Barselona’da teknoloji dünyasının nabzının attığı Dünya Mobil Kongresi (MWC26), bu yıl alışılmışın dışında bir atmosfere sahne oluyor. Geçmiş yıllarda fuarın yıldızı olan akıllı telefonlar, tabletler ve konsept otomobiller, yerini Çin yeni yılı kutlamalarındaki dans şovlarıyla ünlenen insansı robotlara bıraktı. İş dünyasında “metal yaka” olarak tanımlanmaya başlanan ve yakın gelecekte basit işleri insanların elinden alması beklenen yapay zeka destekli bu robotlar, organizasyonun en çok ilgi gören odak noktası haline geldi.
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) davetlisi olarak izlediğimiz fuarda, Çinli firmaların sergilediği insansı robotların yanı sıra yapay zeka teknolojileri, hemen her şirketin vitrininde başrolü oynadı. Türkiye, bu dev organizasyonda güçlü bir katılımla yer aldı. 19’u milli iştirak kapsamında olmak üzere toplam 39 Türk firması, kuruluşu ve teknoloji girişimi fuarda boy gösterdi. Katılımcılar arasında İTO iştiraklerinden Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile Teknopark İstanbul bünyesindeki firmalar da bulunuyor.
“Yapay Zeka Meslekleri Yok Etmiyor, Dönüştürüyor”
Fuar kapsamında değerlendirmelerde bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yapay zekanın meslekleri ortadan kaldırmaktan ziyade dönüştürdüğüne dikkat çekti. Fiziksel yapay zekanın özellikle lojistik, depo ve üretim sektörlerinde hızlı bir dönüşümü beraberinde getirdiğini belirten Avdagiç, şu tespitte bulundu:
“Üretken yapay zekâ araçlarının 2022’de hayatımıza girmesiyle birlikte üniversiteye yeni başlayan gençler bu yıl haziranda mezun oluyor ve üniversiteliler ilk kez bu yıl iş hayatına atılacaklar.”
Yeni mezun kuşağın en büyük rakibinin yapay zeka olacağını kaydeden Avdagiç, dünyada eski kuralların geçerliliğini yitirdiği, yeni kuralların ise henüz yazılmakta olduğu bir geçiş döneminin yaşandığını vurguladı.
Türkiye’nin Yeni Büyüme Modeli
Avdagiç, Türkiye’nin bu teknolojik devrimdeki konumuna dair stratejik bir çağrıda bulundu. Yapay zekanın Türkiye’nin yeni büyüme modeli, ihracat hikayesi ve küresel konumunun belirleyicisi olması gerektiğini ifade eden Avdagiç, “Teknolojiyi yalnız kullanan değil, geliştiren gençler yetiştirmeye odaklanmayı ülkemiz için beka meselesi görüyoruz” dedi.
İTO olarak yapay zekanın iş dünyasındaki etkisini bir tehdit değil, bir dönüşüm fırsatı olarak gördüklerini belirten Avdagiç, üye işletmelere yönelik şu adımları atacaklarını sinyalini verdi:
- Yapay zeka okuryazarlığının artırılması,
- Dijital dönüşüm danışmanlığı hizmetleri,
- Kapsamlı yeniden beceri kazandırma programları.
Trilyon Dolarlık Ekonomik Etki
Dijital dönüşümün bir tercih değil, ekonomik büyümenin temel dinamiği olduğunu vurgulayan Avdagiç, uluslararası raporlardan çarpıcı veriler paylaştı. Avdagiç, “GSMA’nın Mobil Ekonomi 2024 raporuna göre, mobil teknolojilerin küresel ekonomiye katkısının 2030 yılına kadar 6,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Yalnızca 5G’nin bu katkıdaki payının 930 milyar doları aşacağı öngörülüyor” diye konuştu.
IHS Markit tarafından hazırlanan ve Dünya Ekonomik Forumu tarafından referans alınan araştırmaya göre ise küresel 5G değer zincirinin istihdama katkısı şu şekilde öngörülüyor:
| Araştırma Kaynağı | Hedef Yıl | Öngörülen Etki |
|---|---|---|
| GSMA Mobil Ekonomi 2024 | 2030 | 6,4 Trilyon Dolar (Ekonomik Katkı) |
| GSMA (Sadece 5G) | 2030 | 930 Milyar Dolar (Ekonomik Pay) |
| IHS Markit / WEF | 2035 | 22 Milyon+ (İstihdam Desteği) |
Enerji ve Piyasalar: “Türkiye Stres Sınavını Geçti”
Konuşmasının son bölümünde enerji fiyatları ve ekonomik gelişmelere değinen Şekib Avdagiç, artan petrol fiyatlarını değerlendirdi. Ukrayna Savaşı’nın ardından dünyada enerji depolama kapasitelerinin artırıldığını hatırlatan Avdagiç, “Türkiye’nin daha yüksek depolama kapasitesi var. Alternatif kaynaklar da hızlıca devreye girecektir” dedi.
Piyasalara yönelik alınan tedbirlerin etkili olduğunu ve felaket tellallarının senaryolarının gerçekleşmediğini ifade eden Avdagiç, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türkiye stres sınavını başarı ile geçmiştir’ diyebiliriz.”

