ABD ile Çin arasında süregelen ticari gerilimler ve uygulanan yüksek gümrük tarifelerine rağmen, Çinli otomotiv devleri rotalarını Amerikan pazarına çevirmiş durumda. Sektör analistleri, önümüzdeki beş ila on yıllık süreçte Çin menşeili araçların ABD showroomlarında yerini alacağını öngörüyor. Bu gelişmenin, pazardaki rekabet dinamiklerini kökten değiştirmesi bekleniyor.
Analist Görüşleri: Üretim Zorunluluğu ve Olası Etkiler
Bağımsız otomotiv analisti Lei Xing, Çinli üreticilerin ABD pazarında varlık gösterebilmek adına yerel fabrika kurma şartını bile kabul etmeye istekli olduklarını vurguluyor. Xing’e göre şirketler, ABD’ye gelmeye ve üretim yapmaya tamamen hazırlar.
Bu girişimin piyasaya etkileri konusunda ise iki farklı senaryo öne çıkıyor:
- Tüketiciler için artan seçenekler ve düşen fiyatlar.
- Mevcut ABD’li üreticilerin kar marjlarının daralması ve pazar payı kaybı yaşaması.
Ayrıca bu dönüşümün, halihazırda yerel şirketlerde çalışan yaklaşık 1 milyon kişinin iş durumunu etkileyebileceği ifade ediliyor.
Gümrük Duvarları ve Siyasi Atmosfer
Mevcut düzenlemelere göre, Çin’den ABD’ye ihraç edilen araçlara yüzde 100 gümrük vergisi uygulanıyor. Ancak siyasi cephede bazı yumuşama sinyalleri de mevcut. ABD Başkanı Donald Trump, son dönemde yaptığı açıklamalarda, Çinli markaların ABD sınırları içinde fabrika kurmaları koşuluyla pazara girişlerine ılımlı yaklaşabileceğine dair mesajlar veriyor.
ABD yönetimi bu fikre sıcak baksa da analistler, Çin’in bu hamleyle sektördeki küresel hakimiyetini daha da güçlendireceği konusunda uyarıyor.
Rakamlarla Çin’in Yükselişi ve Fiyat Uçurumu
Çin Otomobil Üreticileri Birliği verileri, ülkenin üretim gücünü gözler önüne seriyor. Geçen yıl dünya genelindeki otomobillerin üçte birini tek başına üreten Çin, 8 milyondan fazla araç ihraç etti. Bu veri, 2024 kıyaslamasında yüzde 30‘luk bir artışa işaret ederken; Çin, 2023 yılında Japonya’yı geçerek “dünyanın en büyük araç ihracatçısı” unvanını kazandı.
Elektrikli araç segmentinde de liderlik el değiştiriyor. Çinli dev BYD, geçen yıl Tesla’yı, bu hafta ise Ford’u geride bırakarak küresel satışlarda zirveye yerleşti.
Otomotiv danışmanı Michael Dunne, ABD’li tüketicilerin alım gücünün yüksek olduğunu ve daha pahalı araçlara yöneldiğini belirtiyor. Bu durum, ABD’yi küresel ölçekte en kârlı pazar kılıyor. İki ülke arasındaki araç fiyat farkı ise dikkat çekici boyutta:
| Pazar | Ortalama Araç Fiyatı |
|---|---|
| Çin (İhraç Edilen) | 19.000 Dolar |
| ABD (Yeni Araç) | 50.000 Dolar civarı |
Şirketlerin Stratejik Hamleleri: Geely ve Volvo Örneği
Bu fiyat avantajı iştah kabartırken, BYD gibi devler dolaylı temaslarını sürdürüyor. Öte yandan Çinli Geely, sahip olduğu Volvo markası üzerinden ABD’de önemli bir avantaja sahip. 2015 yılında Güney Carolina’da kurulan ve 1,3 milyar dolarlık büyüme sürecinden geçen Volvo fabrikası, Geely’nin Zeekr ve Lynk & Co. markaları için bir üretim üssü olabilir.
Geely, halihazırda Google’ın çatı şirketi Alphabet‘in otonom sürüş birimi Waymo‘ya sınırlı sayıda Zeekr satışı yapıyor. Analistler, Geely’nin ABD pazarına girmeye en hazır aday olduğunu ve durumun önümüzdeki 2-3 yıl içinde netleşeceğini öngörüyor.
Rekabet ve Tüketici Algısı
Şanghay merkezli Automobility‘nin Başkanı Bill Russo, Çinli markaların başarısının sadece ucuz fiyata değil, aynı zamanda teknoloji ve kaliteye dayandığını vurguluyor. Russo’ya göre yabancı markaların Çin pazarındaki paylarının yarısından fazlasını kaybetmesi bunun bir göstergesi.
Çinli üreticilerin küresel açılımını tetikleyen ana unsurlar şunlar:
- Ülke içindeki 100’ü aşkın yerli marka arasındaki sert fiyat rekabeti.
- Yıllarca süren devlet desteklerinin yarattığı kapasite fazlası.
- Zayıflayan iç talep nedeniyle yurt dışına yönelme zorunluluğu.
Ancak Russo, ABD pazarının zorlu olacağını da ekliyor. Marka bilinirliği ve güven konusunda Amerikalı tüketicileri ikna etmek zaman alabilir. Yine de Russo’ya göre nihai karar verici unsur “paranın karşılığı” olacak; fiyat-performans dengesi sağlandığı sürece üretim yerinin neresi olduğu ikinci planda kalacaktır.

