Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul’da gerçekleştirilen iftar programında, Orta Doğu’da tırmanan gerilime dair çok önemli değerlendirmelerde bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun provokasyonlarıyla tetiklenen Amerika-İsrail saldırıları ve buna karşılık gelişen olaylar hakkında Türkiye’nin duruşunu net bir şekilde ortaya koyan Erdoğan, bölgedeki ateşin sönmesi için diplomatik çabaların sürdüğünü vurguladı.
Karşılıklı Saldırılara Tepki: “Kabul Edilemez”
İftar programındaki hitabında bölgedeki ve İslam dünyasındaki istikrarın önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan son gelişmelerden duydukları derin üzüntüyü ve endişeyi dile getirdi. Tarafların birbirine yönelik hamlelerini değerlendiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.”
Erdoğan, komşu İran’a yönelik saldırıların Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başlayan bir süreç olduğuna dikkat çekerek, bu durumun bölge barışını tehdit ettiğini belirtti.
Diplomatik Temaslar ve Çözüm Çabaları
Türkiye’nin anlaşmazlıkların çözümünde diyalog ve müzakereyi öncelediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte yürüttüğü üst düzey temaslara dair bilgi verdi. Sürecin tıkanma nedenlerini ve Türkiye’nin girişimlerini şu sözlerle açıkladı:
“Malumunuz, uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Özellikle bu süre içerisinde Sayın Trump’la ve Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Ancak hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.”
Bölgesel Riskler ve Türkiye’nin Yaklaşımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağduyunun hakim olmaması durumunda bölgenin bir “ateş çemberine” sürüklenme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu. Türkiye’nin izlediği politika ve mevcut güvenlik durumu hakkında aşağıdaki hususların altını çizdi:
- Diplomatik Seferberlik: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın başta olmak üzere ilgili tüm yetkililer, muhataplarıyla yoğun temas halindedir.
- Güvenlik Tedbirleri: Türkiye’nin hudut güvenliği ve hava sahası açısından herhangi bir sorunu bulunmamaktadır. Asker, jandarma, polis ve istihbarat birimleri en üst düzeyde tedbir almıştır.
- Öncelikli Hedef: Eş zamanlı olarak önce ateşkesin sağlanması, ardından tarafların müzakere masasına dönmesi hedeflenmektedir.
Aşağıdaki tabloda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan tepkiler ve taraflara yönelik değerlendirmeler özetlenmiştir:
| Eylem / Taraf | Değerlendirme / Tepki |
|---|---|
| İsrail-ABD’nin İran’a Saldırısı | Esefle karşılanıyor, derin üzüntü ve endişe duyuluyor. |
| İran’ın Körfez Ülkelerine Saldırısı | Kabul edilemez bulunuyor (Füze ve dron saldırıları). |
| Müzakere Süreci | İsrail’in zehirleme çabaları ve güven bunalımı nedeniyle sonuçsuz kaldı. |
Konuşmasının sonunda İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörleri acilen harekete geçmeye çağıran Erdoğan, “Savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, -Allah korusun- bölgemizin daha büyük acıları yaşamaması için” çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, “Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız.” diyerek, zor günleri aşana kadar bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

