İTO Verileri, Yıllık Enflasyonun Yüzde 40’ı Aştığını Gösterirken, Üretici Fiyatları da Yükselişini Sürdürdü
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonla mücadelesi sürerken, Türkiye ekonomisinin öncü göstergelerinden biri olarak kabul edilen İstanbul’un enflasyon rakamları açıklandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2025 Ekim ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerini yansıtan İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nin bir önceki aya göre %3,31 oranında arttığını duyurdu.
İTO tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul’da yıllık bazda enflasyon da yüksek seyrini korudu. 2024 yılının Ekim ayına kıyasla fiyat değişimini gösteren yıllık artış oranı %40,84 olarak gerçekleşti. Üretici maliyetleri tarafında da artışın devam ettiği gözlendi. Toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise Ekim ayında bir önceki aya göre %1,51 oranında artış gösterdi. Toptan fiyatlarda yıllık artış ise %23,78 olarak kaydedildi.
Ekim ayında toptan fiyatlarda aylık bazda en dikkat çekici artışlar yüzde 3,40 ile Gıda Maddeleri ve yüzde 3,13 ile Yakacak ve Enerji Maddeleri gruplarında yaşandı. Bu artışlar, önümüzdeki dönemde perakende fiyatlara yansıma potansiyeli taşıması açısından önem arz ediyor.
Finans Hattı Yorumu: İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı Ekim ayı verileri, enflasyonla mücadelenin ne denli zorlu bir patikada ilerlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Aylık %3,31’lik perakende fiyat artışı, dezenflasyon sürecinin henüz tam olarak başlamadığını ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın sürdüğünü gösteriyor. Bu rakam, TÜİK tarafından açıklanacak olan ülke geneli enflasyon verisi için de önemli bir sinyal niteliği taşıyor ve beklentilerin yukarı yönlü revize edilmesine neden olabilir. Yıllık enflasyonun %40’ın üzerinde kalması, yüksek faiz politikasına rağmen enflasyonist ataletin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor.
Verilerin detayına indiğimizde, toptan fiyatlarda Gıda ve Enerji gruplarındaki aylık yüksek artışlar endişe verici. Bu iki kalem, maliyet enflasyonunun ana sürükleyicileri olup, etkileri kaçınılmaz olarak kısa bir süre sonra tüketiciye yansımaktadır. Toptan (üretici) ve perakende (tüketici) enflasyonu arasındaki makasın tüketici aleyhine açık olması, perakende sektöründeki kâr marjlarının veya hizmet enflasyonu gibi diğer faktörlerin nihai fiyatlar üzerindeki etkisinin ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi için bu veriler önemli bir gerekçe oluştururken, vatandaşın alım gücü üzerindeki baskının son çeyrekte de devam edeceğine işaret ediyor. Gözler şimdi, daha geniş bir perspektif sunacak olan TÜİK’in resmi enflasyon rakamlarında olacak.

