Orta Doğu eksenli jeopolitik gerginliklerin dozunun artması, küresel enerji piyasalarında eşi benzeri görülmemiş bir oynaklığı beraberinde getirdi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a karşı başlattığı askeri operasyonların ardından geçen dört haftalık süreçte; petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarında yukarı yönlü sert fiyat hareketleri gözlemlendi. Enerji arzına dair endişelerin tırmanması, dünya genelinde maliyetleri artırırken devletleri de ivedilikle çözüm üretmeye sevk etti.
Petrol Piyasasında 4 Haftalık Fiyat Değişimi
Saldırıların başlamasından hemen önce, 27 Şubat tarihinde 72,48 dolar seviyelerinde seyreden Brent petrolün varil fiyatı, 27 Mart gününe gelindiğinde yüzde 45,3 oranında bir değer kazancıyla 105,32 dolara ulaştı. Bu dört haftalık periyotta piyasalarda zaman zaman sert dalgalanmalar yaşansa da fiyatlardaki genel eğilim yukarı yönlü ivmesini korudu. Belirsizliklerin en yoğun olduğu anlarda petrol fiyatlarının 119 dolara kadar tırmandığı görüldü.
Kritik Eşik: Hürmüz Boğazı
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20‘sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, piyasanın en hassas noktası haline geldi. Bölgedeki askeri hareketlilik ve İran’ın tanker geçişlerine yönelik kısıtlamaları, sevkiyat trafiğinin ciddi şekilde yavaşlamasına yol açtı. Güvenlik riskleri nedeniyle sigorta şirketlerinin savaş poliçelerini askıya alması ve büyük lojistik firmalarının geçişleri durdurması, arz endişelerini derinleştirdi. Ayrıca bazı üreticilerin güvenlik gerekçesiyle üretimi azaltması, fiyat baskısını artıran temel unsurlar arasında yer aldı.
Doğal Gaz ve Kömürde Rekor Artışlar
Krizin etkileri yalnızca petrolle sınırlı kalmayarak diğer enerji kalemlerine de sirayet etti. Avrupa’nın referans fiyat belirleyicisi olan Hollanda merkezli TTF‘de doğal gaz kontratları, çatışma öncesi döneme kıyasla yaklaşık yüzde 70 oranında artış gösterdi. Bu yükselişte, Katar’daki LNG tesislerinde meydana gelen hasarlar ve buna bağlı üretim kesintileri başrolü oynadı.
Doğal gaz fiyatlarındaki bu aşırı oynaklık, alternatif bir enerji kaynağı olan kömüre talebi artırdı. Asya piyasalarında baz alınan Newcastle kömür kontratları, savaşın başlamasından itibaren geçen dört haftada yüzde 13’ün üzerinde değer kazandı.
Enerji Fiyatlarındaki Değişim Tablosu
| Enerji Kaynağı | Başlangıç Fiyatı / Durumu | 4 Hafta Sonraki Durum | Artış Oranı (%) |
|---|---|---|---|
| Brent Petrol | 72,48 Dolar (27 Şubat) | 105,32 Dolar (27 Mart) | %45,3 |
| Doğal Gaz (TTF) | Savaş Öncesi Seviye | Yüksek Oynaklık | ~%70 |
| Kömür (Newcastle) | Savaş Öncesi Seviye | Hızlı Yükseliş Trendi | %13+ |
Ülkelerin Aldığı Acil Önlemler
Enerji maliyetlerindeki bu devasa artış, dünya genelinde hükümetleri harekete geçirdi. İngiltere’de akaryakıt temininde aksaklıklar yaşanırken, Fransa piyasaları rahatlatmak adına 70 milyon avroluk bir destek paketi devreye aldığını duyurdu. İspanya ve Portekiz fiyat istikrarını sağlamak için yeni adımlar atarken; Hindistan ve Norveç vergi indirimleri yoluyla tüketicileri korumaya çalıştı.
Öte yandan Dünya Bankası, bu krizden olumsuz etkilenen ülkeleri desteklemek amacıyla elindeki tüm finansal araçları kullanacağını bildirdi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun ve çatışmaların ne kadar süreceğinin, enerji fiyatlarının geleceği açısından en belirleyici faktörler olmaya devam edeceğini vurguluyor. Küresel piyasalarda arz güvenliğine yönelik endişeler sürerken, fiyatlardaki volatilite beklentisi varlığını koruyor.

