Tahran’dan “Birlik” Vurgusu, Gözler Bölgesel Gerilimde
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin savaş arayışında olmadığını ancak toprağına yönelik herhangi bir saldırıya karşı en sert şekilde yanıt vereceğini belirterek ABD ve İsrail’e net bir uyarıda bulundu. Bu açıklama, Ortadoğu’da tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemde, İran’ın savunma doktrinini ve kırmızı çizgilerini bir kez daha ortaya koydu.
Önceden kaydedilmiş bir televizyon röportajında konuşan Pezeşkiyan, hem ABD’yi hem de İsrail’i “İran’ı bölmeye ve yok etmeye çalışmakla” suçladı. Ancak bu çabalar karşısında İran halkının birlik içinde olduğunu ve bu tür girişimlere izin vermeyeceğini güçlü bir şekilde vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı, “Amerika ve İsrail, İran’ı bölmeye ve yok etmeye çalışıyor, ancak hiçbir İranlı, İran’ın bölünmesini istemez,” diyerek, dış tehditlere karşı bir “ulusal birlik” mesajı verdi. Pezeşkiyan’ın açıklaması, bir yandan savaştan kaçınma arzusunu dile getirirken, diğer yandan olası bir saldırı durumunda İran’ın caydırıcılık kapasitesinin altını çizen iki yönlü bir stratejiyi yansıtıyor.
Finans Hattı Yorum:
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın bu açıklaması, sadece diplomatik bir söylem değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını ve jeopolitik risk algısını doğrudan etkileyen, dikkatle analiz edilmesi gereken bir mesajdır.
1. “Stratejik Belirsizlik” ve Caydırıcılık Politikası: Pezeşkiyan’ın “savaş istemiyoruz ama…” şeklindeki ifadesi, uluslararası ilişkilerde sıkça kullanılan bir “stratejik belirsizlik” ve caydırıcılık taktiğidir. Bu taktikle Tahran, hem Batı’daki “güvercin” kanatlara diyalog kapısının açık olduğu mesajını veriyor hem de “şahin” kanatlara askeri bir müdahalenin bedelinin çok ağır olacağını hatırlatıyor. Bu, tırmanmayı önlemeye yönelik, ancak kırmızı çizgileri de net bir şekilde çizen bir duruştur.
2. Petrol Piyasaları İçin Anlamı: “Jeopolitik Risk Primi” Canlı Kalacak
Bu tür açıklamalar, ham petrol fiyatları üzerindeki “jeopolitik risk primini” canlı tutan en önemli faktördür.
Aşağı Yönlü Baskıyı Sınırlar: “Savaş istemiyoruz” mesajı, en kötü senaryo olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi olasılıkları bir miktar zayıflatarak, petrol fiyatlarında ani ve kontrolsüz bir sıçramanın önüne geçebilir.
Yukarı Yönlü Desteği Korur: Ancak “güçlü karşılık veririz” tehdidi, bölgedeki tansiyonun her an yükselebileceğini ve arz güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatır. Bu durum, petrol fiyatlarının belirli bir seviyenin altına inmesini engelleyen temel bir destek unsuru olarak işlev görür.
3. “Birlik” Vurgusu ve İç Politika: Pezeşkiyan’ın “İranlıların birliği” vurgusu, sadece dışarıya değil, aynı zamanda içeriye de yönelik bir mesajdır. Bu, reformist kimliğiyle bilinen Pezeşkiyan’ın, ulusal güvenlik gibi temel bir konuda ülkedeki tüm farklı kesimlerin (muhafazakarlar, Devrim Muhafızları vb.) aynı çizgide olduğu mesajını vererek, olası bir dış müdahale karşısında ülkenin tek vücut olacağını gösterme çabasıdır.
Sonuç olarak, bu açıklama Ortadoğu’daki mevcut “ne savaş ne barış” durumunun bir süre daha devam edeceğini teyit etmektedir. Finansal piyasalar için bu, öngörülebilirliğin düşük, haber akışına bağlı volatilitenin ise yüksek kalacağı bir ortam anlamına gelmektedir.