Aralık, Ocak ve Şubat aylarını kapsayan stratejiye göre Hazine, toplam 1,33 trilyon TL’lik iç borç servisine karşılık 1,25 trilyon TL’lik borçlanma planlıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2025 – Şubat 2026 dönemine ilişkin iç borçlanma stratejisini açıkladı. Yayımlanan programa göre Hazine, önümüzdeki üç aylık dönemde vadesi gelen borçların büyük bir kısmını yenileyerek piyasalardan yüklü miktarda fonlama sağlayacak.
Programın detaylarına göre, Aralık ayında 109,6 milyar TL’lik iç borç servisine karşılık 124,2 milyar TL, Ocak ayında 606,4 milyar TL’lik devasa servise karşılık 542,6 milyar TL ve Şubat ayında 620,5 milyar TL’lik servise karşılık 583 milyar TL iç borçlanma yapılması hedefleniyor.
Aralık Ayı Takvimi: 5 Farklı İhraç
İhraç takvimi 8 Aralık’ta 6 ay vadeli Hazine Bonosu ile başlayacak. 9 Aralık’ta 2 ve 5 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvilleri yeniden ihraç edilecek. Ayın ikinci haftasında, 16 Aralık’ta kira sertifikası ve 5 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli devlet tahvili yatırımcıya sunulacak.
Ocak Ayı: Yoğun Borçlanma Dönemi
Ocak ayı, toplam 8 ihraçla en yoğun dönemlerden biri olacak. 5 Ocak’ta 10 ay vadeli bono ve 7 yıl vadeli değişken faizli tahvil ile start verilecek. 6 Ocak’ta kira sertifikası ve sabit kuponlu tahvil, 12 ve 13 Ocak tarihlerinde ise 4 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli ve 10 yıl vadeli sabit kuponlu tahviller piyasaya sürülecek.
Şubat Ayı: Uzun Vadeli Enstrümanlar Sahnede
Şubat ayında da 8 ihraç planlanıyor. 9 Şubat’ta bono ve sabit kuponlu tahvil ihaleleriyle başlayacak süreç, 10 Şubat’ta 5 yıl vadeli kira sertifikası ve 7 yıl vadeli değişken faizli tahvil ile devam edecek. Ayın sonuna doğru, 16 ve 17 Şubat tarihlerinde TÜFE’ye ve TLREF’e endeksli tahviller ile 10 yıllık sabit kuponlu tahvil ihracı gerçekleştirilecek.
Finans Hattı Yorumu:
Hazine’nin açıkladığı üç aylık strateji, 2026 yılının ilk çeyreğinde iç borç çevirme oranlarının (roll-over ratio) yönetilebilir seviyelerde tutulmaya çalışılacağını, ancak özellikle Ocak ve Şubat aylarındaki yüklü itfaların (toplamda 1,2 trilyon TL’yi aşan servis) piyasa likiditesi üzerinde belirleyici olacağını gösteriyor. Aralık ayında borç servisinden daha fazla borçlanma (%113 çevirme oranı) hedeflenirken, Ocak ve Şubat aylarında %90-94 bandında bir borç çevirme oranı öngörülüyor. Bu durum, Hazine’nin yılbaşında piyasayı fonlamaya boğmadan, kontrollü bir borçlanma ile faizler üzerinde ekstra baskı yaratmaktan kaçındığını işaret ediyor.
Ürün çeşitliliği açısından bakıldığında, Hazine’nin sabit kuponlu tahvillerin yanı sıra, enflasyonist beklentileri yönetmek adına TÜFE’ye endeksli tahvillere ve değişken faizli enstrümanlara ağırlık vermeye devam ettiği görülüyor. Özellikle 10 yıllık uzun vadeli tahvil ihraçlarının Ocak ve Şubat aylarında tekrarlanması, piyasada uzun vadeli güveni test etme ve getiri eğrisini (yield curve) sağlıklı oluşturma çabasının bir parçası olarak okunabilir.

