Şirket, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda eski teknolojili fabrikasını 28 Aralık 2025’te kapatarak üretimini Kayseri’ye kaydırıyor.
Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim ağını modernize etme ve karbon ayak izini azaltma stratejisi kapsamında radikal bir karar aldı. Şirket, modernizasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak, ilk fabrikası olan Dilovası’ndaki taşyünü üretim tesisinde 28 Aralık 2025 itibarıyla üretimi durdurma kararı aldığını duyurdu.
Şirketin 60. yılına özel belirlediği “Biz Geleceğiz” mottosu çerçevesinde alınan bu karar, operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. Operasyonel süreçlerin tamamlanmasının ardından tesisin kapatılması planlanırken, İzocam taşyünü üretimine Kayseri’de faaliyet gösteren modern ve yüksek kapasiteye sahip yeni tesisinde devam edecek. Bu hamle, şirketin üretim altyapısını uluslararası standartlara ve çevreci teknolojilere tam uyumlu hale getirme planının kritik bir parçası olarak öne çıkıyor.
İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, kararın arkasındaki finansal ve teknik gerekçeleri detaylandırdı. Yapılan kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucunda, “Dilovası tesisindeki mevcut teknolojinin sürdürülebilir olmadığı ve modernizasyon için gerekli yatırımın geri dönüşünün yeterli bulunmadığı” tespit edildi. Savcı, eski ve verimliliği düşük teknolojilerin operasyon dışı bırakılarak kaynakların daha verimli alanlara yönlendirildiğini vurguladı. Sürecin çalışan hakları ve yasal mevzuata uygun olarak, tüm paydaşlarla şeffaf bir iletişim içinde yürütüldüğü belirtildi.
Finans Hattı Yorumu:
İzocam’ın Dilovası tesisini kapatma kararı, “sermaye tahsisi” (capital allocation) disiplini açısından son derece rasyonel bir adımdır. Bir sanayi şirketi için en zor kararlardan biri, tarihi önemi olan ilk fabrikasını kapatmaktır. Ancak yönetim, duygusal bağlar yerine finansal gerçeklere odaklanarak, yatırım geri dönüşü (ROI) düşük olan ve modernizasyonu kârlı olmayan bir tesisi bilançosunda taşımak yerine, operasyonlarını daha modern ve verimli olan Kayseri tesisinde konsolide etmeyi tercih etmiştir.
*Bu hamlenin şirketin finansallarına iki yönlü pozitif etkisi olması beklenebilir:
-
Sabit Gider Tasarrufu: Eski teknolojili bir tesisin yüksek enerji ve bakım maliyetlerinden kurtulmak, operasyonel marjları (FAVÖK) orta ve uzun vadede destekleyecektir.
-
Ölçek Ekonomisi: Üretimin Kayseri’deki yüksek kapasiteli tesiste toplanması, birim maliyetleri düşürerek şirketin rekabet gücünü artıracaktır.*
Ayrıca, “sürdürülebilirlik” vurgusu sadece bir halkla ilişkiler söylemi değil, ihracat pazarları (özellikle AB Yeşil Mutabakatı) için bir zorunluluktur. Enerji verimliliği düşük bir tesisle devam etmek, gelecekte şirketin karbon vergisi gibi ek maliyetlerle karşılaşmasına neden olabilirdi. Bu karar, İzocam’ın gelecekteki nakit akışlarını korumak adına aldığı proaktif bir önlem olarak okunmalıdır.
