IMF’den Orta Doğu Uyarısı: En İyi Senaryoda Bile Büyüme Düşecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki mevcut çatışmaların küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, en iyimser senaryoda dahi büyüme beklentilerinde bir düşüş öngördü. Georgieva, 13-18 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesinde yaptığı “Orta Doğu Savaşı Şokunu Hafifletmek” başlıklı konuşmasında, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukları ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Orta Doğu’daki Çatışmaların Küresel Etkileri
Dayanıklı olduğu düşünülen dünya ekonomisinin, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yeniden bir sınavdan geçtiğini belirten Georgieva, çatışmanın dünya genelinde ciddi sıkıntılara yol açtığını vurguladı. “Gelecek hafta bahar toplantılarımızda bakanları ve merkez bankası başkanlarını ağırladığımızda, odak noktamız bu son şoku en iyi nasıl atlatacağımız ve ekonomiler ile insanlar üzerindeki acıyı nasıl hafifleteceğimiz üzerine olacak,” diyen Georgieva, bu şokun küresel ve asimetrik bir arz sorununa yol açtığını belirtti.
Arz Kesintileri ve Yüksek Enerji Maliyetleri
Georgieva, küresel günlük petrol akışının yaklaşık %13, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının ise %20 oranında kesintiye uğradığını, bunun da enerji maliyetlerini artırdığını ve tedarik zincirlerinde dünya genelinde bozulmalara neden olduğunu ifade etti. Şokun etkisinin çatışmaya yakınlık, enerji ihracatçısı veya ithalatçısı olma durumuna ve ülkenin politika alanına göre değişiklik gösterdiğini dile getirdi.
Petrol fiyatlarının savaş başlamadan önce varil başına 72 dolardan 120 dolara kadar yükseldiğini hatırlatan Georgieva, fiyatların düşmesine rağmen hala savaş öncesi seviyelerin çok üzerinde seyrettiğini ve birçok ülkenin enerji kaynaklarına erişim için yüksek bedeller ödediğini aktardı.
Tedarik Zinciri Sorunları ve Gıda Güvenliği
Arz kesintilerinin bir süre daha dalga etkisi yaratmaya devam edeceğini belirten Georgieva, minimum akış seviyelerinin korunanamaması nedeniyle bazı petrol rafinerilerinde kapanmalar yaşandığını anlattı. Rafine ürünlerde, özellikle dizel ve jet yakıtı arzındaki sıkıntıların ulaşım, ticaret ve turizm faaliyetlerini olumsuz etkilediğini söyledi.
Taşımacılıkta yaşanan sorunların gıda güvenliğini de tehdit ettiğine işaret eden Georgieva, bu durumun en az 45 milyon kişinin daha gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına ve dünya genelinde açlık çekenlerin sayısının 360 milyonun üzerine çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi. Yüksek gübre fiyatlarının da bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Kükürt, helyum ve nafta gibi kritik girdilere olan bağımlılığın, çip üretimi, tıbbi görüntüleme ve plastik sanayi gibi alanlarda tedarik zinciri aksaklıklarına yol açtığına da dikkat çekildi.
Büyüme Tahminleri ve Olası Senaryolar
Şokun etkilerinin fiyatlar, arz kıtlığı, enflasyon beklentileri ve finansal koşullar aracılığıyla görüleceğini belirten Georgieva, dünyanın bu duruma karşılık kolektif enerji verimliliği ve enerji çeşitlendirme arayışını sürdürmesinin önemini vurguladı.
“Etkisi ne kadar büyük? Bunun yanıtı, ateşkesin sürüp sürmeyeceğine, kalıcı barışa yol açıp açmayacağına ve savaşın ardında ne kadar hasar bırakacağına bağlı. Belirsizlikler göz önüne alındığında, gelecek hafta yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünüm raporumuz, nispeten hızlı bir normalleşmeden, orta düzeyli bir senaryoya ve petrol ile gaz fiyatlarının çok daha uzun süre çok daha yüksek kaldığı ve ikinci tur etkilerinin belirginleştiği bir senaryoya kadar uzanan bir dizi senaryoyu içerecek,” dedi.
IMF Başkanı Georgieva, “Aslında bu şok olmasaydı, küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor olacaktık. Ancak şimdi, en umut verici senaryomuz bile büyümede aşağı yönlü bir revizyonu içeriyor. Neden? Altyapı hasarı, arz kesintileri, güven kaybı ve diğer kalıcı etkiler,” diye ekledi.
Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin geleceği veya bölgesel hava trafiğinin toparlanmasının nasıl gerçekleşeceği gibi konularda belirsizliklerin devam ettiğini belirten Georgieva, “Bildiğimiz şey, yeni barış kalıcı olsa bile büyümenin daha yavaş olacağıdır,” ifadesini kullandı.
Ülkelere Göre Farklı Etkiler ve Politika Önerileri
Dünya genelinde önemli farklılıklar olduğunu aktaran Georgieva, petrol ve gazı kesintisiz ihraç edebilen ülkelerin en az etkilenenler arasında yer aldığını belirtti. Buna karşılık, abluka yaşayan petrol ve gaz ihracatçıları dahil olmak üzere savaştan doğrudan etkilenen ülkeler ve ithal petrol ile gaza bağımlı olan ülkelerin etkinin yükünü daha fazla hissettiğini ifade etti.
Körfez’deki tanker trafiğinde yaşanan kesintiler göz önüne alındığında, etkinin boyutunun ülkelerin stratejik petrol ve gaz rezervleri dahil olmak üzere sahip oldukları politika alanına bağlı olacağını dile getirdi.
Politika yapıcıların durumu daha da kötüleştirmemeleri gerektiğini vurgulayan Georgieva, ülkelere ihracat ve fiyat kontrolleri gibi tek taraflı eylemlerden kaçınma çağrısında bulundu.
Mevcut koşullarda bekle-gör yaklaşımının uygun olduğunu belirten Georgieva, enflasyon beklentilerinin bozulma ve maliyetli bir enflasyon sarmalını tetikleme tehdidi oluşturması halinde ise merkez bankalarının faiz artırımlarıyla kararlı bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Maliye politikası tarafında ise desteğin hedefli ve geçici olması gerektiğini, para ve maliye politikalarının uyum içinde yürütülmesinin önemine işaret etti.
IMF Desteği Talebinde Artış Beklentisi
IMF’nin ülkelere destek vermeye hazır olduğunu belirten Georgieva, Orta Doğu’daki savaşın etkileri dikkate alındığında Fon’un ödemeler dengesi desteğine yönelik talebin kısa vadede 20 ile 50 milyar dolar arasına çıkmasının beklendiğini kaydetti.
Özet
* **Arz Şokunun Niteliği:** Büyük, küresel ve asimetrik bir arz şoku yaşanıyor.
* **Kesintilerin Devamı:** Arz kesintileri dalga etkisi yaratmaya devam edecek.
* **Senaryolar:** Dünya Ekonomik Görünüm raporu bir dizi senaryoyu içerecek.
* **Politika Alanının Önemi:** Etkinin ne kadar kötü olacağı ülkelerin politika alanına bağlı.
* **IMF Desteği:** IMF desteğine yönelik talebin kısa vadede 20 ile 50 milyar dolar arasında olabileceği beklentisi.











