İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği füze saldırısına dair detaylar netleşmeye başladı. Ortaya çıkan bilgiler, bu saldırının ardında yıllara yayılan son derece karmaşık ve çok katmanlı bir istihbarat ağı olduğunu gözler önüne seriyor.
Financial Times muhabirleri Mehul Srivastava, James Shotter, Neri Zilber ve Steff Chávez tarafından aktarılan raporlara göre, operasyon öncesinde İsrail istihbaratı ile ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) yoğun bir veri analizi süreci yürüttü. İran içerisindeki yüzlerce farklı kaynaktan gelen bilgiler birleştirilerek hedefin konumu saptandı.
İstihbaratın Kalbi: Trafik Kameraları ve Yaşam Modeli Analizi
Operasyonun başarısındaki en kritik faktörlerden biri, 86 yaşındaki Hamaney’in cumartesi sabahı Tahran’daki Pasteur Caddesi civarındaki ofisinde bulunacağının kesinleştirilmesiydi. Bu bilgiye ulaşmak için Tahran’daki trafik izleme sistemleri kilit rol oynadı.
İddialara göre İsrail, Tahran’ın trafik kameralarını yıllar önce hackleyerek şehrin gözetim ağına sızdı. Elde edilen görüntüler şifrelenerek Tel Aviv ve güney İsrail’deki sunuculara aktarıldı. Bu veriler ışığında:
- Hamaney’in koruma ekibinin kullandığı araçların park yerleri,
- Güvenlik görevlilerinin nöbet değişim saatleri,
- Koruma personelinin ev adresleri ve kullandıkları güzergâhlar,
- Kompleksin günlük işleyiş rutinleri
detaylı bir şekilde incelendi. İstihbarat uzmanları bu süreci “yaşam modeli analizi” olarak adlandırıyor. Bu yöntem sayesinde hedef kişinin ve ekibinin davranış kalıpları çıkarılarak operasyon planlandı.
Sinyal İstihbaratı ve ABD Desteği
Saldırı anında sadece görüntü istihbaratı değil, elektronik harp teknikleri de sahadaydı. Hamaney’in bulunduğu bölgedeki baz istasyonlarının bir kısmı devre dışı bırakılırken, diğer telefon aramalarının meşgul gösterilmesi sağlandı. Bu hamle, koruma ekibinin olası bir uyarıyı almasını engelleyerek güvenlik koordinasyonunu saldırı anında zayıflattı.
Operasyonun siber ayağında ABD’nin de aktif rol aldığı belirtiliyor. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’e göre Amerikan ordusu, İsrail jetlerinin hedefe ulaşmasını kolaylaştırmak adına İran’ın savunma, radar ve iletişim sistemlerine kapsamlı siber saldırılar düzenledi ve bu sistemleri geçici olarak kör etti.
Sparrow Füzeleri ile Nokta Atışı
Saldırının icrasında İsrail hava kuvvetlerine ait savaş uçakları, yüksek hassasiyete sahip “Sparrow” füze sistemlerini kullandı. Bazı türevlerinin 1000 kilometre mesafeden çok küçük hedefleri vurabildiği belirtilen bu füzeler, operasyonun vurucu gücünü oluşturdu.
Saatler süren uçuşun ardından İsrail jetleri, Hamaney’in yerleşkesine yaklaşık 30 adet hassas mühimmat ateşledi. İsrail ordusu yetkilileri, saldırının sabah saatlerinde gerçekleştirilmesinin taktiksel bir sürpriz yarattığını ve başarı şansını artırdığını ifade etti.
İsrail Askeri Doktrini ve Hedef Onayı
Uzmanlar, bu tür operasyonlarda “hedef istihbaratı”nın hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. İsrail rezerv ordusunda Tuğgeneral olan eski istihbarat subayı Itai Shapira, hedefin vurulabilmesi için kişinin nerede olduğunun ve yanında kimlerin bulunduğunun hatasız teyit edilmesi gerektiğini vurguluyor.
İsrail askeri doktrinine göre, tetiğe basılmadan önce hedefin konumu en az iki farklı üst düzey istihbarat subayı tarafından bağımsız olarak doğrulanmak zorunda.
| Operasyon Bileşeni | Detaylar |
|---|---|
| İstihbarat Kaynağı | Hacklenen trafik kameraları, yüzlerce veri akışı, CIA iş birliği |
| Analiz Yöntemi | Yaşam modeli analizi (Günlük rutin ve davranış kalıpları) |
| Silah Sistemi | Sparrow yüksek hassasiyetli füzeler (~1000 km menzil) |
| Elektronik Harp | Baz istasyonu manipülasyonu, radar köreltme (ABD destekli) |

