Enflasyonist baskıların hafiflemesiyle daralma hızı son 9 ayın en düşük seviyesine geriledi; elektrik ve elektronik öncülüğünde 3 sektör yeniden büyümeye geçti.
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), Kasım 2025’te toparlanma emareleri gösterdi. Ekim ayında 46,5 olan manşet PMI verisi, kasım ayında 48,0’a yükseldi. Endeks, büyüme ile daralmayı ayıran eşik değer olan 50,0’nin altında kalmaya devam etse de, faaliyet koşullarında şubat ayından bu yana en hafif bozulmaya işaret etti.
Verilere göre, imalat üretimindeki gerileme hızı son dokuz ayın en düşük seviyesinde kaydedildi. Firmalar yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak üretim hacimlerini azaltsa da, talepteki yavaşlama ağustos ayından bu yana en ılımlı seviyede gerçekleşti. Ancak, uluslararası rekabetçi fiyatlama koşullarının etkisiyle yeni ihracat siparişlerinde daralma belirginleşti.
Enflasyon cephesinde ise olumlu gelişmeler yaşandı. Girdi maliyetlerindeki artışın yavaşlamasıyla birlikte, imalatçıların satış fiyatları enflasyonu yılın başından bu yana en hafif düzeyde gerçekleşti. Girdi fiyatlarındaki artış hızı da yaklaşık son bir yılın en düşüğünde ölçüldü. İstihdam tarafında ise daralma marttan bu yana en düşük oranda kaydedildi.
Sektörel bazda bakıldığında, ekim ayında hiçbir sektör büyüme gösteremezken, kasım ayında üç sektör yeniden büyüme bölgesine geçti. En güçlü iyileşme, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe izlenirken, metalik olmayan mineral ürünler ile ağaç ve kağıt ürünleri de üretim hacmini artırdı. Buna karşılık, en keskin daralma ve istihdam kaybı tekstil sektöründe yaşandı.
Finans Hattı Yorumu:
Kasım ayı PMI verileri, Türkiye imalat sanayisinin “en kötüyü geride bırakmış olabileceğine” dair güçlü sinyaller veriyor. Endeksin 48,0 seviyesine yükselmesi ve daralma hızının belirgin şekilde yavaşlaması, ekonomideki “yumuşak iniş” senaryosunu destekler nitelikte. Özellikle maliyet enflasyonundaki düşüş, üreticilerin üzerindeki marj baskısını hafifleterek fiyatlama davranışlarında normalleşmeye kapı aralıyor.
Verilerin en dikkat çekici yanı ise sektörel ayrışmadır. Elektrik-elektronik gibi katma değeri yüksek bir sektörün büyümeye öncülük etmesi, sanayideki teknolojik dönüşümün ve talep esnekliğinin bir göstergesi. Diğer yanda, emek yoğun tekstil sektörünün daralmaya ve istihdam kaybetmeye devam etmesi, bu alandaki yapısal sorunların ve rekabetçilik kaybının derinleştiğini gösteriyor. Genel tabloda, eğer maliyetlerdeki bu ılımlı seyir devam ederse, 2026’nın ilk çeyreğinde imalat sanayinin yeniden 50,0 eşiğinin üzerine çıkarak büyüme bölgesine geçmesi muhtemel görünüyor.

