Ekonomist Hakan Kara, asgari ücret ile dışarıda tüketilen uygun fiyatlı yemeklerin maliyetlerini karşılaştıran dikkat çekici bir çalışma yayınladı. Yapılan analize göre, 2021 yılından sonra etkisini artıran yüksek enflasyon süreci, dar gelirli vatandaşların dışarıda yemek yeme alışkanlıklarında ve kapasitesinde kalıcı bir küçülmeye neden oldu.
Enflasyonun Sofraya Etkisi
Kara tarafından paylaşılan veriler, asgari ücretlilerin alım gücünde yaşanan erimeyi gözler önüne serdi. Özellikle gıda enflasyonu ve hizmet sektöründeki fiyat artışları, uygun fiyatlı olarak nitelendirilen yemeklere erişimi dahi zorlaştırdı. Analiz, 2021 sonrası dönemde yaşanan bu kaybın henüz telafi edilemediğini vurguluyor.
Öne Çıkan Tespitler
- Kalıcı Daralma: Yüksek enflasyon sonrası dar gelirlinin dışarıda yemek yeme gücü eski seviyelerine dönemedi.
- Maliyet Makası: Asgari ücret artışlarına rağmen, yemek maliyetlerindeki artış hızı alım gücünü baskılamaya devam ediyor.
- Gelecek Beklentisi: 2026 yılına dair veriler kısmi bir toparlanma işaret etse de belirsizlik sürüyor.
2026 Beklentileri ve “Temmuz” Uyarısı
Hakan Kara, çalışmasında 2026 Ocak ayı verilerini de incelediğini ancak bu rakamları grafiğe yansıtmaktan kaçındığını belirtti. Hesaplamalarında kısmi bir iyileşme gözlemlemesine rağmen, yıl ortasında yapılacak fiyat ayarlamalarının tabloyu değiştirebileceğine dikkat çekti.
| Dönem | Durum Değerlendirmesi |
|---|---|
| 2021 Sonrası | Alım gücünde kalıcı düşüş ve kapasite daralması. |
| 2026 Ocak | Verilerde “biraz iyileşme” gözlemlendi. |
| 2026 Temmuz | Şirketlerin fiyat ayarlaması yapma ihtimali nedeniyle belirsizlik. |
Kara, 7 Şubat 2026 tarihli değerlendirmesinde, yıl ortalamasını görmeden kesin bir yargıya varmanın doğru olmayacağını ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
“2026 Ocak rakamlarını da hesapladım, biraz iyileşme var, ancak grafiğe eklemedim çünkü muhtemelen bazı şirketler Temmuz gibi fiyatlarını tekrar ayarlayacaklar. 2026 ortalama fiyatı belli olmadan hesaplamak sağlıklı değil.”

