Türk tarih biliminin mihenk taşlarından, sahip olduğu derin bilgiyi geniş kitlelere sevdirmeyi başaran usta isim Prof. Dr. İlber Ortaylı, 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve hastanede tedavi gören ünlü akademisyenin vefatı, tüm Türkiye’yi yasa boğdu.
Ne Oldu ve Nasıl Gelişti? Hastane Süreci
Ortaylı, yaşadığı rahatsızlık sebebiyle altı gündür hastanede müşahede altında tutuluyordu. Daha evvel ailesi tarafından yapılan bilgilendirmede, 78 yaşındaki duayen ismin durumunun ağırlaştığı ve yoğun bakım ünitesinde entübe edildiği aktarılmıştı. Beklenen iyileşme ne yazık ki gerçekleşmedi ve tedavinin sürdüğü sağlık kuruluşundan acı haber geldi.
Kimler Açıklama Yaptı? Bakan Memişoğlu ve Ailesinden Mesajlar
Usta tarihçinin vefat haberini ilk olarak Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu kamuoyu ile paylaştı. Memişoğlu, sosyal medya platformu üzerinden yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi. Ülkemizin yetiştirdiği en müstesna değerlerden, kıymetli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun”
Ardından, ünlü akademisyenin kendi sosyal medya hesabından ailesi tarafından yapılan açıklamada da şu sözler kaydedildi:
“İlber Ortaylı’yı kaybettik. Ailemizin büyüğü İlber Ortaylı’yı 13 Mart 2026 gününde kaybettik. Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı ve gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar. Onun adına derin bir şükran duyuyoruz.”
Aynı açıklamada, hocanın cenaze törenine ilişkin detayların ilerleyen günlerde kamuoyuna duyurulacağı da ifade edildi.
Dostlarının Gözünden İlber Ortaylı: Entelektüel ve Neşeli Bir Hayat
Dünya Gazetesi yazarı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, NTV ekranlarında katıldığı canlı yayında, uzun yıllar birlikte çalıştığı Ortaylı’nın akademik büyüklüğünün yanı sıra insani vasıflarına da vurgu yaptı. Ortaylı ile aynı çalışma ortamını, seyahatleri ve konferans sahnelerini paylaşmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu dile getiren Kaynak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tarihçilerin kutbu derler Halil İnalcık Hoca’ya. Onu devralmıştı İlber Hoca. Hakikaten bir kutup yıldızı niteliğindeydi, yön gösteren bilgisiyle hepimizi besleyen bir insandı.”
Ortaylı’nın salt bir tarihçi olmanın ötesinde çok yönlü birikimine değinen Kaynak, “Ama sadece tarihçi değildi hoca. Hem çok iyi bir entelektüeldi; resmi de bilirdi, müziği de bilirdi, sporu da bilirdi. Romanı, edebiyatı bilirdi. Her şeyi bilirdi ve bunları harmanlayarak anlatabildiği için büyük bir tarihçiydi” şeklinde konuştu.
İnsanların ünlü tarihçiden zaman zaman çekindiğini ancak onun aslında son derece esprili biri olduğunu aktaran Kaynak, “İnsanlar ondan çekinirlerdi ama çok matrak bir insandı. Çok neşeliydi, hayattan zevk almasını çok iyi bilirdi” dedi. Birlikte yurt dışında geçirdikleri zamanlara da değinen yazar, “Moskova’da bana metroyu her durakta inerek anlatmıştı. İspanya’da, Amsterdam’da birlikte gezdik. Sevdiği insanlarla küçük gruplar oluşturup bizi büyük kalabalıklardan kaçırırdı” ifadelerini kullandı.
Hastalığının ilerlediği son günlerde bile enerjisini kaybetmediğini belirten Kaynak, “Çok rahatsız olmasına rağmen son dönemlerinde yine sahnelerde konuşmalar yaptık, sohbetler ettik. Zor zamanlarda hemen arar, moral verirdi” diyerek dostunu yâd etti ve ekledi: “Ben çok sevdiğim bir dostumu kaybettim ama Türkiye açısından da çok büyük bir değer kaybı olduğunu düşünüyorum.”
Nerede ve Ne Zaman Doğdu? Eğitim ve Biyografi Yolculuğu
Kırım Tatarı kökenli bir ailenin ferdi olarak 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, henüz iki yaşındayken ailesiyle beraber Türkiye’ye göç etti. Evde Türkçe, Almanca ve Rusça dillerinin konuşulduğu çok kültürlü bir çocukluk geçirdi. Akademik temellerinin atıldığı yıllar şu şekilde özetlenebilir:
- Lise Yılları: Öğrenimine ilk olarak İstanbul Avusturya Lisesi’nde başladı, ardından eğitimine Ankara Atatürk Lisesi’nde devam ederek lise diplomasını buradan aldı.
- Lisans Eğitimi: 1970 senesinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü başarıyla bitirerek akademi dünyasına ilk adımlarını attı. Bu süreçte Halil İnalcık, Şerif Mardin ve Mümtaz Soysal gibi dev isimlerin öğrencisi olma ayrıcalığını yaşadı.
- Lisansüstü Çalışmalar: Yüksek lisans programını Chicago Üniversitesi’nde tamamladı.
- Doktora: 1974 yılında hazırladığı “Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler” isimli çalışmasıyla doktor unvanını almaya hak kazandı.
Akademik serüveni boyunca sınırları aşan Ortaylı; Oxford, Paris, Roma, Moskova, Berlin, Viyana ve Princeton gibi dünyanın prestijli şehirlerinde konferanslara katıldı ve dersler verdi. Tarihi yalnızca kürsülerde bırakmayan usta isim, televizyon programları ve pek çok tarih dergisi ile gazetede kaleme aldığı köşe yazıları aracılığıyla halka ulaştı. Özel hayatında ise Ayşe Özdolay ile evlilik yapan İlber Ortaylı’nın, bu birlikteliğinden 27 Mart 1982 doğumlu Tuna Ortaylı Kazıcı isminde bir kızı bulunmaktadır.
Kariyerinden Önemli Satır Başları
| Tarih | Görev / Unvan / Kurum |
|---|---|
| 1989 | Türkiye’ye kesin dönüş yaptı ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde uzun soluklu öğretim üyeliği görevine başladı. (Daha sonraki süreçlerde Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nde de akademi kadrolarında yer aldı.) |
| 2005 – 2012 | Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevini üstlendi. Yaklaşık 7 yıl süren bu görevi, 2012 yılında yaş haddi sebebiyle tamamlayarak ayrıldı. |

