Gözler Gelecek Haftaki Büyüme ve Enflasyon Verilerinde, OVP Piyasaların Yeni Yol Haritası Olacak
Hollanda merkezli küresel finans devi ING, Türkiye ekonomisine ilişkin merakla beklenen Eylül ayı tahminlerini yayımladı. ING’nin raporu, ekonominin ikinci çeyrekte güçlü bir büyüme sergilediği, enflasyonda düşüşün sürdüğü ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu zemin üzerinde faiz indirimlerine devam edeceği yönünde şekillendi.
ING Global tarafından yayımlanan ve ekonomist Muhammet Mercan’ın imzasını taşıyan rapora göre, bankanın Türkiye için temel beklentileri şöyle:
-
Büyüme (GSYH): Türkiye ekonomisinin 2025 yılı ikinci çeyreğinde, baz etkisinin de yardımıyla, yıllık bazda %3,8 büyümesi bekleniyor. Bu rakam, ilk çeyrekte kaydedilen %2,0’lık büyümenin üzerinde önemli bir ivmelenmeye işaret ediyor.
-
Enflasyon (TÜFE): Ağustos ayında aylık enflasyonun %1,5 ile piyasa beklentilerinin altında kalacağı, yıllık enflasyonun ise Temmuz’daki %33,5 seviyesinden %32,2‘ye gerileyeceği öngörüldü.
-
Para Politikası (Faiz Kararı): Bu büyüme ve enflasyon patikası göz önüne alındığında, TCMB’nin 11 Eylül’deki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 300 baz puan daha indirerek gevşeme döngüsünü sürdürmesi bekleniyor.
Gözler Kritik Veri Takviminde ve OVP’de
ING’nin raporu, piyasalar için Eylül ayının ilk haftasının ne kadar kritik olacağının da altını çizdi. Yatırımcıların ajandasında iki önemli tarih öne çıkıyor:
-
1 Eylül Pazartesi: İkinci çeyrek GSYH büyüme verisi.
-
3 Eylül Çarşamba: Ağustos ayı TÜFE enflasyon verisi.
Bu iki kritik verinin yanı sıra, hükümetin 2026-2028 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Programı’nı (OVP) da açıklaması bekleniyor. ING, OVP’nin 2026 yılına ilişkin politika görünümüne ışık tutarak piyasaların yeni yol haritasını çizeceğini belirtti.
Ancak raporda, mart ayındaki kur dalgalanması sonrası sıkılaşan finansal koşullar nedeniyle, yıllık büyümedeki ivmelenmeye rağmen çeyreklik (ardışık) büyüme momentumunda bir yavaşlama olacağı uyarısı da yapıldı.
Finans Hattı Yorum:
ING’nin bu raporu, mevcut ekonomi politikalarının piyasalar tarafından nasıl okunduğuna ve gelecek beklentilerinin nasıl şekillendiğine dair önemli bir referans noktası sunuyor.
1. “Yumuşak İniş” Senaryosu Fiyatlanıyor: %3,8 gibi güçlü bir yıllık büyüme beklentisi, ekonominin sıkı para politikasına rağmen resesyona girmeden, kontrollü bir şekilde yavaşladığı “yumuşak iniş” senaryosunu destekliyor. Bu, hem ekonomi yönetimi hem de piyasalar için en ideal senaryodur. Yıllık büyümenin güçlü kalması, şirket kârlılıklarının ve dolayısıyla Borsa İstanbul’un da desteklenmeye devam edeceği anlamına gelir.
2. Dezenflasyon Süreci Rayında: Aylık enflasyonun %1,5 gibi görece düşük bir seviyede beklenmesi ve yıllık enflasyonda düşüşün süreceği öngörüsü, TCMB’nin yürüttüğü dezenflasyon programının rayında gittiğine dair piyasa algısını güçlendiriyor. Bu durum, TCMB’ye faiz indirimleri için gerekli olan “meşru zemini” ve “manevra alanını” sağlıyor.
3. 300 Baz Puanlık İndirim Beklentisi Ne Anlama Geliyor?: ING’nin 300 baz puan gibi oldukça güçlü bir indirim beklemesi, piyasanın TCMB’nin dezenflasyon sürecine olan güveninin tam olduğunu ve bankanın reel faizi (politika faizi – beklenen enflasyon) pozitif tutarken, kademeli olarak gevşemeye devam edeceğini öngördüğünü gösteriyor. Bu, hem kredi maliyetlerini bir miktar düşürerek ekonomik aktiviteyi destekleyecek hem de TL’nin cazibesini koruyacak “dengeli” bir adım olarak görülüyor.
4. Gözler OVP’de Olacak: Yeni Hikaye Yazılacak: Gelecek hafta açıklanacak olan GSYH ve TÜFE verileri “geçmişi” anlatırken, piyasaların asıl odaklanacağı şey “geleceğin hikayesi” olacak. Yeni OVP, hükümetin önümüzdeki üç yıl için büyüme, enflasyon, bütçe disiplini ve en önemlisi yapısal reform hedeflerini ortaya koyacak. OVP’nin piyasa dostu, gerçekçi ve kredibilitesi yüksek hedefler içermesi, Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımcı algısını daha da güçlendirerek TL varlıklar için yeni ve güçlü bir pozitif katalizör olabilir.

