Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldiği programda bölgesel güvenlik, küresel krizler ve Türkiye’nin insani yardım vizyonu üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Artan bölgesel gerilimler karşısında Türkiye’nin hava sahasındaki güvenlik önlemlerine dikkat çeken Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına ve uluslararası toplumun bu duruma kayıtsız kalmasına sert tepki gösterdi.
Ne Oldu? Gazze’deki İnsanlık Dramı ve Küresel Sessizlik
Ramazan ayının merhamet, kardeşlik, dayanışma ve barış iklimine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam coğrafyasının savaşlar, çatışmalar ve gözyaşı ile anılmasından duyduğu derin teessürü dile getirdi. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze’nin ateşkes kararına rağmen huzura hasret kaldığını belirten Erdoğan, bu tabloya İsrail’in Batı Şeria bölgesindeki insanlık dışı işgal politikalarının da eklendiğini vurguladı.
Bölgedeki acı bilançoya dair spesifik veriler paylaşan Erdoğan, 10 Ekim’den bu yana Gazze’de şehit edilenlerin sayısının 640’ı bulduğunu ifade etti. Bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin ezici çoğunluğunu ise yaşlılar, kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Erdoğan, annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula uğurladığı çocukların kurşunların, füzelerin ve bombaların hedefi olduğunu hatırlatarak, benzer üzücü manzaraların komşumuz İran’ın yanı sıra Somali, Sudan ve Yemen’e kadar geniş bir coğrafyada yaşandığını belirtti.
“Tüm Denizler Mavi Olsa Ne Yazar!”
Küresel duyarsızlığa isyan eden Erdoğan, “Çocukları ürkütülmüş dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar olmasa ne yazar!” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Henüz 6 yaşındaki bir kız çocuğunun bedenine 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü ve sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir düzende, dünyanın bu acılara sessiz kalmasının ve yaşananları adeta yok saymasının daha da kahredici olduğunu söyledi. Halklar, üniversiteler ve vicdan sahipleri meydanları doldururken yöneticilerin şantajlara ve baskılara boyun eğdiğini, bazı ülkelerin soykırımcı İsrail’e destek verdiğini veya zulmü görmezden geldiğini belirtti. Erdoğan, Suriyeli ve Gazzeli on binlerce çocuğun dramının, sanal alemdeki sahte vicdan sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmediğini ifade etti.
Nerede ve Nasıl? Türkiye’nin İnsani Yardım Seferberliği ve STK’lar
Böylesi bir vicdan tutulması karşısında Türkiye’nin, sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle insanlığın vicdanı olma mücadelesi verdiğini vurgulayan Erdoğan, Anadolu merkezli yakılan çoban ateşinin milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını belirtti. Devletin resmi kurumları ve STK’lar aracılığıyla destek olunan ve faaliyet gösterilen bölgeler şunlardır:
- Filistin
- Arakan
- Afrika
- Latin Amerika
Galata Köprüsü’nde yüz binlerce kişinin haykırdığı gibi sinmeyeceklerini, susmayacaklarını ve Filistin’i unutmayacaklarını belirten Erdoğan, Milli İrade Platformu’nu özel olarak tebrik etti. Platformun istikrarlı duruşu şu verilerle desteklendi:
- Bugüne kadar milyonların katılımıyla tam 4 Gazze mitingi düzenlendi.
- Yaklaşık 13 yıldır milletin ve milli iradenin yanında saf tutuyorlar.
- 2013’ten bu yana isminin hakkını ziyadesiyle veren platformun, yüzü sivil toplum kuruluşu olmak üzere toplam 312 aktif üyesi bulunuyor.
Kim ve Neden? Dünyanın Seyirci Kaldığı Tarihi Krizler
Cesaret sahibi birkaç kurum ve ülke dışında coğrafyadaki zulümleri durdurmak için çabalayan çıkmadığını belirten Erdoğan, dünyanın sessiz kaldığı tarihi trajedileri şu şekilde örneklendirdi:
| Bölge | Yaşanan İnsanlık Dramı |
|---|---|
| Suriye | 13,5 yıl boyunca süren aralıksız zulüm |
| Somali | İnsanların açlıktan kırılması |
| Hocalı | Kardeşlerimizin acımasızca katledilmesi |
| Gazze | Tarihin en acı mezalimlerinden birinin yaşanması |
Ne Zaman? Yeni Dönem, İran Gerilimi ve Önleyici Güvenlik
Birlik ve dayanışmayı diri tutmanın önemine değinen Erdoğan, tuğlaları birbirine sıkıca kenetlenmiş bir duvar gibi durulduğu sürece istikbale ve istiklale uzanacak namahrem ellerin kırılabileceğini ve demokrasinin tehlikelerden korunabileceğini söyledi. Ramazan-ı Şerif’ten sadece 1 gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına karşı ancak tek yürek olarak mücadele edilebileceğini vurguladı.
“Hava Sahamızda Tehditleri Önleme Faaliyetinde Bulunuyoruz”
Bölgenin içinde bulunduğu hassas konjonktüre dikkat çeken Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi bir savaşın içine çekmeyi hedefleyen tuzak, tertip ve düzenlere karşı hükümet olarak son derece dikkatli olduklarını belirtti. Olayların perde arkasına odaklandıklarını ve hiçbir senaryoyu dışlamadan her şeyi en ince detayına kadar tahlil edip tetkik ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Hava sahamızda her türlü tehditleri önleme faaliyetinde bulunuyoruz.” açıklamasını yaptı.
Hükümetin sahip olduğu 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi ve kadim devlet aklının, çevredeki karmaşık hadiseleri okuyup ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuz olduğunu belirten Erdoğan, ülkeyi ateş çukurundan uzakta tutmanın birinci önceliklerinin altını çizdi. Özellikle İran’a yönelik saldırılarla eşzamanlı olarak köpürtülen etnik ve mezhep temelli kışkırtmalara karşı vatandaşları sağduyulu olmaya çağırdı.
Sözlerini sivil toplum kuruluşlarına yönelik “uzun ince bir yoldayız” mesajıyla tamamlayan Erdoğan, daha atılgan, çevik ve insicamlı olunması gereken yeni bir döneme girildiğini belirtti. STK’ların asıl güç kaynağının maddi imkanlar, şaşalı törenler veya yüksek binalar olmadığını; onları güçlü kılanın gayretleri, samimiyetleri, idealleri uğruna verdikleri yiğitçe mücadele ve dik duruşları olduğunu ifade etti.

