Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail silahlı kuvvetlerinin Lübnan topraklarını hedef alan harekatlarına karşı oldukça sert bir yazılı bildiri yayımladı. Ankara yönetimi, Lübnan devletinin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atan bu agresif eylemler karşısında, Türkiye’nin Lübnan halkı ve devletiyle olan dayanışmasının kesintisiz olarak süreceğinin altını çizdi.
Kim ve Neden Tepki Gösterdi? Dışişleri’nden Net Mesaj
Yayımlanan resmi metinde, yayılmacı politikalar benimseyen İsrail’in bölgedeki mevcut istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirmeyi amaçladığının ortada olduğu vurgulandı. Bakanlık, yaşanan zorunlu göç dalgasına ve insan hakları ihlallerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “İsrail’in Lübnan’da yaklaşık bir milyon kişinin yerlerinden edilmesine yol açan saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılar uluslararası insani hukukun ağır bir ihlalini teşkil etmektedir.”
Açıklamada ayrıca, savaşın ve yıkımın başka coğrafyalara taşınmasına engel olunması gerektiği belirtilerek, “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin Gazze’deki yıkıcı uygulamalarını Lübnan’da sürdürmesine izin verilmemelidir.” denildi.
Nerede ve Ne Zaman Tırmandı? Çatışmaların Seyri
Bölgedeki krizin askeri boyutu, ordudan yapılan duyurularla netlik kazandı. İsrail’in askeri eylemleri ve çatışmaların yayılma aşamaları şu şekilde özetlendi:
- İsrail ordusundan 2 Mart’ta yapılan açıklamada, Lübnan üzerinden füze fırlatıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzey hattında sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
- Gelişmelerin akabinde İsrail ordusu, başkent Beyrut’u doğrudan hedef alarak Lübnan geneline yönelik hava saldırıları başlattığını duyurdu.
- Hem havadan hem de denizden yürütülen yoğun bombardıman silsilesinin ardından, İsrail güçleri Lübnan’daki kara işgalini genişletme kararı aldı.
Nasıl Bir Bilanço Ortaya Çıktı? İsrail’in Lübnan’a Saldırıları
Lübnan hükümeti cephesinden paylaşılan veriler, askeri operasyonlar sonucunda oluşan ağır insani faturayı gözler önüne serdi. İsrail’in 2 Mart’tan bu yana gerçekleştirdiği eylemler yüzünden sivil kayıplar ve yerinden edilme istatistikleri dramatik bir şekilde tırmandı.
| Dönem Başlangıcı | Can Kaybındaki Son Artış | Toplam Hayatını Kaybedenler | Toplam Yaralı Sayısı | Barınma Merkezlerine Başvuran Kişi Sayısı |
|---|---|---|---|---|
| 2 Mart | 53 | 687 | 1768 | 816 bin 700 |

