İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ABD ve İsrail tarafından İran’a düzenlenen saldırıların 30’uncu gününde yaptığı halka sesleniş konuşmasında, mevcut savaşın hayati bir dönüm noktasına ulaştığını vurguladı.
Ghalibaf, geride kalan 30 günü “gurur, direniş ve birlik” dönemi olarak nitelendirirken, İran halkının sokaklardaki kararlı duruşunun çatışmaların gidişatını şekillendirdiğini savundu. Yerel ve bölgesel basın organlarında yer alan bilgilere göre Galibaf, halkın sergilediği bu bütünlüğün Tahran yönetimi adına dünya kamuoyuna verilmiş en güçlü siyasi mesajlardan biri olduğunu dile getirdi.
Stratejik Hedef Hürmüz Boğazı’na Kaydı
Savaşın dinamiklerinin farklılaştığını iddia eden Galibaf, İsrail ve ABD’nin operasyonel süreçte başlangıçta İran’ın hava savunma, deniz gücü ve füze sistemlerini saf dışı bırakmayı amaçladığını söyledi. Ancak gelinen aşamada stratejik odak noktasının Strait of Hormuz üzerindeki jeopolitik denkleme doğru evrildiğini savundu.
Tahran’dan gelen son açıklamalar, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji nakliyatı ve bölgedeki kritik altyapılara yönelik daha keskin tonlar içeriyor. Bu durum, küresel piyasalarda enerji maliyetleri ve sigorta primleri üzerinden yakından takip edilen ekonomik bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
İran’ın Temel Stratejik Baskı Unsurları
| Baskı Unsuru | Stratejik Önem |
|---|---|
| Füze Kapasitesi | Askeri caydırıcılık ve aktif saha operasyonları. |
| Hürmüz Boğazı | Enerji akışı ve küresel jeopolitik maliyet baskısı. |
| Toplumsal Mobilizasyon | Siyasi birlik mesajı ve psikolojik üstünlük. |
Washington’un İkili Tutumu ve Kara Harekâtı İddiası
Meclis Başkanı Galibaf, Washington yönetiminin politikalarında büyük bir tutarsızlık olduğunu öne sürerek, “bir yandan müzakere ve diyalog mesajları verilirken, diğer yandan kara harekâtı hazırlıklarının sürdüğünü” ifade etti. İran’ın askeri birimlerinin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu ve füze kapasitesinin sahada aktif olarak kullanılmaya devam ettiğini belirtti.
Galibaf’ın, “ABD askerlerinin karaya gelmesini bekliyoruz” şeklindeki sert uyarısı, uluslararası medyada ABD’nin geniş çaplı bir işgal yerine belirli bölgelere sınırlı kara operasyonları planladığı yönündeki haberlerle eş zamanlı olarak geldi. Galibaf, ABD’nin sahada kazanamadığı avantajı diplomasi masasında dayatmalarla almaya çalıştığını ancak Tahran’ın bu baskılara boyun eğmeyeceğini sert bir dille aktardı.
Halka Çağrı: Sokakları Terk Etmeyin
Mesajını İran halkına yönelik bir çağrıyla sonlandıran Ghalibaf, toplumsal birliğin ve meydanlardaki görünürlüğün muhafaza edilmesini istedi. Mücadelenin sadece cephe hattında değil, aynı zamanda kamuoyu algısı ve psikolojik üstünlük alanında da devam ettiğini vurgulayan Galibaf, vatandaşların sokakları boşaltmaması gerektiğini belirtti. Daha önce de ABD ile doğrudan temas iddialarını reddeden Galibaf, Washington’un “müzakere” söylemini savaşta yaşadığı stratejik sıkışmayı aşma aracı olarak nitelendirdi.

