Banka, Kasım enflasyonundaki düşüşün daha büyük bir faiz indirimini teşvik ettiğini belirtirken, çekirdek enflasyondaki katılığa ve beklentilerdeki bozulmaya rağmen TCMB’nin ‘güvercin’ bir eğilim sergilediğine dikkat çekti.
ING Global, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın son Para Politikası Kurulu toplantısında aldığı kararları ve ekonomik görünümü değerlendiren bir rapor yayımladı. Rapora göre TCMB, politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 39,5’ten yüzde 38’e çekti. Bu hamle, Ekim ayında yapılan 100 baz puanlık indirime kıyasla daha hızlı bir gevşeme temposuna işaret ederken, faiz koridoru 450 baz puan seviyesinde sabit bırakıldı.
Değerlendirmede, Kasım ayı enflasyonunun gıda fiyatlarındaki aşağı yönlü sürpriz ve baz etkileri sayesinde manşette beklenenden güçlü bir yavaşlama gösterdiği vurgulandı. Ancak ING analistleri, çekirdek ve hizmet enflasyonundaki temel eğilimin yüksek seyrini koruduğuna dikkat çekerek, manşet verideki düşüşün Aralık ayında daha büyük bir faiz indirimini teşvik ettiğini belirtti.
Raporun dikkat çeken bir diğer noktası ise enflasyon beklentilerindeki bozulma oldu. TCMB’nin piyasa katılımcıları anketine göre 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,5’e, 24 ay sonrası beklenti ise yüzde 17,7’ye yükseldi. ING, beklentilerdeki bu bozulmaya rağmen faiz indirimlerinin hızlanmasının, TCMB’nin güvercin bir eğilim gösterdiğine işaret ettiğini savundu.
Ekonomik aktivite tarafında ise 3. çeyrekteki manşet zayıflığa rağmen mevsimsellikten arındırılmış büyümenin güçlü kaldığı, PMI ve güven endekslerinin dördüncü çeyrekte iyileşme sinyalleri verdiği belirtildi. Gelecek adımların veri odaklı olacağını vurgulayan ING, 2026 asgari ücret görüşmeleri, otomatik vergi ayarlamaları ve dolarizasyon eğilimlerinin para politikasının seyri açısından belirleyici olacağını ifade etti.
Finans Hattı Yorumu:
ING Global’in raporu, TCMB’nin “sıkı duruş” söylemi ile “hızlanan faiz indirimi” eylemi arasındaki makasın açılmaya başladığını gösteriyor. Enflasyon beklentilerinin (özellikle 12 ve 24 ay vadeli) yükseldiği bir ortamda, Ekim ayındaki 100 baz puandan 150 baz puana vites yükseltilmesi, Merkez Bankası’nın manşet enflasyondaki düşüşe odaklanarak büyümeyi destekleme isteğinin ağır bastığını düşündürüyor.
Bu durum, piyasalarda “erken gevşeme” endişesi yaratabilir. Çekirdek ve hizmet enflasyonunun yapışkan kalması, önümüzdeki aylarda yapılacak asgari ücret zammı ile birleştiğinde, enflasyonla mücadelede riskleri artırabilir. TCMB’nin bu “güvercin” adımı, kısa vadede piyasaları ve kredi kanallarını rahatlatsa da, beklentilerin yönetimi ve kur üzerindeki baskı açısından 2026’nın ilk çeyreğini daha kritik hale getiriyor. Yatırımcılar, asgari ücret zammının boyutunu ve bunun Ocak ayı enflasyonuna etkisini görmeden uzun vadeli tahvil pozisyonlarında temkinli kalmaya devam edebilir.
