Türkiye ekonomisinin üretim üssü konumundaki İstanbul’da, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) kritik bir dönemeçten geçiyor. İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yayımlanan güncel rapora göre, üretim merkezlerinin etrafı hızla artan alışveriş merkezi ve konut inşaatlarıyla sarılmış durumda. Bu fiziksel sıkışmışlık fabrikaların kapasite artırmasına engel olurken; sanayiciler yüksek maliyet baskısı, kalifiye eleman ve iş gücü kaybı endişesiyle taşınma fikrine temkinli yaklaşıyor.
Nerede Yaşanıyor: Şehrin Ortasında Kalan Sanayi
Geçmiş yıllarda “şehir dışı” olarak nitelendirilen Dudullu, İkitelli ve Beylikdüzü gibi lokasyonlar, artan kentleşme ile birlikte günümüzde tamamen konut ve AVM projelerinin merkezinde kaldı. Bu alanlardaki fiziksel sınırlandırmalar, şirketlerin büyüme hedeflerini adeta durma noktasına getirdi.
İPA Raporuna Göre İstanbul’da Sanayinin Durumu
| Kriter | Veri |
|---|---|
| Aktif OSB Sayısı | 8 |
| Faaliyet Gösteren Fabrika Sayısı | Yaklaşık 22 bin |
| Toplam İstihdam | 430 binden fazla kişi |
| Ortalama Doluluk Oranı | Yüzde 90 |
| Arsa Metrekare Fiyatları | 3.000 – 3.500 Euro |
Neden Taşınamıyorlar: Maliyet ve Ekonomik Engeller
Raporda öne çıkan bulgulara göre, sanayiciler için üretim tesislerini şehir dışına nakletmek oldukça karmaşık bir süreç. Mevcut lokasyonlardaki altyapı yatırımlarını geride bırakmanın getireceği ağır mali yük ve yetişmiş nitelikli iş gücünü yitirme tehlikesi, firmaları mevcut yerlerinde tutunmaya mecbur bırakıyor.
Öte yandan ekonomik belirsizlik, yüksek faiz oranları ve artan finansman maliyetleri de taşınma planlarını sekteye uğratıyor. Bu darboğazdan çıkmak isteyen bazı işletmeler rotalarını Anadolu ve Trakya’daki yeni OSB alanlarına çevirse de, bu adımlar oldukça yavaş ve dikkatli bir biçimde atılıyor.
Nasıl Bir İş Gücü Krizi Var: Üretimde Kopuş ve Sınırlamalar
Fiziksel alan eksikliğinin yanı sıra, sanayi sektörünün boğuştuğu en büyük problemlerden biri de insan kaynağı. İPA araştırması, saha çalışanı ve ara eleman bulma sorununun giderek derinleştiğini gözler önüne seriyor. Sektördeki iş gücü krizini tetikleyen ana unsurlar şunlar:
- Genç nesillerin sanayi alanları yerine ağırlıklı olarak hizmet sektörü ve AVM’lerde çalışmayı tercih etmesi.
- Usta-çırak kültürünün zarar görmesi ve buna bağlı olarak üretim hatlarında yaşanan tecrübe kaybı.
- Vardiya saatlerindeki uyumsuzluk ve OSB’lerdeki alan yetersizliği nedeniyle kreş (çocuk bakım tesisi) kurulamaması.
Özellikle kreş eksikliği, kadın çalışanların iş gücüne katılımını doğrudan sınırlandıran ve dikkat çekilmesi gereken en görünmez engellerden biri olarak raporda geniş yer buluyor. Yüksek maliyetler ve uygun alanın olmaması, OSB’lerde çocuk bakım hizmeti sunulmasını engelliyor.

