Ramazan ayı, mahiyeti gereği bir arınma, durup düşünme ve elimizdeki nimetlerin kıymetini idrak etme dönemidir. Ancak ne yazık ki iftar vakti yaklaştığında kurulan sofralarda, insanın manevi boşluğunun aşırı yemek tüketimiyle doldurulmaya çalışıldığına şahit oluyoruz. Bu durumu açlıktan ziyade doyumsuzlukla, ihtiyacın sona erdiği noktada başlayan ve asla tatmin edilemeyen bir “açgözlülük” kuyusu ile açıklamak mümkündür.
Gelenek Adı Altında Tüketim Alışkanlıkları
Günümüzde pek çok restoranın iftar menülerine göz attığımızda, kadim bir hastalık olan açgözlülüğün “geleneksel” etiketiyle pazarlandığını ve ticari bir işletme modeline dönüştüğünü görüyoruz. Oysa oruç tutmak, açlığı hissederek başkasının tokluğuna hizmet etme bilincidir. Mevcut restoran kültüründe ise durum tam tersine işlemektedir:
- Masalara sığmayacak kadar çok çeşit sunan ancak yarısı çöpe giden tabaklar,
- Kişi başı dayatılan sabit (fiks) fiyat uygulamaları,
- Müşteriye hizmet etmekten iftarını ancak bir saat sonra ayaküstü yapabilen servis çalışanları.
Düşünürler açgözlülüğü, “insanın iç dünyasındaki boşluğu nesnelerle kapatma çabası” olarak tanımlar. Ramazan ayında karşılaştığımız israf manzaraları da bu içsel yoksunluğun dışa vurumundan başka bir şey değildir. Sofraları donatan o “serpme” iftariyelikler, aslında bereket veya adap değil, doğrudan israftır. “Var ki yiyoruz” mantığı bir şükür biçimi olamaz. Bu noktada hem müşterinin hem de işletmenin, bu arz-talep suç ortaklığına son vererek yeni ve ortak bir iftar modeli geliştirmesi zorunluluktur.
Sürdürülebilir ve Etik Mutfak Modeli
Vicdanı geri plana iten standartların aksine, bugün kabul gören etik mutfak anlayışında “çöp kutusu” kavramına yer yoktur. Bu modelde hiçbir malzeme atık olarak nitelendirilmez, dönüştürülür. Finansal bir yük getirmeyen, sadece zihniyet değişimi gerektiren bu yaklaşımın temel unsurları şöyledir:
| Uygulama Alanı | Etik Mutfak Yaklaşımı |
|---|---|
| Gıda Atıkları | Sebze artıkları, peynir kabukları ve süt ürünleri değerlendirilir. Kullanılamayanlar komposta dönüştürülür. |
| Dönüşüm | Fermantasyon odaları mutfağın merkezindedir; tuz ve zamanla ürünler yeniden döngüye katılır. |
| Tedarik ve Paketleme | Sorumlu tedarikçilerle çalışılır; plastik yerine iade edilebilir şişe, koli ve kutular tercih edilir. |
Görsel Şov Yerine Gerçek Paylaşım
Bu Ramazan ayında gerçek bir değişim hedefliyorsak, işe o “donatılmış” sofraların fotoğraflarını çekip paylaşmaktan vazgeçerek başlamalıyız. Dijital dünyada sergilenen her abartılı lokma, o yemeğe ulaşamayan insanların hakkına girmekle kalmaz, aynı zamanda kendi maneviyatımızı da dijital bir çöplüğe dönüştürür.
Unutulmamalıdır ki gerçek lezzet kamera lenslerinde değil, paylaşmanın huzurundadır. En kıymetli iftar menüsü, bittiğinde çöpte atık bırakan değil; hafızalarda, kalplerde tortu bırakan ve içinde iyilik barındırandır.
Bu Ramazan, sofraların birer tüketim gösterisine dönüştüğü değil; lokmaların bölüşüldüğü, israftan utanç duyulduğu ve “yeterli” olana kanaat getirilen bir ay olsun. Mideyi doyurmak basit bir iştir; ancak açgözlülükle zehirlenmiş bir ruhu, dünyanın tüm mutfaklarını önüne serseniz de doyuramazsınız.
