USD44,09
%0.040
EURO51,04
%-0.320
GBP58,99
%-0.190
BIST12.560,35
%-1.82
Petrol104,85
%13.12
GR. ALTIN7.199,36
%-1.41
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
9 Mart 2026, Pts
2026 İstanbul İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. DÜNYA
  3. Hürmüz Krizi Küresel Gıdayı Vurabilir: Türkiye’ye Yeni Rol Beklentisi

Hürmüz Krizi Küresel Gıdayı Vurabilir: Türkiye’ye Yeni Rol Beklentisi

Hürmüz Boğazı krizine karşı Türkiye, küresel gıda ve gübre arzını güvenceye alacak yeni bir güvenli geçiş koridorunun mimarı olmaya hazırlanıyor.

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği koordineli saldırılar, dünya ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı adeta kilitledi. Yaşanan bu sıcak gelişmelerin ardından enerji ve tarım piyasalarındaki tedarik zincirleri ciddi sekteye uğrarken, gözler bir kez daha jeopolitik konumuyla öne çıkan Türkiye’ye çevrildi. Sektör uzmanları, küresel gıda krizinin eşiğine gelinen bu dönemde Ankara’nın yeni bir güvenli geçiş koridorunun mimarı olabileceğine dikkat çekiyor.

Neden Kritik? Hürmüz Boğazı ve Gıda Fiyatları Arasındaki Bağ

Boğazdaki kapanma riskinin yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel gıda ekosistemini de derinden sarsacağı belirtiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, sıvılaştırılmış doğal gaz ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin bu güzergahtan geçtiğini hatırlattı. Gülçubuk, lojistikten gübre maliyetlerine ve sigorta primlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede tarımın olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Hem ülkemizde hem de dünya genelinde tarım sektörü enerjiye mutlak bağımlılık göstermektedir. Akaryakıt, elektrik, sulama, gübre, soğuk zincir, depolama ve nakliye gibi üretim ve dağıtım süreçlerinin hemen tamamı enerji maliyetleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak krizler enerji fiyatlarında, tarımsal maliyette, gıda fiyatlarında ani artışlara yol açabilir.”

Türkiye’nin Dağıtım Merkezi Olma Potansiyeli

Özellikle gıdaya erişim problemi yaşayan gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin artan maliyetler karşısında daha kırılgan olacağını belirten Prof. Dr. Gülçubuk, Türkiye’nin Orta Doğu, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki köprü pozisyonunun büyük bir avantaj sunduğunu aktardı. Gülçubuk, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu jeopolitik kriz ortamında Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde önemli bir rol üstlenme potansiyeli belirebilir. Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üstlendiği ‘Tahıl Koridoru’ rolünü bu sefer ‘enerji ve gıda koridoru’ oluşturma misyonunu yüklenerek küresel barışa ve gıda güvencesine öncülük edebilir.”

Türkiye’nin lojistik gücünün tedarik zincirlerinin kopmasını engelleyebileceğini dile getiren uzman isim, “Liman altyapısı, depolama kapasitesi ve ticari ağları kullanılarak Türkiye, süreçte stratejik ürünlerde bölgesel bir dağıtım merkezi haline gelebilir. Bu tür bir yaklaşım yalnızca Türkiye’nin gıda güvenliğini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda küresel gıda piyasalarında istikrarın korunmasına da katkı sağlayacaktır.” açıklamasını yaptı.

Asıl Tehlike: Küresel Gübre Arzı Nasıl Etkilenecek?

ABD ve İsrail’in başlattığı saldırıların tedarik zincirindeki yapısal sorunları gün yüzüne çıkardığını ifade eden Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu ise farklı bir detaya dikkat çekti. Bayramoğlu’na göre uluslararası kamuoyu petrol fiyatlarına odaklansa da, tarım ekonomisi bağlamında asıl büyük tehlike gübre arzında yatıyor.

Hürmüz Boğazı Üzerinden Gerçekleşen Aylık Gübre Sevkiyatı (Haziran 2025 Verileri Temelinde)
Toplam Aylık Sevkiyat Hacmi 3 ila 3,9 milyon ton
Sülfür Miktarı 1,5 ila 1,8 milyon ton
Üre Miktarı 1,2 ila 1,5 milyon ton
Küresel Ticaretteki Payı (Sülfür ve Amonyak Dahil) Yüzde 33

Boğazın stratejik değerinin enerjiyi aştığını vurgulayan Prof. Dr. Bayramoğlu şu verileri paylaştı: “Hürmüz’ün stratejik önemi enerji boyutunun çok ötesine geçmektedir. Haziran 2025 verilerine göre, dünya genelinde ticarete konu olan toplam gübre hacminin yüzde 33’ünün, sülfür ve amonyak dahil, bu boğazdan geçtiği bilinmektedir. Aylık bazda değerlendirildiğinde, bölgeden 3 ila 3,9 milyon ton gübre sevkiyatı gerçekleşiyor. Bunun 1,5 ila 1,8 milyon tonunu sülfür, 1,2 ila 1,5 milyon tonunu üre oluşturmaktadır. Katar, Suudi Arabistan ve İran, 2024 yılında, sırasıyla dünyanın en büyük azot gübresi ihracatçıları arasında üçüncü, dördüncü ve beşinci sıralarda yer almış ve bu 3 ülke küresel azot ihracatının toplam yüzde 25’ini karşılamıştır.”

Büyük Tonajlı Gemiler İçin Alternatif Rota Pratikte Yok

Bayramoğlu, gübreye bağımlı olan modern tarımın bu krizle birlikte büyük bir risk altına girdiğini ifade etti. Boğazın tam kapanması senaryosunda ortaya çıkacak tabloyu şu maddelerle özetledi:

  • Küresel sülfür arzında yüzde 44 oranında bir daralma yaşanabilir.
  • Küresel üre arzı yüzde 30 oranında azalabilir.
  • Büyük tonajlı yük gemileri için bu rotaya alternatif olabilecek uygulanabilir başka bir deniz yolu bulunmuyor.

Mevcut tablonun yapısal bir zorunluluğa işaret ettiğini belirten Bayramoğlu, “Küresel tarım politikalarının yalnızca üretim artışına değil, gübre arz güvenliğinin çeşitlendirilmesine, enerji girdi bağımlılığının azaltılmasına ve alternatif ticaret koridorlarının geliştirilmesine öncelik vermesi, mevcut krizin gösterdiği yapısal bir zorunluluktur.” tespitinde bulundu.

Çözüm Önerisi: “Gıda ve Gübre Güvenli Geçiş Girişimi”

2022 yılındaki Karadeniz krizi ile 2025 yılında patlak veren Hürmüz krizinin benzer yanları olduğunu söyleyen Bayramoğlu, her iki dönemde de savaş sebebiyle kilit deniz koridorlarının devre dışı kaldığını ve tarafsız arabuluculuk ihtiyacının doğduğunu aktardı.

İstanbul merkezli yeni bir model öneren Bayramoğlu, çözüm fikrini şu sözlerle detaylandırdı:

“Mevcut krizin 2022 koşullarından yapısal açıdan farklı ve daha karmaşık bir denklem sunduğu göz ardı edilmemelidir. Karadeniz modelinden ilham alan ‘Gıda ve Gübre Güvenli Geçiş Girişimi’ kurgusunun hayata geçirilmesi teknik ve diplomatik açıdan mümkün görünmektedir. Bu mekanizma askeri bir deniz koridoru oluşturmak yerine gıda ve gübre tankerlerine yönelik ticari geçiş düzenlemelerini koordine edecek, ithalatçı ülkeler, ihracatçı firmalar, lojistik şirketleri ve uluslararası kuruluşların katılımıyla İstanbul merkezli platform biçiminde işletilebilecektir”

Son olarak, Rusya-Ukrayna savaşındaki Tahıl Koridoru tecrübesiyle rüştünü ispatlayan Türkiye’nin Hürmüz krizinde üstleneceği rolün diplomatik zemin ve stratejik kararlılıkla şekilleneceğini vurgulayan Bayramoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Hürmüz krizinde benzer bir işlev üstlenip üstlenemeyeceği hem Ankara’nın stratejik iradesine hem de krizin çok taraflı çözüm zeminlerine ne ölçüde açık olacağına bağlıdır. Diplomatik pencereler doğası gereği geçicidir ve teknik hazırlık ile siyasi kararlılığın eş zamanlı oluşmasını gerektirmektedir.”

Hürmüz Krizi Küresel Gıdayı Vurabilir: Türkiye’ye Yeni Rol Beklentisi
+ - 0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!