Gözler Yeni 2 Yıllık Gösterge Tahvil ve Enflasyona Endeksli İhraçta Olacak
Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu hafta düzenleyeceği üç önemli tahvil ihalesi ile iç borçlanma programına devam edecek. Piyasaların yakından takip edeceği ihaleler, yatırımcıların faiz ve enflasyon beklentilerine dair önemli sinyaller verecek.
İhale Takvimi Belli Oldu
Hazine’nin bu haftaki borçlanma takvimi şöyle:
-
Bugün (Pazartesi): 5 yıl (1820 gün) vadeli TÜFE’ye Endeksli Devlet Tahvili ihracı gerçekleştirilecek. Bu ihale, yatırımcıların orta vadeli enflasyon beklentilerini ve enflasyona karşı korunma talebini gösterecek.
-
Yarın (Salı): İki kritik ihale birden yapılacak.
-
Yeni Gösterge Tahvil: 13 Ekim 2027 vadeli sabit kuponlu tahvilin ilk ihracı yapılacak. İşlem görmeye başlamasının ardından bu kağıt, Türkiye’nin yeni 2 yıllık gösterge tahvili olacak.
-
10 Yıllık Tahvil: 10 yıl (3640 gün) vadeli sabit kuponlu tahvilin yeniden ihracına çıkılacak. Bu ihale, uzun vadeli yatırımcı iştahını ölçmek açısından önem taşıyor.
-
Finans Hattı Yorum: Hazine’nin bu haftaki ihale takvimi, piyasalar için bir “gösterge haftası” niteliğinde. Özellikle yarın ilk kez ihraç edilecek olan yeni 2 yıllık gösterge tahvil, en kritik olanı. Bu tahvilin oluşacak faiz oranı, piyasanın önümüzdeki iki yıllık süreç için Merkez Bankası’nın para politikası duruşu, enflasyon beklentileri ve risk primi hakkındaki görüşlerini yansıtacak en net referans noktası olacak. İhaleye gelecek talep ve oluşacak faiz seviyesi, ekonomi yönetimine piyasa güveni konusunda önemli bir geri bildirim sağlayacak.
Bugün yapılacak TÜFE’ye endeksli ihale ise yatırımcıların enflasyondan korunma talebinin ne kadar güçlü olduğunu ölçecek. Yüksek talep, enflasyonist beklentilerin hala canlı olduğuna işaret edebilir. Salı günkü 10 yıllık tahvilin yeniden ihracı ise, özellikle yabancı yatırımcıların da ilgi gösterdiği uzun vadeli borçlanma kağıdı olması nedeniyle, Türkiye ekonomisine yönelik uzun vadeli güvenin bir barometresi olacak. Bu üç ihalenin sonuçları, önümüzdeki dönemde faiz piyasalarının yönü ve TCMB’nin para politikası adımları üzerinde belirleyici olabilir.

