Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) geçmiş dönem milletvekilleri ve yöneticileriyle bir araya geldiği geleneksel iftar yemeğinde, hem parti içi dayanışma mesajları verdi hem de Orta Doğu’daki tırmanan çatışmaların küresel piyasalara ve ekonomiye etkilerine dair son derece kritik değerlendirmelerde bulundu.
Ne Zaman ve Nerede Düzenlendi?
AK Parti Kongre Merkezi, partinin önceki dönemlerinde görev yapmış milletvekillerini, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MYK) üyelerini ve grup mensuplarını özel bir iftar programında ağırladı. Ramazan ayının, İslam peygamberi Hazreti Muhammed tarafından “ebedi azaptan kurtuluş” olarak müjdelenen son on gününe girilirken düzenlenen etkinlikte konuşan Erdoğan, genel merkez yetkililerine bu hasret giderme fırsatını sundukları için teşekkürlerini iletti. İslam aleminin, aziz Türk milletinin ve tüm katılımcıların Ramazan-ı Şerif’ini içtenlikle kutlayan Cumhurbaşkanı, bu mübarek günlerin bereket, rahmet ve mağfirete kapı aralamasını temenni etti.
Kimler Anıldı ve Hangi Mesajlar Verildi?
Bölgesel olarak ciddi sıkıntıların yaşandığı bu haftalarda kardeşlik ve muhabbetin önemine dikkat çeken Erdoğan, Hazreti Mevlana’nın “Bu denizde ne ölmek var bize. Bu denizde ne gam ne dert ne keder, bu deniz alabildiğine muhabbet, bu deniz iyilikten, cömertlikten ibaret.” dizelerini alıntılayarak teşkilat mensuplarının davaya olan hizmetlerine ve varlıklarına minnettarlığını dile getirdi.
Son iftar buluşmasından bu yana ebediyete intikal eden dava arkadaşları da unutulmadı. Erdoğan, vefat eden isimleri tek tek anarak onlara Allah’tan rahmet, mekanlarının cennet olmasını diledi:
- Zeki Ünal – Karaman Milletvekili
- Mustafa Demir – Samsun Milletvekili
- İsmail Bilen – Manisa Milletvekili
- Ali Boğa – Muğla Milletvekili
- Cemalettin Kaflı – Kocaeli Milletvekili
- Cemal Öztürk – Giresun Milletvekili
- Mehmet Altay – Uşak Milletvekili
Ayrıca, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Birlik” adlı şiirindeki “Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.” mısrası ile Divan edebiyatının usta ismi Baki’nin “Avazeyi bu aleme Davud gibi sal. Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.” dizelerine atıf yapılarak, millete hizmet etme ve geleceğe kalıcı eserler bırakma gayesi yinelendi.
Siyasi Mücadele Nasıl Şekillendi?
“Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” anlayışıyla ve “Bismillah” diyerek başladıkları siyasi yolculukta, “Yeter söz de karar da milletin” ilkesini benimsediklerini belirten Erdoğan, yaklaşık 25 senelik bu kutlu yolda karşılaştıkları zorlukları milletin duasıyla aştıklarını vurguladı. Bu süreçte milli iradeyi hedef alan kritik dönemeçlerin altı çizildi:
| Hedef Alınan Dönem / Kalkışma | Mücadele Sonucu |
|---|---|
| Gezi kalkışması | Milletin iradesiyle beraber savuşturuldu |
| 17-25 Emniyet-Yargı kumpası | Ortak dayanışmayla aşıldı |
| 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsü | Demokrasiye düşen gölgeler kaldırıldı |
Eğitimden sağlığa, ulaşımdan emniyete, adaletten savunma sanayisine kadar pek çok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi her zamankinden daha zengin, çoğulcu, özgür ve güçlü bir demokrasiye kavuşturduklarını savundu. Ülkenin istikrar adası olarak parladığını belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonlarını hayata geçirmek için Bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın “Artık aşarız biz bu kanatlarla zamanı, yorgunluk çekilsin yolumuzdan.” dizelerini hatırlatarak, “Aşkınan koşan, yorulmaz” düsturuyla yola devam edeceklerini aktardı.
Erdemliler Hareketi olarak tanımladığı AK Parti’de küslüğe yer olmadığını belirten Erdoğan, üye sayısı 11,5 milyonu aşan partinin tecrübeli isimlerine tarihi bir görev verdi. Eski üyelerden, genç kadrolara deneyimlerini aktarmalarını, siyasi koçluk ve mentörlük yaparak iç cepheyi tahkim etmelerini istedi.
Neden Küresel Ekonomi ve Bölgesel Düzen Risk Altında?
Konuşmasının dış politika ve jeopolitik riskler bölümünde Erdoğan, coğrafyayı gözyaşına boğan sarsıntılara değindi. 28 Şubat itibarıyla komşu ülke İran’a yönelik başlayan saldırıların bölgedeki şiddet sarmalını daha da büyüttüğüne vurgu yaptı. İsrail’in Gazze’deki ateşkesi tamamen hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırdığını ve eş zamanlı olarak Lübnan’ı işgal girişimine başladığını hatırlatan Erdoğan, coğrafyanın kibir sendromuna yakalanmış bir katliam şebekesi yüzünden yavaş yavaş felakete sürüklendiğini ifade etti.
İsrail yönetimine yönelik çok sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, geceyi sığınaklarda geçirmek zorunda kalan İsrail halkının bile, yaşananların ardından Netanyahu’yu Holokost’tan sonraki en büyük felaket olarak tanımlamaya başladığını belirtti. Giderek yayılan bu bölgesel sarsıntıların sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmadığına; etkilerinin küresel çapta turizm, ticaret, enerji ve ekonomi alanlarında derinden hissedildiğine dikkat çekildi.
Son olarak, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana küresel ekonominin en belirsiz günlerinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, savaş ortamının daha da uzaması halinde tüm dünyanın nereye savrulacağının büyük bir soru işareti taşıdığını işaret ederek sözlerini noktaladı.

