İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya platformlarında dolaşıma giren ve uçaklarla “kimyasal püskürtme” yapıldığına işaret eden iddiaları kesin bir dille yalanladı. Görüntülerde yer alan izlerin, hava olaylarını manipüle etme veya yağışı engelleme gibi bir etkiye sahip olmayan, uçakların yüksek irtifadaki doğal “kuyruk izleri” olduğu belirtildi.
### Kamuoyunu Yanıltan İddialar ve Gerçekler
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yayınladığı açıklama, son dönemde “chemtrail” adı altında yayılan komplo teorilerine karşı bir uyarı niteliği taşıyor. Merkezden yapılan açıklamada şu hususlar vurgulandı:
* **İddia Yalanlandı:** Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan görüntüler aracılığıyla “uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı” ve bunun yağışları etkilediği yönündeki iddiaların daha önce de DMM tarafından tekzip edildiği ve bunların “açık bir dezenformasyon” olduğu tekrarlandı.
* **Doğal Oluşumlar:** Görüntülerdeki belirgin izlerin, uçakların yüksek irtifalarda bıraktığı ve “kuyruk izi” olarak bilinen atmosferik oluşumlar olduğu vurgulandı. Bu izlerin, uygun sıcaklık ve nem şartlarında, havadaki su buharının yoğunlaşması neticesinde meydana geldiği açıklandı.
* **Atmosferik Etki Yok:** Söz konusu kuyruk izlerinin, hava olaylarını kontrol etme veya yağışı engelleme gibi herhangi bir etkiye sahip olmadığı net bir şekilde ifade edildi.
* **Halkın Dikkatine:** Kamuoyunda gereksiz bir paniğe ve belirsizliğe yol açmayı amaçlayan bu tür asılsız içeriklere itibar edilmemesi çağrısı yapıldı.
### “Chemtrail” Kavramı ve Kökeni
Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla rastlanan “chemtrail” içerikleri, genellikle gizli aktörlerin belirli amaçlar doğrultusunda uçaklardan kimyasal madde yaydığı yönündeki spekülasyonları barındırıyor. Bu terim, İngilizce’de “chemical” (kimyasal) ve “trail” (iz) kelimelerinin birleşimiyle 1990’larda ABD’de ortaya çıkmış ve Türkçe’de “kimyasal püskürtme” olarak da karşılık bulmuştur.
DMM’nin bu konudaki net duruşu, kamuoyunu doğru bilgilendirme ve yanlış haberlerin yayılmasını önleme çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor.











