TCMB verilerine göre vatandaş ve reel sektör enflasyon beklentisini aşağı çekerken, piyasa katılımcılarının tahmininde sınırlı bir artış yaşandı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kasım 2025 dönemine ait Sektörel Enflasyon Beklentileri raporunu yayımladı. Finansal ve reel sektör uzmanları ile hanehalkının gelecek 12 aya yönelik enflasyon öngörülerinin ölçüldüğü çalışma, beklentilerde gruplar arası bir ayrışma olduğunu ortaya koydu.
Rapora göre, hanehalkının 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, bir önceki aya göre 2,15 puanlık düşüşle %52,24 seviyesine geriledi. Düşüş eğilimine rağmen bu oran, vatandaşın enflasyon algısının diğer gruplara kıyasla oldukça yüksek seyretmeye devam ettiğini gösterdi. Buna karşın, enflasyonun düşeceğini öngören hanehalkı oranı 1,67 puan azalarak %24,83 seviyesine indi.
Diğer gruplarda ise karışık bir seyir izlendi. Reel sektörün 12 aylık enflasyon beklentisi 0,60 puan azalarak %35,70 olurken, piyasa katılımcılarının beklentisi 0,23 puanlık sınırlı bir artışla %23,49 seviyesine yükseldi. Böylece Kasım ayında beklentisi bozulan tek grup finansal piyasa profesyonelleri oldu.
Finans Hattı Yorumu:
TCMB’nin açıkladığı veriler, enflasyonla mücadelede en zorlu cephenin “beklenti yönetimi” olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Piyasalar (%23,5) ile hanehalkı (%52,2) arasındaki beklenti makasının bu denli açık olması, “hissedilen enflasyon” ile “teknik tahminler” arasındaki kopukluğun sürdüğünü gösteriyor. Hanehalkı beklentisindeki 2,15 puanlık düşüş olumlu bir sinyal olsa da, %50’nin üzerindeki bir beklenti, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın (kira, ücret talepleri vb.) devam etme riskini canlı tutuyor.
Piyasa katılımcılarının beklentisindeki sınırlı artış ise, profesyonellerin son dönemde açıklanan enflasyon verileri ve ekonomik aktivitedeki seyre bağlı olarak daha temkinli bir duruşa geçtiğini işaret ediyor. Özellikle enflasyonun düşeceğine inanan vatandaş oranının azalması, güven tesisinin henüz tam anlamıyla sağlanamadığını ve hanehalkının dezenflasyon sürecine ikna olması için daha somut ve hissedilir düşüşlere ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.

