Şubat ayında Japonya’nın dış satım performansı, önceki aylardaki güçlü seyrine kıyasla gözle görülür bir ivme kaybı yaşadı. Ocak ayında son üç yılı aşkın sürenin zirvesini test eden ihracat rakamları, Şubat ayında yıllık bazda yüzde 4,2 oranında büyüme kaydetse de, önceki dönemin belirgin coşkusundan uzak kaldı.
Ne Oldu, Rakamlar Neyi Gösterdi?
Açıklanan son ihracat verileri, uzman tahminlerini aşmayı başardı ancak bir önceki aya kıyasla büyüme hızının yavaşladığını net bir şekilde ortaya koydu. Ekonomistlerin tahmini ile gerçekleşen veriler arasındaki fark dikkat çekiciydi.
| Veri Dönemi / Beklenti | Yıllık Bazda İhracat Değişimi |
|---|---|
| Ocak Ayı (Gerçekleşen) | %16,8 (Sert Yükseliş) |
| Şubat Ayı (Ekonomist Beklentisi) | %1,6 Artış |
| Şubat Ayı (Gerçekleşen) | %4,2 Artış |
Nerede Düşüş Yaşandı? (Çin ve ABD Pazarları)
Ülkenin küresel ticaretteki en kritik iki pazarı olan Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdiği sevkiyatlarda daralma gözlemlendi. Satışların zayıfladığı bölgeler ve sektörel etkiler şu şekilde sıralandı:
- Çin Ana Karası: Japonya’nın en büyük ticaret partneri konumundaki Çin ana karasına yapılan dış satım yüzde 10,9 oranında geriledi.
- ABD Pazarı: Washington’a yönelik genel sevkiyatlarda yüzde 8’lik bir azalma kaydedildi.
- Otomotiv Sektörü: Tokyo’nun ABD’ye en fazla sattığı ürün grubu olan otomobillerin ihracat değerinde ise yüzde 14,8 oranında sert bir düşüş görüldü.
Neden Risk Oluşturuyor? (Gümrük Vergileri ve Soruşturmalar)
Tokyo’nun Washington’a gerçekleştirdiği ihracatta önümüzdeki süreçte daha fazla zayıflama yaşanabileceği öngörülüyor. Bu karamsar tablonun arkasında yatan temel neden ise ABD’nin dış ticarette harekete geçirdiği yeni yasal adımlar oldu.
ABD yönetimi, ilerleyen dönemde ek gümrük vergilerinin yeniden uygulamaya konulmasına zemin hazırlama potansiyeli taşıyan 301. Madde soruşturmalarını resmen başlattı. Söz konusu soruşturma süreci, Trump’ın savunduğu “karşılıklılık esaslı” tarifelerin Şubat ayında Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilmesinin hemen ardından gündeme gelerek ticari ilişkilerdeki tansiyonu yeniden artırdı.
