Çekirdek Göstergelerdeki Yüksek Seyir, TCMB Üzerindeki Baskıyı Artırıyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), dün açıkladığı manşet enflasyon verilerinin ardından, ekonomistler ve Merkez Bankası tarafından enflasyonun “ana trendini” anlamak için daha yakından izlenen mevsim etkilerinden arındırılmış verileri de yayımladı. Sonuçlar, Ağustos ayında fiyat artışlarının altında yatan temel momentumun, açıklanan manşet rakamdan bile daha güçlü olduğuna işaret etti.
TÜİK verilerine göre;
-
Mevsim Etkisinden Arındırılmış Aylık TÜFE: Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,47 arttı. Bu oran, dün açıklanan ve piyasa beklentilerini aşan %2,04’lük manşet aylık enflasyondan bile daha yüksek bir seviyede gerçekleşti.
Arındırılmış Çekirdek Göstergeler de Yüksek
Enflasyonun daha “yapışkan” ve yapısal kısımlarını ölçen arındırılmış çekirdek göstergeler de yüksek seyrini korudu:
-
Arındırılmış B Endeksi (Çekirdek): Aylık %2,20 arttı (Manşet B endeksi %2,07 idi).
-
Arındırılmış C Endeksi (Süper Çekirdek): Aylık %1,84 arttı (Manşet C endeksi %1,69 idi).
Bu veriler, Ağustos ayındaki fiyat artışlarının sadece mevsimsel etkilerden veya tek seferlik faktörlerden kaynaklanmadığını, ekonominin genelinde fiyat artış eğiliminin güçlü bir şekilde devam ettiğini ortaya koydu.
Finans Hattı Yorum:
Mevsim etkisinden arındırılmış veriler, genellikle teknik bir detay gibi görünse de, aslında Merkez Bankası’nın para politikası kararlarını verirken baktığı en önemli “pusulalardan” biridir. Bu verilerin manşet rakamlardan daha yüksek gelmesi, son derece önemli bir mesaj içermektedir.
1. “Ana Trend” Neden Önemli?: Enflasyon, yaz aylarında genellikle taze meyve-sebze fiyatlarındaki düşüş gibi mevsimsel etkilerle daha düşük çıkma eğilimindedir. “Mevsimsellikten arındırma” işlemi, bu geçici etkileri ortadan kaldırarak, enflasyonun altında yatan ana ve kalıcı eğilimin ne olduğunu gösterir. Arındırılmış aylık enflasyonun %2,47 gibi yüksek bir seviyede olması, mevsimsel etkiler olmasaydı enflasyonun aslında çok daha yüksek olacağını ve dezenflasyon sürecinin önündeki zorlukların sanıldığından daha büyük olduğunu ortaya koyuyor.
2. Merkez Bankası İçin “Şahin” Bir Sinyal: Bu rapor, 11 Eylül’deki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde TCMB’ye net bir “şahin” (sıkı duruş yanlısı) sinyal gönderiyor. Dün açıklanan ve beklentileri aşan manşet veriler zaten piyasadaki faiz indirimi beklentilerini törpülemişti. Bugün açıklanan ve manşetten bile daha yüksek gelen bu “ana trend” verisi, TCMB’nin faiz indirimi konusunda çok daha temkinli ve yavaş hareket etmesi gerektiği argümanını güçlendiriyor.
3. Faiz İndirim Beklentileri Yeniden Şekilleniyor: Bu veriler ışığında, piyasada daha önce konuşulan 200-300 baz puan gibi “agresif” faiz indirimi senaryolarının artık masadan kalktığını söylemek yanlış olmaz. Piyasalar, bu verilerin ardından, TCMB’den daha sınırlı (örneğin 100 baz puan) bir indirim veya hatta sürpriz bir “pas geçme” kararını bile fiyatlamaya başlayabilir. Karar metninde kullanılacak dilin de, enflasyondaki bu katılığa vurgu yapan “şahin” bir tonda olması beklenmelidir.
Sonuç olarak, arındırılmış enflasyon verileri, dezenflasyon sürecinin henüz “zafer” ilan etmekten çok uzak olduğunu ve fiyat istikrarına giden yolun engebeli olmaya devam edeceğini gösteren en son ve en güçlü kanıttır. Bu durum, para politikasında “gevşeme” adımlarının son derece ölçülü atılması gerektiğini teyit etmektedir.

