İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’ye yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (HASİAD) iftar programında konuşan Bahçıvan, vize sorunlarından Gümrük Birliği’ne kadar birçok konuda AB’nin tutumunu “küstah” olarak tanımladı ve iş dünyasının müzakere masasında daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.
Gümrük Birliği ve AB İlişkilerinde Yeni Dönem İhtiyacı
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının üzerinden geçen 30 yıllık süreci bir “nişanlılık dönemine” benzetti. Bu uzun sürecin artık itibarını yitirmiş olabileceğine dikkat çeken Bahçıvan, mevcut kriz ortamının fırsata çevrilebileceğini belirtti. AB’nin kendi içindeki krizlerden çıkış yolu ararken aldığı kararların Türkiye’ye yansımaları olduğunu ifade eden Bahçıvan, “AB’nin küstah tutumuna karşı mutlaka, iş dünyası, bürokrasi, bakanlar ve hükümet olarak daha güçlü durmak zorundayız” diyerek ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Ticari İlişkilerde Türkiye’nin Konumu
Geçmiş yıllarda “AB en büyük pazarımız, onları kırmayalım” yaklaşımının hakim olduğunu hatırlatan Bahçıvan, Türkiye’nin elinin sanılandan daha güçlü olduğunu savundu. 27 üyeli birliğin kendi iç ticaretini dışarıda bıraktığında, Türkiye’nin Birlik için vazgeçilmez bir pazar olduğunu vurgulayan Bahçıvan, şu verileri paylaştı:
“İsviçre ve İngiltere’yi dışarıda bıraktığımız taktirde AB en fazla ihracatı ABD ve Çin’in ardından Türkiye’ye yapıyor. O yüzden kendimizi ezik hissetmeyelim.”
| AB İhracatında Türkiye’nin Stratejik Yeri | |
|---|---|
| Genel Sıralama | AB’nin en fazla ihracat yaptığı 5. ülke Türkiye |
| Özel Sıralama* | ABD ve Çin’in ardından Türkiye geliyor |
| *İngiltere ve İsviçre hariç tutulduğunda | |
Mülteci Meselesi ve Vize Engeli
Avrupa’nın büyüklüğünü inkar etmediklerini ancak Türkiye’nin Avrupa için bir “siper, bariyer, sur ve kapı” niteliği taşıdığını belirten İSO Başkanı, dünyadaki göç dalgasına dikkat çekti. Bahçıvan, “Bugün bu dalgının Yunanistan’ın sınır kapısına dayandığında neler olabileceğini Avrupa Birliği bir düşünsün” dedi. Ayrıca Avrupa’da yaşayan 5 milyona yakın Türk vatandaşının hem üretici hem tüketici hem de tasarruf sahibi olarak AB ekonomisindeki yerine işaret etti.
Özellikle iş insanlarının karşılaştığı vize engellerine tepki gösteren Bahçıvan, yaşanan sıkıntıları şu maddelerle özetledi:
- Avrupa’dan alınan makineleri test edecek operatörlere vize verilmiyor.
- Fuarlara katılım ve mal alımı için yapılan vize başvuruları aylarca bekletiliyor.
- Türk malları AB’ye serbestçe girerken, iş insanları kapıda bekletiliyor.
Bu durumu “Kedinin kuyruğu ile oynadığı gibi bizimle oynuyorlar” sözleriyle eleştiren Bahçıvan, AB’nin böyle bir hakkı bulunmadığını dile getirdi.
Bakanlara “Tahtakale” Referanslı Çağrı
Konuşmasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a doğrudan seslenen Erdal Bahçıvan, bürokrasinin AB karşısında bazen fazla nazik kalabildiğini ifade etti. Müzakerelerde iş dünyasının pratik zekasından faydalanılmasını isteyen Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:
“Bakanlarımızdan rica ediyorum. Siz AB ile yapılan müzakerelerde biraz fazla kibar olabiliyorsunuz. Biz Tahtakale’de Eminönü’nde, Karaköy’de büyüdük. Bizi de yanınıza alın müzakerelerde bizi de biraz kullanın. AB ile nasıl konuşulacağı, nasıl mücadele edileceği noktasında bizi de değerlendirin. Sizin nazik lafınızı asla bozmayız. Ancak AB’nin Türkiye’ye tek taraflı bakış açısıyla bakmaya hakkı yok. Aramızda bir Gümrük Birliği sorunu var. Onun için önümüzdeki dönemde Gümrük Birliği konusunda bizim için mutlaka gözden geçirilmesi gereken bir dönem olacak.”
Enflasyonla Mücadele ve Teknoloji
Konuşmasının son bölümünde küresel çapta yaşanan teknolojik dönüşüme değinen İSO Başkanı, Türkiye’nin içerdeki ekonomik sorunlarla boğuşurken dünyadaki gelişmeleri ıskalamaması gerektiğini söyledi. “Şu anda Türkiye olarak stresli bir dönemden geçiyoruz” diyen Bahçıvan, bir yandan enflasyonla mücadele edilirken diğer yandan dünyadaki değişimin getirdiği fırsat ve tehditlerin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bahçıvan sözlerini, “Benim iş dünyasından talebim, hangi sektör olursa olsun, pazarlarımız, rakiplerimiz ne boyutta değişse de dünyadaki değişimi kaçırmayalım” uyarısıyla tamamladı.

