AK Parti’nin yeni kanun teklifiyle 18-25 yaş arası gençlerin istihdamı için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 18 aya varan finansman sağlanacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan “Genç İstihdam Hamlesi” için yasal süreç hız kazandı. AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulması beklenen yeni kanun teklifi, özellikle 18-25 yaş grubundaki gençlerin özel sektörde kalıcı istihdamını sağlamak amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarını devreye alıyor. “İşe İlk Adım Programı” adı verilen bu düzenleme ile genç işsizliğinin azaltılması ve işverenlerin üzerindeki mali yükün minimize edilmesi hedefleniyor.
Düzenleme kapsamında, İŞKUR’a kayıtlı, yükseköğretim öğrencisi olmayan ve geçmişte 90 günden fazla sigortalılığı bulunmayan gençler öncelikli adaylar olacak. Destek programı, özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren iş yerlerine odaklanırken, işverenlere iki farklı ödeme modeli sunuluyor. İlk modelde, sigortalının asgari ücrete kadar olan maaşının ve sigorta primlerinin tamamı 6 ay boyunca devlet tarafından karşılanacak. İkinci modelde ise daha uzun vadeli bir planlama yapılarak, asgari ücret ve primlerin yüzde 50’si 18 ay boyunca fon tarafından ödenecek. Destek ödemeleri, işverenin işçiye ödediği net tutarın iadesi ve SGK primlerinin doğrudan aktarılması şeklinde yürütülecek.
Finans Hattı Yorum:
Hükümetin genç istihdamına yönelik bu hamlesi, Türkiye ekonomisinin en kırılgan noktalarından biri olan “genç işsizliği” sorununa doğrudan neşter vurmayı amaçlıyor. Finansal açıdan bakıldığında; İşsizlik Sigortası Fonu’nun bu şekilde aktif kullanımı, bütçe disiplinini bozmadan istihdamı teşvik etmek adına stratejik bir tercihtir. Özellikle imalat sektörü vurgusu, Türkiye’nin üretim odaklı büyüme modelini desteklerken, genç iş gücünün sanayiye kanalize edilmesi orta vadede nitelikli iş gücü açığının kapanmasına katkı sağlayacaktır.
İşverenler için sunulan 18 aylık destek seçeneği, maliyetlerin %50 oranında devlet tarafından üstlenilmesi anlamına geliyor ki; bu durum yüksek enflasyon ve artan girdi maliyetleri kıskacındaki şirketler için ciddi bir likidite rahatlaması yaratacaktır. Ancak madalyonun öbür yüzünde, bu tür teşviklerin “geçici istihdam” tuzağına düşme riski bulunmaktadır. Destek süresi sona erdiğinde işten çıkarmaların yaşanmaması için, düzenlemenin verimlilik artışıyla desteklenmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, yabancı uyrukluların kapsam dışı bırakılması, yerli iş gücünün korunması adına popülist bir yaklaşım olsa da piyasa dinamikleri açısından yerli çalışanın maliyet avantajını artıracaktır. Finans Hattı olarak analizimiz; bu paketle birlikte 2026 yılının ikinci yarısında işsizlik verilerinde aşağı yönlü bir kırılma görülebileceği, ancak kalıcı başarının imalat sanayindeki teknolojik dönüşümle paralel gideceği yönündedir.

