Türk Reasürans yerleşkesinde düzenlenen ve sektörün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği toplantıda, deprem gerçeği sadece fiziksel bir yıkım olarak değil, aynı zamanda ekonomik sistemlerin dayanıklılığının test edildiği bir süreç olarak ele alındı. Sigortalılık oranlarının afet sonrası iyileşme hızını belirleyen en temel faktörlerden biri olduğuna dikkat çekilen buluşmada, yerli reasürans kapasitesinin önemi vurgulandı.
Sektörün Önemli İsimleri Bir Araya Geldi
Gerçekleştirilen bu kritik toplantıya kamu ve sigorta sektörünün üst düzey temsilcileri katılım sağladı. Toplantıda yer alan isimler şunlar oldu:
- T.C. İstanbul Valiliği Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu
- DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın
- DASK Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Şentürk
- Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç
- Türkiye Sigorta Birliği’nden Uğur Gülen
- Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sinan Akkar
- DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik
“Hasar İhbarından Sonraki 24 Saatte Ödemeler Başladı”
Toplantıda söz alan Demirkan, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrasındaki sürece dair çarpıcı veriler paylaştı. Yaklaşık 630 bin hasar ihbarı alındığını belirten Demirkan, sistemin hızına dikkat çekerek, ihbarların ulaşmasının ardından ilk 24 saat içinde ödemelere başlandığını açıkladı. Demirkan, “Bu tablo, sistemimizin kriz anında sorunsuz işlediğini açık biçimde göstermiştir” ifadelerini kullandı.
Türkiye genelinde mevcut durumda yaklaşık 12 milyon zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunduğunu aktaran Demirkan, sigortalılık oranının yükselmesinin afet sonrası toparlanma sürecini doğrudan hızlandırdığını vurguladı. Demirkan sözlerine şöyle devam etti:
“Görevimiz yalnızca hasar anında ödeme yapmak değil; risk gerçekleşmeden önce hazırlıklı olmaktır. Bu nedenle sigortalılık bilincinin sürekliliği ve poliçelerin kesintisiz yenilenmesi büyük önem taşımaktadır.”
DASK Tarihinin En Büyük Sınavı: 1,6 Milyar Dolarlık Ödeme
Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, 6 Şubat depremlerinin finansal sistem açısından büyük bir sınav niteliği taşıdığını belirterek, yapılan ödemelerin büyüklüğüne dikkat çekti.
DASK Ödeme İstatistikleri Karşılaştırması
| Kategori | Tutar |
|---|---|
| 6 Şubat Depremleri Tazminat Ödemesi | ~1,6 Milyar Dolar |
| DASK’ın 25 Yıllık Toplam Ödemesi | ~2 Milyar Dolar |
Koç, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 1,6 milyar dolar tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirdik. DASK’ın 25 yıllık tarihinde yapılan toplam ödeme yaklaşık 2 milyar dolar seviyesindedir. Bunun 1,6 milyar doları tek bir afet sürecinde ödenmiştir. Bu tablo; sistemin operasyonel kapasitesini, reasürans programının etkinliğini ve finansal yapımızın dayanıklılığını açık biçimde ortaya koymaktadır.”
Yerli Reasürans Kapasitesi Stratejik Bir Zorunluluk
Doğal afet maliyetlerinin küresel çapta arttığını ve iklim değişikliği kaynaklı risklerin reasürans piyasalarındaki kapasite maliyetlerini yukarı çektiğini belirten Özgür Bülent Koç, küresel kapasitenin daraldığı dönemlerde yüksek riskli ekonomilerin kırılganlığının arttığına işaret etti. Koç, “Yerli reasürans kapasitesi bir tercih değil, stratejik bir gerekliliktir. Güçlü bir ulusal kapasite, ekonomik istikrar açısından kritik rol oynuyor” diyerek konunun önemini özetledi.
Geleceğin Mühendisleri Depreme Dayanıklı Tasarım İçin Yarışıyor
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise bu yıl dokuzuncusu düzenlenen DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması oldu. Yarışma Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, yarışmaya bu yıl 30 üniversiteden toplam 38 başvuru yapıldığını duyurdu.
Prof. Dr. Erdik, büyük finale katılmaya hak kazanan 25 üniversite hakkında şu bilgileri verdi:
- Türkiye: 21 Üniversite
- Uluslararası Katılım: Kosova, Azerbaycan, Yunanistan ve Romanya’dan toplam 4 Üniversite
Deprem güvenliğinin şantiyede değil, daha tasarım aşamasında başladığını vurgulayan Erdik, şu değerlendirmeyi yaptı: “Depremi önleyemeyiz. Ancak bilimsel veri, doğru tasarım ve performans esaslı mühendislik yaklaşımıyla kayıpları ciddi ölçüde azaltabiliriz. Deprem güvenliği şantiyede değil, tasarım masasında başlar.”

