Temmuz FOMC tutanakları, Fed üyeleri arasındaki derin bölünmeyi gözler önüne serdi. İki guvernörün faiz indirimine oy vermesi, merkez bankasının yön arayışını yansıtırken, Trump’ın yeni tarifelerinin enflasyonist etkisi ana tartışma konusu oldu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 29-30 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ait tutanaklar dün akşam yayımlandı. Tutanaklar, Fed yetkililerinin ABD ekonomisinin karmaşık durumu—özellikle Başkan Donald Trump’ın ticaret politikaları, zayıflayan iş gücü piyasası ve ısrarcı enflasyon riski—karşısında net bir ortak görüş oluşturmakta zorlandığını ortaya koydu.
FOMC Tutanaklarından Çıkan 3 Kritik Başlık
| Konu | Tartışma Noktası | Piyasa Etkisi |
| Tarifeler ve Enflasyon | Yetkililer, Trump’ın yeni tarifelerinin enflasyon üzerindeki kalıcı etkisinin, para politikasının duruşuna bağlı olduğunu kabul ediyor. | Belirsizlik (Gelecek enflasyon projeksiyonlarını zorlaştırıyor) |
| Faiz Politikası Ayrışması | İki Guvernör (Bowman ve Waller) 25 baz puan faiz indirimi yönünde oy kullandı. (1993’ten bu yana ilk kez) | Güvercin Sinyal (Faiz indirim kapısının açıldığını gösteriyor) |
| İşgücü ve Stagnasyon Riski | Yüksek enflasyonun, işgücü piyasası zayıflarken ‘zor ödünleşimlere’ yol açacağı endişesi. | Şahin Sinyal (Politikayı hızlı gevşetmeme temkinliliği) |
Tarihi Bölünme: İki Üyeden Faiz İndirimi Oyu
Tutanaklarda en dikkat çeken detay, Fed Guvernörleri Michelle Bowman ve Christopher Waller’ın çoğunluk kararına muhalefet ederek 25 baz puanlık faiz indirimi yönünde oy kullanması oldu. Bu, 1993 yılından bu yana ilk kez iki Fed Guvernörünün aynı toplantıda faiz kararında muhalif kalması anlamına geliyor. Bu durum, merkez bankasının içindeki “güvercin” (faiz indirimi isteyen) kanadın güçlendiğini gösteriyor.
Trump’ın Tarifeleri Enflasyon Şahinlerine Koz Verdi
Fed yetkilileri arasında asıl fikir ayrılığı ise enflasyonun kalıcılığı ve Başkan Trump’ın yeniden uygulamaya koyduğu gümrük tarifelerinin etkileri üzerine yoğunlaştı. Bazı yetkililer, tarifelerin etkisini görmek için beklemeyi savunurken, diğerleri ekonomik belirsizliğin artması nedeniyle beklemenin uygun olmayacağını savundu.
Tutanaklar, çekirdek tüketici enflasyonu ve üretici fiyatlarındaki son artışların, faiz politikasını hızlı gevşetme konusunda temkinli olan “şahin” yetkililerin elini güçlendirdiğini ortaya koydu. Şahinler, faiz oranlarının nötr seviyenin çok üzerinde olmadığına inanırken, yüksek enflasyonun devam etme riskine karşı uyarıyor.
Fed, tutanaklarda işgücü piyasası zayıflarken yüksek enflasyonun kalıcı olması halinde “zor ödünleşimlerle” karşı karşıya kalabileceklerini belirterek, bir yandan ekonomik büyümeyi destekleme zorunluluğunu, diğer yandan ise fiyat istikrarını koruma görevini dengeleme çabasında olduğunu teyit etti.
Finans Hattı Yorumu:
Fed tutanakları, piyasalara tek bir net yön sinyali vermekten ziyade, bir kaos resmi çiziyor. Fed’in içinde faiz indirimine yakın duran iki guvernörün oy vermesi piyasalarda faiz indirim beklentisini canlı tutarak borsalara ve altına kısa süreli destek verebilir.
Ancak tutanakların genel tonu, büyük bir belirsizlik ve temkinliliğe işaret ediyor. Özellikle Trump’ın tarife politikalarının enflasyon üzerindeki öngörülemez etkisi, Fed’in elini kolunu bağlıyor. Eğer tarifelerin maliyet artırıcı etkisi devam ederse, Fed bir “zor ödünleşim” senaryosuyla karşı karşıya kalacak: Faiz indirerek ekonomiyi desteklemek mi, yoksa enflasyonu dizginlemek için faizleri yüksek tutmak mı?
Bu durum, yatırımcılar için büyük bir risk faktörüdür. Zira Fed net bir politika patikası çizemediği sürece volatilite yüksek kalacaktır. Tutanakların ardından piyasalar, Powell’ın Jackson Hole’da bu karmaşayı netleştirecek bir ‘yol haritası’ sunmasını bekleyecek. Aksi takdirde, belirsizlik ABD tahvil piyasalarında ve dolayısıyla küresel finansal koşullarda baskı yaratmaya devam edecektir.

