Karar Metninde “Yavaşlayan Büyüme ve İstihdam Riski” Vurgusu, Ancak “Enflasyon Hala Yüksek” Uyarısı da Var
ABD Merkez Bankası (Fed), piyasaların nefesini tutarak beklediği Eylül ayı toplantısında, ekonomideki yavaşlama sinyallerini ve işgücü piyasasındaki artan aşağı yönlü riskleri gerekçe göstererek politika faizini 25 baz puan (0,25 puan) indirdi. Bu kararla birlikte, federal fon faiz oranının hedef aralığı %4,00 – %4,25‘e çekilmiş oldu.
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) iki günlük toplantısının ardından yapılan açıklamada, bu kararın, belirsizliğin arttığı bir ortamda, bankanın “maksimum istihdam” ve “%2 enflasyon” şeklindeki ikili görevleri arasında hassas bir denge kurma çabasını yansıttığı belirtildi.
Karar Metnindeki “Dengeli” Mesajlar
Fed, karar metninde ekonomiye ilişkin “dengeli” ancak “temkinli” bir tablo çizdi:
-
Negatif Gelişmeler: “Son veriler, istihdam artışının yavaşladığını, işsizlik oranının biraz yükseldiğini… gösteriyor.”
-
Pozitif Gelişmeler: “…(işsizlik oranı) hala düşük…”
-
Enflasyon Riski: “…enflasyonun artarak ‘biraz yüksek’ seviyede kaldığını gösteriyor.”
Banka, ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin yüksek olduğunu kabul ederek, hem enflasyon hem de istihdam tarafındaki risklere karşı “uyanık” olmaya devam edeceğini vurguladı.
Kurul İçinde “Agresif İndirim” Çatlağı
Karar oy birliğiyle alınmadı. Fed Yönetim Kurulu’na yeni atanan Stephen I. Miran, 25 baz puanlık indirime karşı çıkarak, 50 baz puanlık daha derin bir faiz indirimini savunan tek muhalif oyu kullandı. Bu durum, kurul içinde ekonomideki yavaşlamaya ne kadar agresif bir yanıt verilmesi gerektiği konusunda görüş ayrılıkları olduğunu ortaya koydu.
Fed ayrıca, Hazine tahvilleri ve diğer menkul kıymetleri satarak bilançosunu küçültme (quantitative tightening) programına devam etme taahhüdünü de yineledi.
Finans Hattı Yorum:
Fed’in Eylül ayı kararı ve karar metni, Başkan Powell’ın bir gün önceki basın toplantısında verdiği “dengeli güvercin” mesajlarıyla tam olarak örtüşen, son derece dikkatli ve “ince ayarlanmış” bir adımdır.
1. “Beklenen Oldu”: Piyasa İçin Sürpriz Yok
25 baz puanlık indirim, piyasalar tarafından zaten %90’ın üzerinde bir ihtimalle fiyatlanıyordu. Bu nedenle kararın kendisi, piyasalarda büyük bir şok etkisi yaratmadı. Bu, Fed’in piyasaları doğru yönlendirdiğini ve öngörülebilirliğini koruduğunu gösteren bir durumdur.
2. Asıl Hikaye “Muhalif Oy”da Gizli: Bu toplantının en önemli ve belki de en “güvercin” sinyali, yeni üye Stephen Miran’dan gelen 50 baz puanlık indirim talebidir. Bu durum, Fed’in “güvercin” kanadının artık daha cesur ve daha sesli olduğunu gösteriyor. Eğer önümüzdeki dönemde ekonomik veriler daha da zayıflarsa, bu “güvercin” kanadın kurul içinde daha fazla destek bulması ve gelecekteki faiz indirimlerinin daha hızlı veya daha büyük olabileceğine dair bir beklenti yaratır. Bu, piyasaların yakından takip edeceği bir dinamiktir.
3. “Bilanço Küçültmeye Devam” Mesajı Neden Önemli?
Fed’in bir yandan faiz indirirken, diğer yandan bilançosunu küçültmeye (yani piyasadan likidite çekmeye) devam etmesi, ilk bakışta çelişkili gibi görünebilir. Ancak bu, Fed’in enflasyonla mücadeleyi tamamen bırakmadığına dair piyasalara verdiği en önemli “şahin” güvencedir. Fed, bu adımla “Evet, kısa vadeli faizleri indirerek ekonomiyi destekliyoruz, ancak uzun vadeli para arzını kontrol altında tutarak enflasyonun yeniden canlanmasına izin vermeyeceğiz,” mesajını vermektedir.
4. Piyasalar İçin Anlamı: “Risk İştahı” Desteklendi
Bu “dengeli güvercin” karar, genel olarak riskli varlıklar için pozitif bir zemin oluşturur:
-
Hisse Senetleri (Borsa): Faiz indiriminin teyit edilmesi, borçlanma maliyetlerinin düşeceği ve ekonomik aktivitenin destekleneceği beklentisiyle hisse senedi piyasaları (S&P 500, Nasdaq) için pozitiftir.
-
ABD Doları: Faiz indirim döngüsünün başlaması, dolar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratmaya devam edecektir.
-
Altın: Düşen faizler ve zayıflayan dolar, altın için en ideal ortamı oluşturarak yükselişi destekler.
Piyasalar şimdi, bu “dengeli gevşeme” patikasının ne kadar süreceğini ve bir sonraki faiz indiriminin ne zaman geleceğini anlamak için gelecek ayların enflasyon ve istihdam verilerine odaklanacaktır. Ancak bu toplantı, Fed’in artık “büyüme” risklerini, “enflasyon” riskleri kadar ciddiye aldığını net bir şekilde ortaya koymuştur.

