İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, küresel enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kopukluklar ve Orta Doğu’daki mevcut çatışmaların dünya ekonomisi için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ettiğini vurguladı. Bu durumun, Avrupa’nın tedarik zincirlerini daha yakın ve güvenilir bölgelere kaydırma eğilimini tetiklediğini ve bu yönelimin Türkiye için yapısal bir fırsat sunduğunu belirtti.
Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Avdagiç, Türkiye’nin Avrupa için doğal bir üretim ortağı konumunda olduğunu vurgulayarak, bunun Gümrük Birliği entegrasyonu, gelişmiş sanayi altyapısı ve stratejik lojistik avantajlarından kaynaklandığını dile getirdi. Bu fırsatın geçici bir durumdan ziyade, uzun vadeli ve stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
“Warflation” Yeni Ekonomik Tehdit
Küresel ekonomide artık sadece enflasyon veya stagflasyonun değil, savaşların neden olduğu kalıcı maliyet baskılarını ifade eden “warflation” (savaş kaynaklı enflasyon) kavramının ön plana çıktığını belirten Avdagiç, bu yeni dönemde büyümenin yavaşlama eğilimindeyken fiyatların yükseldiğini kaydetti. Savaşların uzaması halinde enerji ve ham madde arzında fiziksel kıtlıkların yaşanma riskinin artabileceğini ekledi.
Arz Sıkışıklığı ve Zincirleme Etkiler
Ham petrol arzındaki olası bir daralmanın, tarımdan petrokimyaya, tekstilden sağlık sektörüne kadar pek çok alanda zincirleme bir baskı oluşturabileceğini ifade eden Avdagiç, temel sorunun artık sadece fiyat artışı değil, küresel ölçekte yaşanan arz sıkışıklığı haline geldiğini vurguladı.
Kur-Enflasyon Farkı İhracatçıya Darbe Vuruyor
Avdagiç, Türkiye’nin dış ticaret performansındaki en önemli kırılganlıklardan birinin, kur ve enflasyon arasındaki giderek açılan makas olduğunu dile getirdi. İlk çeyrekte kümülatif enflasyonun %10’a yaklaşmasına karşın, kur artışının sadece %3 seviyesinde kaldığını belirten Avdagiç, bu farkın ihracatçıların fiyat belirleme kabiliyetini zayıflattığını söyledi.
Son iki yıllık dönemde tüketici ve üretici enflasyonunun ortalamasının %70’e ulaştığını, buna karşılık kur artışının %42’de kaldığını hatırlatan Avdagiç, bu iki yıllık süreçte oluşan 28 puanlık farkın yapısal bir rekabet kaybına dönüşme riski taşıdığını vurguladı.
Bu baskının dış ticaret rakamlarına da yansıdığını belirten Avdagiç, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatın yıllık bazda %3,1 oranında azaldığını, buna karşın ithalatın %4,7 oranında arttığını bildirdi.
Büyüme Kalitesini Tehdit Eden “Warflation” Riski
“Warflation” riskinin, büyümenin kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi.
Kur-Enflasyon Makası İhracatçının Rekabet Gücünü Aşındırıyor
Kur ve enflasyon arasındaki makasın, ihracatçıların rekabetçi gücünü zayıflattığına dikkat çekildi.










