Büyümenin Eşiğindeki Sektörde İstihdam Kaybı Sürerken, Almanya ve Fransa Daralma Bölgesinden Çıkamadı
Euro Bölgesi’nin kritik imalat sektörü, Ekim ayında da ivme kazanmakta zorlanarak yerinde saydı. HCOB Euro Bölgesi İmalat PMI verisi, 50,0 seviyesinde gerçekleşerek büyüme ile daralma arasındaki kritik eşikte kaldı. Bu durum, bölge ekonomisinin lokomotifi olan sanayideki toparlanmanın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Pazartesi günü yayımlanan verilere göre, imalat üretim endeksi hafif bir artışla 51,0’a yükselerek art arda sekizinci ayda da büyümeye işaret etse de, büyüme hızı oldukça düşük seviyede kaldı. Yeni siparişlerin durgunlaşması ve ihracat siparişlerinin üst üste dördüncü ayda da düşüş göstermesi, geleceğe yönelik endişeleri artırdı. Sektördeki en olumsuz gelişmelerden biri ise istihdam tarafında yaşandı; iş kayıpları yaklaşık iki buçuk yıldır devam ederken, düşüş hızı Haziran ayından bu yana en keskin seviyesine ulaştı.
Ülkeler bazında bakıldığında ise ayrışma dikkat çekti. Yunanistan ve İspanya en güçlü iyileşmeleri kaydederken, Euro Bölgesi’nin iki büyük ekonomisi Almanya ve Fransa daralma bölgesinde kalmaya devam etti. Hamburg Ticaret Bankası Baş Ekonomisti Dr. Cyrus de la Rubia, durumu “Almanya’da kırılgan, Fransa’da durgunlukta, İtalya’da sürekli zayıf ve İspanya’da sadece hafif büyüme gösteren” bir tablo olarak özetledi.
Finans Hattı Yorumu: Euro Bölgesi imalat PMI verisi, bölge ekonomisi için adeta bir “araf” durumunu yansıtıyor. 50,0’lık eşik değer, ne bir resesyon paniği yaratıyor ne de bir toparlanma coşkusu. Bu durum, “stagflasyon” endişelerini, yani aynı anda hem durgunluk hem de yüksek enflasyon yaşanması riskini canlı tutuyor. Üretimin sınırlı da olsa artmaya devam etmesi olumlu bir sinyal olsa da, bu artışın yeni siparişlerle desteklenmemesi, mevcut üretimin sadece eski siparişleri eritmekten kaynaklandığını düşündürüyor. Bu da, önümüzdeki aylarda üretimde bir yavaşlamanın habercisi olabilir.
Raporun en endişe verici kısmı ise istihdam verileridir. Yaklaşık iki buçuk yıldır aralıksız devam eden işten çıkarmalar, şirketlerin geleceğe yönelik güvenlerinin ne kadar düşük olduğunun en somut göstergesidir. Firmalar, talepte kalıcı bir canlanma görmeden yeni personel alımı yapmaktan kaçınıyor. Almanya ve Fransa gibi iki devin hala daralma bölgesinde olması, Euro Bölgesi’nin genel bir toparlanma hikayesi yazmasının önündeki en büyük engel. Özellikle Almanya’nın sanayi motorunun teklemeye devam etmesi, tüm kıta için bir risk unsuru. Tedarik zincirlerindeki belirsizliklerin ve artan girdi maliyetlerinin de devam ettiği göz önüne alındığında, Euro Bölgesi imalat sektörü için önümüzdeki kış ayları oldukça zorlu geçmeye aday görünüyor. Bu veriler, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırım döngüsünde sona yaklaştığına dair beklentileri de güçlendirecektir.

