Amerika Birleşik Devletleri merkezli finans kurumu Citigroup, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair güncel öngörülerini paylaştı. Banka tarafından yayımlanan analizde, makroekonomik dengeler ve para politikasına dair kritik detaylara yer verildi.
Enflasyon Beklentisi ve Enerji Maliyetleri Risk Oluşturuyor
Banka ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar imzasıyla yayımlanan raporda, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları tetiklediği ifade edildi. Bu kapsamda Citigroup, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yaklaşık yüzde 29 seviyesinde koruduğunu bildirdi.
Cuma günü paylaşılan analiz notunda Orta Doğu’daki gerilimlerin etkisine değinilerek, “Zaten zorlu olan enflasyon görünümü, Orta Doğu’daki çatışmanın yarattığı makroekonomik ortam nedeniyle daha da karmaşık bir hal aldı” ifadeleri kullanıldı. Uzmanlar, küresel çapta yaşanan bu gelişmelerin Türkiye’deki fiyat istikrarı hedefleri önünde yeni belirsizlikler doğurduğuna dikkat çekti.
Para Politikasında Zorlu Süreç Devam Ediyor
Hazırlanan raporda, döviz kurundaki durağanlığın tek başına enflasyon beklentilerini düzeltmek için yeterli gelmeyebileceği vurgulandı. Yüksek seyreden enerji giderleri, dolarizasyon eğilimi, büyüme hızındaki yavaşlama sinyalleri ve artan rekabet koşullarının, para politikası yönetimi için çetin bir ortam hazırladığı belirtildi.
Citigroup’un Temel Öngörüleri
Aşağıdaki tabloda bankanın Türkiye ekonomisine dair öne çıkan beklentileri ve risk faktörleri özetlenmiştir:
| Kategori | Beklenti ve Risk Durumu |
|---|---|
| Yıl Sonu Enflasyon Tahmini | %29 seviyesi |
| Nisan Ayı Faiz Beklentisi | Değişiklik öngörülmüyor |
| Temel Risk Faktörleri | Yüksek enerji fiyatları ve Orta Doğu çatışmaları |
| Ek Sıkılaştırma Koşulu | Rezerv baskısı ve mevduat sahibi davranışları |
Merkez Bankası’ndan Nisan Ayı Hamlesi Beklenmiyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kararlarına ilişkin de tahminde bulunan Citigroup ekonomistleri, nisan ayındaki toplantıda faiz oranlarında herhangi bir değişim yapılmayacağını öngörüyor.
Ancak analizde, rezervler üzerindeki sürekli baskılar ve yerli mevduat sahiplerinin davranışlarında bir değişiklik gözlemlenmesi durumunda, ekonomi yönetiminin yeni sıkılaştırma adımlarını masaya yatırabileceği uyarısı yapıldı. Para politikasını zorlayan bu faktörlerin, Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemdeki manevra alanını etkilemesi bekleniyor.











