Yıllık Enflasyonun Baz Etkisiyle Hafif Gerilemesi Öngörülüyor
Uluslararası finans kuruluşu ING Global, Türkiye’de Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artışını aylık %2,6 olarak tahmin ettiğini açıkladı. Kuruluş, aylık bazda yüksek seyrin devam etmesini beklerken, yıllık enflasyonda ise baz etkisinin desteğiyle sınırlı bir düşüş öngördü.
Aylık Artışın Arkasındaki Nedenler
ING tarafından yayınlanan raporda, Ekim ayı enflasyonunu yukarı yönlü etkileyecek faktörler şöyle sıralandı:
-
Olumsuz hava koşullarının tetiklediği gıdada devam eden fiyat baskıları.
-
Hizmetler sektöründe devam eden yapışkanlık.
-
Giyim grubunda mevsimsel fiyat artışları.
-
Sigara fiyatlarındaki artışlar.
Kuruluş, kendi tahminine ilişkin risklerin de yukarı yönlü olduğunu belirterek, açıklanacak rakamın beklentilerini aşma potansiyeline dikkat çekti.
Raporda, aylık yüksek seyre rağmen yıllık enflasyonun, geçen yılın aynı dönemindeki yüksek artışın yarattığı olumlu baz etkisinin desteğiyle %33,3’ten %33’e gerileyeceği tahmin edildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), resmi Ekim ayı enflasyon verilerini Pazartesi günü kamuoyuna duyuracak.
Finans Hattı Yorumu:
ING’nin %2,6’lık aylık enflasyon tahmini, enflasyonla mücadelede henüz istenen soğumanın sağlanamadığını gösteriyor. Raporda altı çizilen gıda ve hizmetler kalemleri, enflasyondaki ataletin ve yapışkanlığın ana kaynakları olmaya devam ediyor. Özellikle hizmet enflasyonundaki katılık, beklentilerin bozulduğunun ve fiyatlama davranışlarının normale dönmekte zorlandığının en net işareti.
Yıllık enflasyonda beklenen sınırlı düşüş ise kesinlikle bir zafer olarak görülmemeli. Bu düşüş, ekonomideki bir soğumadan ziyade, geçen yılın aynı ayındaki çok yüksek artışın yarattığı matematiksel bir “baz etkisinden” kaynaklanıyor. Asıl endişe verici olan, aylık bazda hala bu kadar yüksek bir artış dinamiğinin devam etmesidir. ING’nin riskleri “yukarı yönlü” olarak belirtmesi de cabası; bu, piyasanın daha da olumsuz bir sürprize hazırlıklı olması gerektiği anlamına geliyor. Pazartesi günü açıklanacak resmi veri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönem para politikası adımlarının tonunu belirlemesi açısından kritik olacak.
