Merkez bankası, de-dolarizasyon stratejisi kapsamında alımlarına devam ederken, rezervlerdeki altının değeri 283 milyar doları aştı.
Çin Merkez Bankası (PBOC), küresel altın piyasasını destekleyen istikrarlı alım programına Eylül ayında da devam etti. Açıklanan resmi verilere göre banka, üst üste 11. ayda da altın rezervlerini artırarak, de-dolarizasyon ve rezervlerini çeşitlendirme stratejisindeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Çin’in Altın Rezervleri (Eylül 2025)
| Gösterge | Eylül Sonu Değeri | Ağustos Sonu Değeri | Aylık Değişim |
| Miktar (Milyon Ons) | 74,06 | 74,02 | +0,04 |
| Değer (Milyar Dolar) | 283,29 | 253,84 | +29,45 |
Çin’in altın rezervleri, Ağustos sonundaki 74,02 milyon ons seviyesinden, Eylül sonunda 74,06 milyon fine troy onsa yükseldi. Bu mütevazı artışın yanı sıra, ons altın fiyatlarındaki küresel yükselişin de etkisiyle, rezervlerdeki altının toplam değeri bir ayda yaklaşık 30 milyar dolar artarak 283,29 milyar dolara fırladı.
“Dolardan Arınma Konusunda Kararlı Olduklarını Gösteriyor”
Bağımsız analist Ross Norman, Çin’in bu istikrarlı alımlarının piyasa için önemine dikkat çekti. Norman, “Güçlü bir rakam, Çin’in dolardan arınma (de-dolarizasyon) konusunda kararlı olduğu ve bu alandaki eylemlerini hızlandırdığı fikrini güçlendirecektir,” dedi.
Norman ayrıca, merkez bankasından gelen bu düzenli alımların, fiyata daha duyarlı olan yerel yatırımcılar için de pozitif bir sinyal olduğunu belirtti. “Yatırımcılara, ETF alıcılarına ve kurumlara altının yükselmeye devam edeceği konusunda güven verecektir,” ifadelerini kullandı.
Çin Merkez Bankası, Mayıs 2024’te 18 aylık bir alım serisine ara vermiş, ancak Kasım 2024’te alımlarına yeniden başlayarak bugüne kadar kesintisiz bir şekilde devam etmişti.
Finans Hattı Yorumu:
Çin Merkez Bankası’nın bu istikrarlı alımları, küresel altın piyasasındaki en önemli ve en güvenilir “dip alıcısının” kim olduğunu bir kez daha tescilliyor. Bu, sadece bir rezerv yönetimi hamlesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir jeo-ekonomik stratejinin parçasıdır.
-
“Fiyata Duyarsız” Alıcı: Çin’in alımlarının en kritik yönü, altının fiyatından büyük ölçüde bağımsız olmasıdır. Fiyatlar rekor kırarken bile alıma devam etmeleri, bu stratejinin kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından etkilenmediğini, aksine uzun vadeli bir de-dolarizasyon ve jeopolitik korunma amacı taşıdığını gösteriyor. Bu durum, altın fiyatları için sağlam bir “taban” veya “destek” seviyesi oluşturuyor.
-
Piyasaya Güven Sinyali: Ross Norman’ın da belirttiği gibi, dünyanın en büyük merkez bankalarından birinin her ay düzenli olarak altın alması, diğer piyasa oyuncuları (fonlar, bireysel yatırımcılar vb.) için güçlü bir güven sinyalidir. “Eğer Çin bile bu fiyatlardan alıyorsa, demek ki bir bildiği var” algısı, genel alım iştahını canlı tutar.
-
De-dolarizasyon Trendinin Lokomotifi: Çin, ABD dolarına olan bağımlılığını azaltma ve küresel finans sisteminde daha fazla söz sahibi olma stratejisinin lokomotifidir. Altın, bu stratejide doların hegemonyasına karşı en güvenilir ve en geleneksel alternatiftir. Çin’in bu istikrarlı alımları, diğer merkez bankalarını da benzer adımlar atmaya teşvik ederek küresel bir “merkez bankası alım dalgası” yaratıyor.
Sonuç olarak, Çin’in bu bitmeyen altın iştahı, altındaki yapısal boğa piyasasını besleyen en temel dinamiklerden biridir. Fiyatlarda kısa vadeli düzeltmeler yaşansa bile, Çin gibi dev bir alıcının piyasada olduğu bilgisi, altının uzun vadeli görünümünü son derece pozitif kılmaya devam ediyor. Bu veri, altın yatırımcıları için “trendin dostunuz olduğu” gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.

