Tahran’ın 10 petrol tankerinin geçişine “iyi niyet jesti” olarak izin verdiği iddia edilirken, küresel enerji arzı üzerindeki baskı sınırlı da olsa hafifliyor.
Dünyanın en kritik enerji darboğazı olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği, haftalarca süren kesintinin ardından yeniden hız kazanmaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump, Kabine toplantısında yaptığı açıklamada, Tahran’ın devam eden müzakerelerin bir parçası olarak 10 petrol tankerinin geçişine “iyi niyet jesti” olarak izin verdiğini duyurdu. Trump, başlangıçta 8 gemi olarak planlanan bu hamlenin 10 gemiye çıktığını belirterek, süreci diplomatik bir “hediye” olarak nitelendirdi.
Başkan Trump’ın iddiaları, yatırım bankası Morgan Stanley’nin verileriyle de destekleniyor. Bankanın raporuna göre, 23 Mart’tan bu yana boğazdan dışarıya doğru yaklaşık 12 geminin geçiş yaptığı tahmin ediliyor. Bu rakam, trafiğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği 19-22 Mart dönemindeki 3 gemilik hacme kıyasla belirgin bir artışı temsil ediyor. Morgan Stanley, 26 Mart itibarıyla geçiş yapan tanker sayısındaki artışın, piyasalardaki “tam durma” korkularını bir miktar yatıştırdığını bildirdi.
Ancak, trafikteki bu toparlanma normal seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Barclays emtia stratejisti Amarpreet Singh, mevcut durumu 1990 Körfez Savaşı’ndan bu yana enerji piyasalarına yönelik en büyük jeopolitik şok olarak tanımladı. Singh, Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli bir kesintinin günlük 13-14 milyon varillik bir arz kaybı anlamına geleceğini vurgularken, küresel stokların 2022 Ukrayna işgali öncesinden bile daha sıkı bir dengede olduğuna dikkat çekti.
Finans Hattı Yorum:
Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde gözlenen bu kıpırdanma, teknik bir iyileşmeden ziyade “sembolik bir de-eskalyasyon” (gerilimi azaltma) sinyali olarak okunmalıdır. Finansal piyasalar için 10-12 gemilik bir geçiş, fiziksel arz açığını kapatmaya yetmese de, petrol fiyatlarındaki “savaş priminin” bir miktar erimesine yol açan psikolojik bir eşiktir. Ancak Barclays’in de işaret ettiği üzere, küresel petrol stoklarının rekor düzeydeki Stratejik Petrol Rezervi (SPR) salımlarına rağmen tarihsel olarak düşük seviyelerde olması, piyasanın herhangi bir yeni şoka karşı ne kadar savunmasız olduğunu kanıtlıyor.
Analizimiz; Trump’ın bu geçişleri bir “hediye” olarak sunmasının, ABD iç siyasetinde enerji enflasyonunu dizginleme çabasıyla örtüştüğü yönündedir. Günlük 13-14 milyon varillik bir riskin masada olduğu bir konjonktürde, 10 gemilik geçiş “okyanusta bir damla” niteliğindedir. Yatırımcılar için asıl gösterge, bu trafiğin süreklilik kazanıp kazanmayacağı ve sigorta primlerinin (war risk insurance) düşüp düşmeyeceği olacaktır. Eğer boğazdaki akış kalıcı olarak normale dönmezse, düşük stok seviyeleri nedeniyle petrol fiyatlarında “yukarı yönlü asimetrik riskler” korunmaya devam edecektir. Şu anki tablo, piyasanın “en kötünün geride kaldığına” dair bir avans kredi verdiğini ancak operasyonel risklerin hala zirvede olduğunu göstermektedir.

