret arenasındaki konumunu yeniden tanımlayan tarihi bir karar alarak, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdindeki “gelişmekte olan ülke” statüsünden ve bu statünün getirdiği ticari ayrıcalıklardan feragat ettiğini açıkladı. Bu hamle, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin yıllardır dile getirdiği “Çin’in haksız rekabet avantajı elde ettiği” yönündeki eleştirilere bir yanıt niteliği taşıyor.
Kararın Künyesi
| Kategori | Detay |
| Kararı Alan Ülke | Çin |
| Vazgeçilen Statü | “Gelişmekte Olan Ülke” ayrıcalıkları |
| Kurum | Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) |
| Kararın Kapsamı | Sadece süregelen ve gelecekteki DTÖ müzakereleri |
| Gerekçe | Küresel ticaret sistemini korumak, artan korumacılığa karşı durmak |
Başbakan Li New York’ta Açıkladı
Çin Başbakanı Li Qiang, kararı Salı günü New York’ta düzenlenen bir forumda resmen duyurdu. Çin Ticaret Bakanlığı yetkilileri de yaptıkları açıklamada, bu adımın artan korumacı politikalara ve gümrük vergisi savaşlarına karşı küresel ticaret sistemini koruma amacı taşıdığını belirtti.
Ancak kararın, mevcut DTÖ anlaşmalarını geriye dönük olarak etkilemeyeceği, sadece devam eden ve gelecekte yapılacak olan müzakereler için geçerli olacağının altı çizildi.
DTÖ Ayrıcalıkları Nelerdi?
DTÖ’nün “özel ve farklılaştırılmış muamele” kuralları, gelişmekte olan ülkelere;
-
Yeni ticaret kurallarına uyum için daha uzun süreler,
-
Teknik yardım imkanları,
-
Bazı ticari kurallardan muafiyetler gibi önemli avantajlar sağlıyordu.
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olmasına rağmen bu statüden yararlanmaya devam etmesi, Çin’in en çok eleştirildiği konulardan biriydi. ABD, uzun süredir Çin’in artık bu statüyü hak etmediğini savunuyordu.
Çin’in Cenevre’deki DTÖ Büyükelçisi Li Yihong, kararın “tamamen gönüllü” olduğunu ve diğer ülkeler için bir emsal teşkil etmediğini vurguladı. DTÖ Genel Direktörü ise bu adımı “DTÖ reformu için önemli bir gelişme” olarak nitelendirerek Pekin’e teşekkür etti.
Finans Hattı Yorumu:
Çin’in bu hamlesi, ilk bakışta bir “geri adım” gibi görünse de, aslında son derece akıllıca ve çok katmanlı bir stratejik manevradır. Bu, Pekin’in küresel sahnede değişen rolünü ve yeni hedeflerini yansıtan bir adımdır.
-
“İyi Niyet” Gösterisi ve Ahlaki Üstünlük: Çin, bu kararla kendini “küresel ticaret sisteminin sorumlu bir paydaşı ve koruyucusu” olarak konumlandırıyor. ABD’nin tek taraflı tarifelerle sistemi baltaladığı bir dönemde, Çin’in kendi ayrıcalıklarından feragat etmesi, ona ahlaki ve diplomatik bir üstünlük sağlıyor. Bu, “sistemi yıkan değil, koruyan benim” mesajıdır.
-
Pazarlık Kozu: Bu, aslında gelecekteki ticaret müzakereleri için bir “ön yatırım” hamlesidir. Çin, bu jesti yaparak, gelecekteki müzakerelerde ABD ve AB’den kendi lehine tavizler koparmayı ve “ben üzerime düşeni yaptım, şimdi sıra sizde” demeyi hedefliyor.
-
Kaçınılmazı Kabul Etmek: Çin, er ya da geç bu statüyü kaybetmek zorunda kalacağını biliyordu. Baskıyla ve “yenilerek” kaybetmek yerine, kendi iradesiyle ve “jest yaparak” vazgeçmek, Pekin için çok daha prestijli bir çıkış yoludur.
-
İç Pazara Güven Mesajı: Bu karar, aynı zamanda Çin’in artık DTÖ’nün özel korumalarına ihtiyaç duymayacak kadar kendi ekonomisine ve teknolojik kapasitesine güvendiğinin de bir ilanıdır.
Piyasalar İçin Anlamı:
Bu gelişme, küresel ticaret ortamındaki belirsizliği bir miktar azaltan ve müzakere kapısını aralayan pozitif bir sinyaldir. Bu, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarında tansiyonun düşebileceğine dair bir umut ışığı yakar. Piyasalar bu adımı, en kötü senaryonun (topyekûn ticaret savaşı) masadan kalktığına dair bir işaret olarak olumlu fiyatlayabilir. Ancak asıl önemli olan, bu “jestin” ardından Washington’un tarife politikalarında somut bir yumuşamaya gidip gitmeyeceğidir. Bu hamle, topu yeniden Trump’ın sahasına atmıştır.
