EİB Başkanı Eskinazi: “Net İhracatın Negatif Katkısı Üzüntü Kaynağı, Tarımdaki Küçülme Tehlikeli”
Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde kaydettiği beklentilerin üzerindeki %4,8’lik büyüme, iş dünyasının bir kesiminde memnuniyetle karşılanırken, ihracatçılardan büyümenin “kalitesine” yönelik ciddi eleştiriler geldi. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, büyümenin %3,4’lük gibi büyük bir kısmının hanehalkı tüketiminden kaynaklandığına dikkat çekerek, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ve “büyümenin lokomotifinin üretim ve ihracat olduğu bir ekonomik modelin hayata geçirilmesi” gerektiğini vurguladı.
TÜİK verilerine göre, ikinci çeyrekte inşaat sektörü %10,9 ve sanayi sektörü %6,1 gibi güçlü oranlarda büyürken, tarım sektörü ise %3,5 küçülerek alarm verdi.
“Tüketim Değil, İhracat Büyümeyi Tetiklesin İstiyoruz”
Eskinazi, yaptığı yazılı açıklamada, hanehalkı tüketiminin büyümeye katkısının ilk çeyrekteki %1,2 seviyesinden ikinci çeyrekte %3,4’e fırlamasının endişe verici olduğunu belirtti. Büyümenin ithalata dayalı tüketimle değil, ihracatla finanse edilmesi gerektiğinin altını çizen Eskinazi, dış ticaretin büyümeyi aşağı çeken rolüne dikkat çekti:
“Net ihracatın 2025 yılı ilk çeyreğinde büyümeye katkısı – yüzde 0,5 iken, 2025 yılının ikinci çeyreğinde yüzde -1,4‘e çıktı. Mal ve hizmet ithalatı büyüme rakamlarını yüzde – 1,8 aşağı çekti. Net ihracatın büyüme rakamlarına pozitif etki edemiyor olması 150 bin ihracatçımız açısından büyük üzüntü kaynağı.”
“Sağlıklı Büyüme İçin Sanayi ve Tarım Sürükleyici Olmalı”
Tarım sektöründeki %3,5’lik küçülmenin de “tehlikeli” olduğunu belirten Eskinazi, ekonomi yönetimini bu verileri doğru okuyarak tedbirler almaya çağırdı. Eskinazi, “İhracat, tarım ve sanayi büyümede sürükleyici olmadığı takdirde sağlanan büyüme rakamlarını sağlıklı olarak nitelendiremeyiz,” diyerek sözlerini tamamladı.
Finans Hattı Yorum:
EİB Başkanı Jak Eskinazi’nin bu değerlendirmesi, %4,8’lik manşet büyüme rakamının ardındaki yapısal sorunlara ve dengesizliklere dikkat çeken son derece önemli bir analizdir. Bu, “büyüme kalitesi” tartışmasını alevlendiren kritik bir çıkıştır.
1. “Şekerli Ama Sağlıksız” Büyüme Modeli Eleştirisi: Eskinazi’nin eleştirisi, mevcut büyüme modelini adeta “şekerli ama sağlıksız” bir diyete benzetiyor. Tüketime dayalı büyüme, kısa vadede yüksek ve göz alıcı rakamlar ortaya çıkarabilir. Ancak bu büyüme, büyük ölçüde ithalatla beslendiği için, ülkenin döviz kaynaklarını tüketir ve cari açık sorununu derinleştirir. İkinci çeyrekte net ihracatın büyümeyi 1,4 puan aşağı çekmesi, bu sağlıksız yapının en net matematiksel kanıtıdır.
2. İhracatçının “Rekabet Gücü” Sorunu: Net ihracatın büyümeye negatif katkı yapması, Türk ihracatçısının küresel pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını gösterir. Bunun arkasında, yüksek enflasyonun yarattığı maliyet baskıları (işçilik, enerji vb.), kurun rekabetçi seviyede olmaması ve en büyük pazar olan Avrupa’daki ekonomik yavaşlama gibi faktörler yatmaktadır. Eskinazi’nin “rekabet edebileceğimiz bir ekosistem” talebi, bu yapısal sorunlara yönelik bir çözüm çağrısıdır.
3. Tarımdaki Küçülme: Gıda Enflasyonu ve Güvenliği İçin Alarm Zili
Bir ekonominin en stratejik sektörlerinden biri olan tarımın %3,5 gibi ciddi bir oranda küçülmesi, gelecekteki gıda arzı güvenliği ve gıda enflasyonu için en büyük alarm zilidir. Üretimin düştüğü bir ortamda, gıda fiyatlarının kontrol altına alınması neredeyse imkansızdır. Bu durum, iklim değişikliği, artan girdi maliyetleri ve tarım politikalarının etkinliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
4. Politika Yapıcılar İçin Mesaj Net: Bu eleştiriler, ekonomi yönetimine net bir mesaj veriyor: Manşet büyüme rakamları tek başına bir başarı ölçütü değildir. Büyümenin sürdürülebilir, kapsayıcı ve ihracata dayalı olması, ekonominin uzun vadeli sağlığı için hayati önem taşımaktadır. Önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Orta Vadeli Program’ın (OVP), bu yapısal sorunlara ne tür çözümler getireceği, piyasalar tarafından yakından izlenecektir.

