Dışişleri Bakanı, ABD’nin Baykar’a “gel bizde üret” talebinde bulunduğunu açıklarken, F-35 ve KAAN projelerindeki engellerin kaldırılmaması halinde Türkiye’nin alternatiflere yöneleceği uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinin ardından New York’ta düzenlediği basın toplantısında, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine ve savunma sanayii pazarlıklarına dair kritik mesajlar verdi. Fidan, ABD’nin Türk SİHA devi Baykar’a kendi topraklarında üretim alanı açma talebinde bulunduğunu ilk kez açıklarken, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşü ve milli muharip uçak KAAN’ın motor projesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini net bir dille ifade etti.
Fidan’ın Açıklamalarından Satır Başları
| Konu | Türkiye’nin Talebi / Durum Tespiti |
| ABD’nin Talebi | ABD, Baykar’ın kendi sınırları içinde üretim yapmasını ve bu teknolojiden faydalanmayı istiyor. |
| CAATSA Yaptırımları | “ABD ile CAATSA sorunu kalkmalı.” |
| F-35 Projesi | ABD’nin adım atması gerekiyor. |
| KAAN Projesi | Milli muharip uçağın motor lisansı (General Electric F110) durdurulmuş durumda. |
| Türkiye’nin Uyarısı | “ABD ile sınırlama olunca bu bizi uluslararası sistemde başka arayışlara itecek.“ |
| THY Anlaşması | Boeing’den 75 geniş gövde, 150 dar gövde uçak alımı için anlaşma sağlandı. |
“CAATSA Kalkmadan Olmaz”
Bakan Fidan, iki ülke arasındaki ilişkileri tıkayan en önemli sorunun, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımı sonrası ABD tarafından uygulanan CAATSA (Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) yaptırımları olduğunu vurguladı. Fidan, “ABD ile CAATSA sorunu kalkmalı. F-35 için de KAAN’ın motorları için de adım atmaları gerek,” diyerek normalleşme için öncelikli koşulları sıraladı.
KAAN’ın Motoru İçin “Başka Arayışlar” Sinyali
Fidan’ın en kritik mesajlarından biri de Türkiye’nin en stratejik savunma projesi olan milli muharip uçak KAAN’a ilişkindi. KAAN’ın prototiplerinde kullanılan General Electric üretimi F110 motorlarının lisansının ABD tarafından durdurulduğunu açıklayan Fidan, bu durumun devam etmesi halinde Türkiye’nin alternatif arayışlarına yöneleceği uyarısında bulundu: “ABD ile sınırlama olunca bu bizi uluslararası sistemde başka arayışlara itecek.” Bu ifade, İngiltere (Rolls-Royce) veya diğer potansiyel ortaklarla motor geliştirme seçeneklerinin masada olduğu şeklinde yorumlandı.
THY ve Enerji Anlaşmaları Masada
Bakan Fidan, zirvenin somut çıktılarına da değinerek, Türk Hava Yolları’nın Boeing’den 75 adedi geniş, 150 adedi dar gövdeli olmak üzere toplam 225 uçak alımı için anlaşma sağlandığını teyit etti. Ayrıca, Enerji Bakanlığı’nın da ABD ile uzun süreli enerji tedariki için bir anlaşmaya vardığını hatırlattı.
Fidan ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump’ı hem ikili bir ziyaret hem de gelecek yıl Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi için Türkiye’ye davet ettiğini de sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorumu:
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu açıklamaları, Erdoğan-Trump zirvesinin perde arkasındaki sert ve karmaşık pazarlıkların bir yansımasıdır. Bu, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerde artık sadece “talep eden” değil, aynı zamanda elindeki kozları kullanarak “şart koşan” bir pozisyona geçtiğini gösteren, son derece özgüvenli bir duruştur.
-
Baykar Kozu: ABD’nin Baykar’a “gel bizde üret” talebi, Türk SİHA teknolojisinin ulaştığı seviyenin ve küresel çaptaki etkinliğinin en net tescilidir. Fidan’ın bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşması, “Siz bizim teknolojimize muhtaçsınız, ama aynı zamanda bize yaptırım uyguluyorsunuz. Bu çelişkiyi çözün” demenin diplomatik bir yoludur. Türkiye, Baykar’ı bir pazarlık kozu olarak masaya koymaktadır.
-
KAAN Motoru: Kırmızı Çizgi: KAAN’ın motor lisansının durdurulduğunun açıklanması ve “başka arayışlara iter” uyarısı, Türkiye’nin bu projeyi “ulusal beka” meselesi olarak gördüğünü ve bu konuda geri adım atmayacağını gösteren bir resttir. Bu, Washington’a “ya bizimle birlikte bu uçağı yaparsınız ya da bizi Çin, Rusya veya İngiltere gibi alternatiflere yönelmeye zorlarsınız” mesajıdır.
-
THY ve Enerji Anlaşmaları: Havuç ve Sopa: Bir yanda THY’nin on milyarlarca dolarlık Boeing siparişi ve enerji anlaşmaları gibi devasa “havuçlar” sunulurken, diğer yanda CAATSA ve motor lisansları gibi konularda “sopa” gösterilmektedir. Bu, Türkiye’nin müzakere masasında dengeli ve çok katmanlı bir strateji izlediğini gösteriyor.
Piyasalar İçin Anlamı:
Bu açıklamalar, zirvenin ardından piyasalardaki pozitif havanın nedenini açıklıyor. Piyasalar, Türkiye’nin artık masada eli güçlü bir aktör olduğunu ve en kritik konularda bile (F-35, KAAN) bir ilerleme potansiyeli bulunduğunu görüyor. Fidan’ın açıklamaları, en kötü senaryonun (ilişkilerin tamamen kopması) masadan kalktığını ve zorlu da olsa bir müzakere ve normalleşme sürecinin başladığını teyit ediyor. Bu durum, Türkiye’nin risk primini düşüren ve TL varlıklara olan ilgiyi destekleyen en önemli faktördür. Şimdi gözler, Washington’un bu net mesajlara nasıl bir somut adımla karşılık vereceğinde olacak.

