Türkiye, sivil havacılık alanında tarihi bir dönüm noktasından geçerek kendi ürettiği döner kanatlı hava aracını uluslararası standartlarda bağımsız olarak sertifikalandıran nadir ülkeler arasına adını yazdırdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında düzenlenen törenle, milli üretimimiz GÖKBEY helikopteri resmi olarak gökyüzündeki yerini tescillemiş oldu.
5N1K Kapsamında Tarihi Başarı
Ne Oldu ve Nerede Gerçekleşti?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında organize edilen GÖKBEY Helikopteri Sertifika Teslim Töreni’nde, yerli helikopterin sivil uçuşlara uygunluğunu onaylayan belge yetkililere takdim edildi. Törende konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da dikkat çektiği üzere; bölgesel çapta yaşanan krizler ve dışarıdan uygulanan ambargolar, Türkiye’nin kendi yüksek teknolojisini geliştirmesini stratejik bir zorunluluk haline getirmiştir.
Kimlerin Liderliğinde, Neden Önemli Bir Dönüşüm Yaşandı?
Yerli ve milli imkanlarla üretimin; aydınlık geleceğin teminatı, bağımsız bir ekonominin temeli ve ülke savunmasının belkemiği olduğunu belirten Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 24 yılda büyük bir ivme yakalandığını vurguladı. Bu süreçte Türkiye’nin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp; ulaştırma, medikal, makine, haberleşme, elektrik-elektronik ve savunma sanayisi gibi kritik alanlarda dünya çapında yüksek teknolojili ürün ihraç eden global bir aktör konumuna eriştiği ifade edildi.
Geçmişten bugüne ulaşılan noktayı Bakan Uraloğlu şu sözlerle özetledi:
“Savunma sanayii alanında dünya güç dengelerini değiştiren İHA/SİHA teknolojilerimizle başladık. Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi platformlarla gökyüzünde söz sahibi olduk. MİLGEM projesiyle kendi savaş gemilerimizi, TCG Anadolu ile dünyanın ilk SİHA gemisini denize indirdik. TOGG ile otomobil hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, TÜRKSAT 6A ile uzayda kalıcı iletişim gücümüzü gösterdik ve uydu ihracatçısı ülkeler arasına yükseldik. Elektrikli trenlerimiz, sürücüsüz metrolarımız, milli banliyö trenlerimiz raylara indi.”
Elde edilen tüm bu kazanımların ardında; devletin sarsılmaz desteği, mühendislerin yoğun emeği ve milletin kararlılığı yatmaktadır.
TUSAŞ Nereden Nereye Geldi?
Havacılık sanayisindeki bağımsızlık yolculuğunun kalbi olan TUSAŞ’ın gelişimi törende özel olarak vurgulandı. Şirketin kat ettiği inanılmaz mesafe aşağıdaki tabloda net bir şekilde görülmektedir:
| Yıl | Tesis Durumu ve Kapasite | Öne Çıkan Projeler |
|---|---|---|
| 1973 | İki küçük kulübe ile başlayan ilk adımlar | – |
| Bugün | 4 milyon metrekarelik devasa üretim tesisleri | KAAN, HÜRJET, ANKA, ATAK-2 |
Ne Zaman Başladı ve Nasıl Bir Süreçten Geçildi?
TUSAŞ’ın devasa projelerinden biri olan ve T625 GÖKBEY ismiyle bilinen helikopterin, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen “Tip Sertifikası”na ulaşma serüveni oldukça meşakkatli bir yolculuktu. Başlangıç aşamasında sivil amaçlı kullanımlar için tasarlanan bu projenin takvimi ve test istatistikleri şu şekilde gerçekleşti:
- Sürecin Başlangıcı: 23 Mart 2016 (İlk başvuru tarihi)
- Geçen Zaman: 10 yıllık kesintisiz ve yoğun bir çalışma dönemi
- Teknik Toplantı Sayısı: 600’den fazla
- Sertifikasyon Testleri: 180’den fazla zorlu test
- Uçuş Test Noktası: Yaklaşık 18 bin farklı veri noktası
- Uyum Dokümanı: 800’den fazla belge
- Doğrulama Uçuşları: Şubat ayında başarıyla tamamlanarak CS-29 dahil tüm uluslararası gerekliliklere uyum sağlandı.
KDM-ERP Sistemi Neden Kritik Bir Rol Oynadı?
Bu karmaşık süreç, Kamusal Dönüşüm Modeli çerçevesinde hayat bulan KDM-ERP Sertifikasyon Modülü sayesinde baştan sona dijital ortamda, şeffaf ve kanıtlara dayalı olarak yürütüldü. Elde edilen bu küresel başarının önemini Bakan Uraloğlu detaylıca ifade etti:
“Böylece Türkiye, hava aracı sertifikasyonunu uçtan uca dijital ve milli bir platform üzerinden yönetebilen dünyadaki çok sınırlı sayıdaki ülkeden biri haline geldi. Bu sertifika ile Türkiye, sivil döner kanatlı hava aracı tasarlayıp, üretip ve kendi ulusal otoritesiyle yabancı bir bağımlılık olmadan sertifikalandırabilen seçkin ülkeler arasına katıldı. Artık ABD, AB, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık ekosistemlerinin yanına, gururla kendi bayrağımızı da dikiyoruz. Bu, sadece teknik bir başarı değil, tam anlamıyla teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık manifestosudur. Yıllarca dış onaylara mahkum edilen bir ülkenin, kendi helikopterini kendi standartlarıyla dünyaya kabul ettirmesi, işte bu da başka büyük zaferin adıdır. GÖKBEY, sadece bir helikopter değil, sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme ve genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur. Bu eser, hepimizin ortak başarısıdır, şehitlerimizin aziz hatıralarına da en güzel armağandır.”
Kimlere Hangi Mesajlar Verildi?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün nezdinde tüm ekibe teşekkür ederken, üretilen teknolojilerin sadece havacılıkla sınırlı kalmadığını vurguladı. Savunma ve havacılıkta atılan adımların, ülkenin genel sanayi ve ulaşım altyapısına doğrudan etki ettiğinin altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:
“Siz zannetmeyin ki sadece bir helikopter için, bir uçak için biz teknoloji geliştiriyoruz. O sizin geliştirdiğiniz teknolojiler, esasında bütün sanayinin, bütün ulaşım araçlarının da rol modelidir, oralarda kullanılan teknolojilerdir. Onun için zaten biz sizlerle milli trenlerimizde, akıllı ulaşım sistemlerimizde ve her türlü projemizde çok sıkı bir işbirliği içerisindeyiz. Aynı şekilde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla sıkı işbirliği içerisindeyiz. Onun için siz sadece bugün helikopteri yaptınız, biz de sertifika verdik değil, teknoloji ürettiniz biz de ülkemizin her alanında kullanıyoruz. Allah sizlerden, bütün ekibinizden razı olsun. Allah, daha iyi projeler, daha güzel projeler böyle kamuoyuna duyurmayı hepimize nasip etsin.”

