İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlenen bir basın toplantısında kameralar karşısına geçen İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgesel gerilimler ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ekseninde oldukça çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Ne Oldu: “Geçtiğimiz Yıl İran Tarihinde Benzersizdi”
Geride kalan dönemin ülkesi adına zorlu geçmesine rağmen aynı zamanda bir iftihar vesilesi olduğunu belirten Arakçi, İran’ın aynı anda iki ayrı savaş gerçeğiyle yüzleştiğini vurguladı. Yaşanan zorlukları ve karşılaşılan baskıları şu sözlerle aktardı:
“Bana göre geçtiğimiz yıl İran tarihinde benzersiz bir yıl oldu. İki savaş yaşadık. Birini geride bıraktık, diğeri ise devam ediyor. Ayrıca birçok şehit verdik. Ancak aynı zamanda gurur, onur ve iftiharla dolu bir yıl oldu. Düşmanların şartsız teslimiyet talebiyle başlattığı bir savaşla karşı karşıya kaldık, ancak 12 günün sonunda bu kez kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Aynı senaryo bu kez daha büyük bir şiddet ve güçle yeniden tekrarlandı. Tüm imkanlarını seferber ederek bu kez o sonucu elde etmeye çalıştılar”
Nerede Kriz Yaşanıyor: Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Arayışı
Küresel ticaretin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut duruma da değinen İranlı bakan, bazı aktörlerin boğazın güvenliği adına dışarıdan yardım dilendiğini öne sürdü. Arakçi, boğazın geçiş durumuna dair net sınırları şu şekilde çizdi:
“Bugün, savaşın başlamasından yaklaşık 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için dün düşman saydıkları kişilere başvuruyorlar. Diğer ülkelerden gelip Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yardım etmelerini istiyorlar. Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır”
Neden ve Nasıl: Ateşkes İddialarına Yanıt ve Gelecek Stratejisi
Ülkesinin direniş hattından geri adım atmayacağının altını çizen Dışişleri Bakanı, ABD’den kesinlikle bir ateşkes talebinde bulunmadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“ABD’ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Ancak bu savaş bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermelidir. Ateşkes istemediğimizi söylememizin nedeni savaşa hevesli olmamız değildir. Bu kez savaş, düşmanlarımızın bu saldırıları ve saldırganlıkları bir daha tekrarlamayı akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve hangi milletle karşı karşıya olduklarını anladılar. Kendini savunma konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen, gerektiğinde savaşı sonuna kadar sürdürmeye ve gerekli gördüğü her yere taşımaya hazır bir milletle karşı karşıyalar”
Süreçteki Kritik Zaman Çizelgesi ve Gelişmeler
| Zaman Dilimi / Konu | Gelişme ve İran’ın Tutumu |
|---|---|
| Geçtiğimiz Yıl | İki ayrı savaş süreci yaşandı, çok sayıda kayıp verildi ancak gurur duyulan bir dönem oldu. |
| 12 Günün Sonunda | Şartsız teslimiyet isteyen düşmanlar, şartsız ateşkes talep etmek zorunda bırakıldı. |
| Savaşın 15. Gününde | Düşmanlar, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için eski düşmanlarından ve dış ülkelerden yardım istedi. |
Öne Çıkan Ana Mesajlar
- Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır: Küresel geçiş yolu sivil ve müttefiklere açık olsa da saldırganlara tamamen kapatılmıştır.
- Ateşkes talebinde bulunmadık: Tahran yönetimi Washington’a hiçbir geri adım mesajı veya ateşkes isteği iletmemiştir.
- Savaşın bitiş şartı: Çatışmalar, düşmanların bir daha saldırı aklından dahi geçiremeyeceği kesin bir yenilgiyle sonuçlanmalıdır.

